Konularına Göre Şiir Türleri

a) Epik Şiir

  • Konusu savaş, kahramanlık, yiğitlik olan veya tarihî bir olayı işleyen şiirlerdir.
  • Epik, Yunanca “destan” anlamına gelen “epos” kelimesinden gelmektedir. Epik, “destan niteliğinde olan, destansal” demektir. Epik şiir için hamasî şiir, destanî şiir ve kahramanlık şiiri terimleri de kullanılmıştır.
  • Epik şiirler milletlere özgü özellikler taşır. Hem anlatılan olay hem de kahraman o milletin özünden ve tarihte yaşadıklarından seçilir. Epik şiirlerde, coşkulu bir anlatım vardır.
  • Destanlar, epik şiirin en önemli ürünüdür. Epik şiirler genellikle olay anlatımına dayanır. Bu bakımdan bu şiirlerde “öyküleyici” bir anlatım tarzı esastır. Epik şiirdeki olaylar çok canlı ve hareketli sunulur. Destanın merkezinde bir ana olay vardır. Bu olayı çeşitli bakımlardan besleyen olay parçaları da bulunur. Bu olay parçalarına Batı’da “epizot”, Türk destanlarında”kol” adı verilir. Epik şiirin uzunluğu veya kısalığı epizotların uzunluğu veya kısalığıyla doğru orantılıdır. Eski Yunan’da bu tarz şiirlere “epos”, Batı’da ise “epope” adı verilmiştir.
  • Epik şiirin dünyada ilk ve en önemli örnekleri, Yunan ozan Homeros’un İlyada ve Odysseia (Odisey) adlı destanları kabul edilir. Divan edebiyatında kasideler, halk edebiyatında özellikle koçaklama nazım türü epik özellikler gösterir. Halk şiirinde Köroğlu ve Dadaloğlu; yeni Türk şiirinde ise Fazıl Hüsnü Dağlarca, Mehmet Akif, Nazım Hikmet epik şiirin önemli temsilcileridir.



b) Lirik Şiir

  • Eski Yunan edebiyatında ozanlar, şiirlerini “lyra” (lir) denen telli bir sazla söyledikleri için bu tür şiirlere lirik şiir denmiştir. Lirik şiir için Tanzimat döneminden sonra Türkçede rebabî (rebab: kemençeye benzer bir çeşit telli saz) terimi de kullanılmıştır.
  • İçten gelen heyecanları, coşkulu bir dille anlatan duygusal şiir türüdür. Lirik şiirde toplumsal mutluluk ya da felaketlerden duyulan sevinç ya da acı gibi ortak duygular; aşk, özlem, ölüm, ayrılık gibi bireysel duygular anlatılır. Akıldan çok düş gücüne, düşünceden çok duyguya dayanır.
  • Divan edebiyatındaki gazeller, şarkılar, murabbalar; halk edebiyatında güzelleme nazım türündeki koşmalar, semailer lirik şiir grubuna girer. Yeni Türk edebiyatında Iirik şiirler, türlü biçim ve türlerle yazılmıştır.
  • Lirik şiirin ilk büyük temsilcisi Yunan kadın şair Sapphodur. Batı edebiyatında Petrarca, Flonsard, Victor Hugo, Musset, Lamartine; divan edebiyatında Fuzuli, Nedim; halk edebiyatında Karacaoğlan, Yunus Emre, Âşık Veysel; Batı etkisindeki Türk edebiyatında Faruk Nafiz, Yahya Kemal, Cahit Sıtkı, Necip Fazıl Kısakürek, Nazım Hikmet, Özdemir Asaf, Cemal Süreya, Ahmet Haşim lirik şiirin önemli temsilcileridir.

c) Pastoral Şiir

  • Pastoral kelimesi “çobanlara ilişkin” demektir. TDK pastoral kelimesi için “çobanlama” kelimesini kullanmaktadır.
  • Çoban, kır ve tabiat yaşamını anlatan, doğa güzelliklerini ve bunlara duyulan özlemleri dile getiren şiirlerdir. Sakin, temiz ve masum kır hayatının tadını duyurmak amacı güdülür. Pastoral şiirler, her türlü süsten, sözcük oyunlarından, gösteriş ve yapmacıktan uzak, sade, yalın bir üslupla yazılır.
  • Pastoral şiirin “idil” ve “eglog” olmak üzere iki türü vardır.

1) Grekçede “küçük tablo” anlamına gelen idil adı verilen şiirler, şairin doğa karşısındaki duygulanmasını anlatır. Bir kişinin ağzından yazılıp kır hayatının güzelliğini ve çobanıl aşkı anlatan kısa şiirlerdir. Monolog (tek kişinin konuşması) şeklinde oluşturulur.

2) Birkaç çobanın aşk, kır hayatı vb. üzerine karşılıklı konuşması yoluyla yazılan şiirlere eglog adı verilir. Diyaloglara (karşılıklı konuşmalara) dayanır. Türk edebiyatında, bu türün örneklerine pek rastlanmaz. Egloglarda çobanlar karşılıklı konuşarak kır hayatının kendilerine yaşattığı zorlukları naklederler. Çobanların ölümünden sonra arkadaşlarının onlar için söyledikleri ağıtlara da “eleji” denilmektedir.



