Şiir

Sıfat Fiil (Ortaç)

Fiilden türeyerek sıfat görevinde kullanılan fiilimsilere “sıfat-fiil” denir. Sıfat-fiil ekleri “-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş“tir. Zehirlenen işçiler hemen...

Adlaşmış Sıfat

Niteleme sıfatının nitelediği isim kimi zaman düşer. Bu durumda ismin görevini ve anlamını niteleme sıfatı olan sözcük üstlenir. İsmin aldığı...

Belgisiz Sıfat

Belgisiz Sıfat: İsimleri kesin olarak değil, belirsizce belirten sıfatlardır. Belgisiz sıfatlarda genellikle sayı yönünden bir belirsizlik vardır. Birkaç şair toplanıp...

Soru Sıfatı

Soru Sıfatı: İsimleri soru yoluyla belirten sıfatlardır. İsimleri belirten soru sözcükleri soru sıfatı görevini üstlenir. Soru sıfatlarının cümleye soru anlamı...

Sayı Sıfatı

Sayı Sıfatı: İsimlerin sayısını belirten sıfatlara “sayı sıfatı” denir. Dedesini üç yıl önce kaybetmişti. Sanırım on beş işçi göçük altında...

İşaret Sıfatı

İşaret Sıfatı: İsimleri işaret yoluyla belirten sıfatlardır. Bu yolda hemen her gün kaza oluyor. cümlesinde “bu” sözcüğü kendinden sonra gelen...

Belirtme Sıfatı

a) İşaret Sıfatları: b) Belgisiz Sıfatlar c) Sayı Sıfatları d) Soru Sıfatları  

Niteleme Sıfatı

Varlıkların ya da kavramların, yani isimlerin nasıl olduklarını belirten sıfatlara “niteleme sıfatı” denir. Niteleme sıfatları, isimleri renk, biçim, durum vb....

Manzume ve Şiir

Şiir, zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün...

Dramatik Şiir

Tiyatroda kullanılan şiir türüdür. Eski Yunan edebiyatında oyuncuların sahnede söyleyecekleri sözler şiir hâline getirilir ve onlara ezberletilirdi. Bu anlayış 19....

Satirik Şiir

Kişilerin ve toplumun aksak yönlerini işleyen eleştirel şiirlere satirik şiir denir. Bu şiirlerde kişiler, olay ya da durumlardaki çarpıklıklar iğneleyici...

Pastoral Şiir

Doğa güzelliklerini, yayla, orman, köy, çoban ve kır yaşamını ve buralara olan özlemi işleyen şiirlere pastoral şiir denir. Pastoral şiir,...

Didaktik (Öğretici) Şiir

Belli bir konuda bilgi ve öğüt vermek, bir düşünceyi aşılamak, ahlaki bir ders çıkarmak amacıyla kaleme alınan şiir türüdür. Bu...

Epik Şiir

Konusu savaş, yiğitlik, kahramanlık ve vatan sevgisi olan, tarihî bir olayı coşkun bir dille anlatan şiir türüdür. Bu bakımdan okuyanda...

Lirik Şiir

İçten gelen heyecanları coşkulu bir dille anlatan duygusal şiir türüdür. Yunanistan’da eskiden lir adı verilen saz eşliğinde söylendiğinden bu adı...

Seci

Düz yazıda yapılan kafiyeye seci adı verilir. Seci, aşırı olmadığı takdirde anlatıma akıcılık kazandırır. Bu sanata özellikle divan nesrinde sıkça...

Cinas

Ses bakımından (okunuş ve yazılışları) aynı fakat anlamları farklı kelimelerin bir arada kullanılmasına cinas denir. “Eyleme vaktini zayi, deme kış yaz,...

Aliterasyon

Mısra ya da beyitte ahenk oluşturacak biçimde aynı sesin veya hecenin tekrarlanmasına aliterasyon denir. Dest busi arzusuyla ger ölürsem dostlar...

Tekrir

Tekrir, dizelerde ya da art arda gelen cümlelerde bir ya da birkaç kelimenin tekrarlanmasıdır. Tekrir sanatına ifadeyi güçlendirmek amacıyla başvurulur....

Tenasüp

Anlamca birbiriyle ilgili ve birbirine uygun kelimeleri bir arada kullanma sanatına tenasüp denir. Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib...

Tevriye

Bir kelimenin aynı yerde birden fazla anlama gelecek şekilde kullanılmasına tevriye denir. Bu kadar letafet çünkü sende var Beyaz gerdanında...

Telmih

Herkes tarafından bilinen geçmişteki bir olayı, meşhur bir kişiyi, eseri, sözü vs. bir ya da birkaç kelime ile anlatmaya telmih...

Tecahülüarif

Çok iyi bildiği, hatta yaşadığı bir olayı, bir durumu bilmezlikten gelerek başkasına aitmiş gibi anlatma sanatına tecahülüarif denir. Arzu dolu,...

Hüsnütalil (Güzel Nedene Bağlama)

Bir olayın, durumun gerçek sebebi çok iyi bilindiği halde onu başka bir sebepten oluyormuş gibi gösterme sanatına hüsnütalil denir. Ateşten kızaran...

Mübalağa (Abartma)

Bir şeyin niteliklerini olduğundan büyük ya da küçük göstermeye mübalağa (abartma) denir. Uçtuk Mohaç ufkunda görünmek hevesiyle Canlandı o meşhur...