  • Pastoral şiir türünün kurucusu Yunan edebiyatı sanatçısı Theokritos’tur. Latin edebiyatında ise ilk örneklerini Vergilius vermiştir. Edebiyatımızda, pastoral şiirin Batılı anlamda ilk örneğini Abdülhak Hamit Tarhan Sahra adlı eseriyle vermiştir. Edebiyatımızda, Kemalettin Kamu’nun Bingöl Çobanları ve Faruk Nafiz” Çoban Çeşmesi pastoral şiirin önemli örnekleridir.

d) Didaktik Şiir

  • Didaktik sözcüğü, “öğretiyorum” anlamına gelen Grekçe didaska sözcüğünden gelir. Bir düşünceyi aşılamak, bir bilgiyi aktarmak, belli bir konuda öğüt vermek, ahlakî bir ders çıkarmak için yazılan şiirlerdir.
  • Duygu yönü az olduğu için kuru bir anlatım vardır, bu şiirler akla dayanır. Eski metinlerde edebiyat, toplumun eğitimi için bir araç olarak görüldüğü için düşünceler, bilgiler ve toplumsal mesajlar şiir yoluyla aktarılmıştır. Eski metinlerde ahlak, din, felsefe ve bilim konuları da şiir yoluyla dile getirilmiştir. Atasözlerinin kafiyeli bir biçimde aktarılması da didaktik şiir çerçevesinde derlendirilebilir. Fabl, manzum hikâye ve manzum mektup didaktik şiir kapsamındadır.
  •  Eski Yunan edebiyatında Heseidos, “İşler ve Günler ile “Theogania” adlı eserleriyle bu türün ilk örneklerini  vermiştir. Edebiyatımızda, Yusuf Has Hacib’in “Kutadgu Bilig” adlı eseri didaktik şiirin ilk örneği sayılır. Âşık Paşa’nın Garipname; Nabi’nin Hayriye; Sümbülzade Vehbi’nin Lütfiye; Ziya Paşa’nın Terkibibent; Tevfik Fikret’in Haluk’un Defteri ve Şermin; Mehmet Akif’in Asım adlı eserleri ile Şinasi’nin ve Orhan Veli’nin manzum fablları didaktik şiir örneği vermiştir.

e) Satirik Şiir

  • Kişilerin ya da toplumun kötülüklerini, kusurlarını, gülünçlüklerini iğneli ve alaylı bir dille eleştiren şiirlerdir. Satirik şiirlerde, öğretici özellikler görüldüğünden, didaktik şiir içinde de ele alınabilir. Uyarı niteliği de bulunan satirik şiirler genellikle iğneleyici bir anlatımla yazılır.
  • Satirik şiirlere, halk edebiyatında “taşlama”, divan edebiyatında “mersiye”, yeni edebiyatımızda “yergi” adı verilir.
  • Latin edebiyatında Lucretius, Vergilius satirik şiirin örneklerini vermiştir. Edebiyatımızda Nefi, Seyrani, Ziya Paşa, Şair Eşref, Neyzen Tevfik, Orhan Veli bu tür şiir örnekleri vermiştir.

f. Dramatik Şiir



Manzum olarak yazılmış olan tiyatroların tümü dramatik nitelik taşır. Dramatik manzume, karşılıklı konuşmalı eser demektir.

Ölçü, uyak, redif gibi ahenk unsurlarını içeren; mısra, beyit, dörtlük, bent gibi şekil unsurlarıyla ilgili kurallara uyularak yazılan eserlere manzume denir. Bir manzumenin okunduğu zaman insan ruhunda güzel duygular uyandıran ve sanat değeri taşıyan biçimine şiir denir. Konularına göre şiirler; lirik, epik, pastoral, didaktik, satirik, dramatik şiir şeklinde gruplandırılabilir. 1. Lirik Şiir Fikirden çok duyguya seslenen ve okuyucuda güzellik heyecanı uyandıran şiirlere denir. İslamiyetten önce “kopuz" denen millî bir saz eşliğinde söylenmiştir, Daha sonra âşık edebiyatında kopuzun yerini bağlama ve meydan sazı almıştır. Edebiyatımızdaki ünlü lirik şairler şunlardır: Divan edebiyatında Fuzûlî, Baki, Nedim; tasawufta Yunus Emre; din dışı halk edebiyatında Karacaoğlan, Emrah; 20. yüzyıl edebiyatında Ahmet Haşim ve Yahya Kemal'dir. 2. Epik Şiir Bir ulusun yaşamını yakından ilgilendiren tarih ve toplum olaylarına ait kahramanlıklarını anlatan şiirlerdir. 3. Pastoral Şiir "Pastoral" sözcüğü, Latince bir sözcük olup kır ve çoban yaşamıyla doğa güzelliklerini anlatır. Doğa güzellikleriyle ilgili içimizde bir ilgi ve sevgi uyandırmak amacıyla söylenen ya da yazılan manzum eserlere pastoral şiir denir. Pastoral şiir ikiye ayrılır: a) İdil: Bir şairin ya da çobanın ağzından kır yaşamının güzelliklerini anlatan şiirlerdir. b) Eglog: İki ya da daha fazla çobanın karşılıklı konuşması yoluyla yazılan şiirlerdir. 4. Didaktik Şiir Bir şey öğretmek, bir konu hakkında bilgi vermek veya bir fikri ispatlamak amacıyla yazılmış şiirlerdir. 5. Satirik Şiir Satir; yergi, eleştiri anlamındadır. Bir kişiyi, kurumu, mekanı veya düzeni eleştirmek, onları gülünç duruma düşürmek amacıyla yazılmış şiirlerdir. Bu tür şiirler; Batı edebiyatında satir, divan edebiyatında hiciv, halk edebiyatında taşlama, günümüzde de yergi adını alır.
Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
30 Haziran 2018 Cumartesi