Tariz

Alay etmek, iğnelemek, yermek, sitemde bulunmak amacıyla bir sözün, söylenen anlamının tam tersini kastetmeye tariz denir. Genç şairlerden biri Yahya...

Tezat

Birbirine zıt olan durumları bir arada anlatma sanatına tezat denir.Tezat sanatı sadece zıt anlamlı kelimelerin bir arada kullanılması değildir. İki...

İntak (Konuşturma)

İnsan dışındaki varlıklara insan kişiliği verilerek bu varlıkların insanmış gibi konuşturulmasına intak (konuşturma) denir. Ey benim sarı tamburam Sen ne...

Teşhis (Kişileştirme)

İnsan dışındaki varlıklara insan özelliği vererek onları insanmış gibi anlatmaya teşhiş (kişileştirme) denir. Teşhis, kendisine benzetileni insan olan bir kapalı...

Ad Aktarması (Mecaz-ı Mürsel)

Kelimelerin benzetme amacı güdülmeden başka bir kelime yerine kullanılmasına ad aktarması (mecazı mürsel) denir. Bir ruh o derin bahçede bir...

ŞİİR İNCELEME YÖNTEMİ

a) Şiir ve Zihniyet

Toplumların sosyal, siyasi, askeri ve adli yapılarının ve bunları içeren toplum örgütlerinin, ticari hayatın, eğitim etkinliklerinin birlikte oluşturdukları anlayış biçiminin ortaya konmasıyla zihniyet kavramı doğar. Zihniyetin şiirlere yansıması ise yaşanılan dönemde, her türlü inanç, sosyal ve siyasal olayların yorumlanıp şiire yansıtılması şeklinde gerçekleşir. Zihniyet, şairin duyguları doğrultusunda yazıldığına göre, bulunduğu dönemin her türlü sanat, ahlak, din, siyasi, ekonomik yönünü; âdetler, gelenek ve görenek kavramlarının da yer edinmesi bu incelikler içerisinde kendini rahatlıkla gösterecektir. Aşağıda verilen şiir örnekleri kendi döneminin şiir zevkini yani zihniyetlerini ortaya koymaktadır.

b) Şiirde Ahenk (Ses ve Ritim)

Şiirin Ahenk Özellikleri

Ahenk: Sözcüklerin birbiriyle ses ve anlam bakımından et kileyici bir bütün oluşturmasıdır.

İç ahenk: Konunun işlenişinden ve sözcükler arasındaki ses uyumundan kaynaklanan bir ahenktir.

Dış ahenk: Ölçü, redif ve uyak gibi şiirin dış unsurlarının oluşturduğu ahenktir.

Kafiye (Uyak) Türleri

Kafiye (Uyak): Çoğu zaman dize sonlarında olmakla beraber, kimi zaman da dizenin baş ve ortasında bulunan ses benzerliğine kafiye denir. Kafiye, sözcüğün kökünde aranır.

Redif: Kaüyelerden sonra gelen, yazılışları ve anlamları aynı olan ek ya da sözcüklere redif denir. Sözcük hâlinde redif, ek hâlinde redif, hem sözcük hem de ek hâlinde redif olarak karşımıza çıkabilir.

Kafiyeler, benzer ses sayılarına göre çeşitlilik gösterir.

c) Şiir Dili

Sanatçının dili, malzemesi sözcüklerdir. Bu anlamda duygu ve düşüncelerin, sözcüklerin anlam özellikleri göz önünde bulundurularak verilmeye çalışılır. Şiir dili, gerçek hayatın dışında izler taşır ve anlatılmak istenen her şeye daha büyülü bir hava katarak anlatmaya çalışır. Şair günlük dildeki sözcükleri özenle seçer. Onlara yepyeni anlamlar kazandırır. Kullanılan dile yeni değerler ve mecaz anlamlar yükler. Onları anlatırken hayallerden, simgelerden ve izlenimlerden yararlanır. Sözcükleri kullanırken sözcüklerin biçim, uyak, ölçü, ahenk, vurgu ve tonlama gibi özelliklerinden de yararlanır.

d) Şiirde Yapı

Düz yazılarda olduğu gibi şiirin de kendine özgü yapısı vardır. Bu yapı, ses ve anlamın kaynaşmasından ortaya çıkan birimlerin bir tema etrafında birleşmesi sonucu oluşur.

Şiirdeki birimler metinden yola çıkılarak belirlenmeli, ardından şiir yapı bakımından incelenmelidir. Şiirde biçim ve içerik öylesine kaynaşmıştır ki metin ve içeriğin birbirinden ayrı olarak incelenmesine imkân kalmamıştır. Kısacası şiirdeki içerik, o şiirin biçimiyle ifadesini bulmuş, bir bütün oluşturmuştur.

Şiiri oluşturan birimler sadece biçim ve içerik değildir. Şiirde ses ve anlam kaynaşmasından meydana gelen birimler belli bir düzen içinde bir araya gelir. Bu birimlere mısra (dize), beyit, kıt’a, dörtlük, bent adları verilir.

Dize, beyit, dörtlük gibi birimler ile ölçü, kafiye düzeni, tema ve imgeler belli bir plan çerçevesinde bir araya gelir, Bu şekilde, yani şiir birimlerinin bir tema etrafında birleşmesiyle ortaya bütün bir yapı çıkar.

Sonraki Sayfa »