Şiirde Ahenk Unsurları


Kategoriler: 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı, Şiir, Türk Dili ve Edebiyatı

Ahenk, şiirin dizelerini oluşturan hecelerdeki ses özelliklerinin, durakların düzenli bir şekilde tekrarlanmasından doğan ses uyumudur. Şiirde ahenk; ustaca kullanılan ses akışı, söyleyiş, ritim, ölçü ve her türlü ses benzerliğiyle sağlanır.



İç ahenk: Konunun işlenişinden ve kelimeler arasındaki ses uyuşmasından ileri gelen bir ahenktir.
Dış ahenk: Ölçü, redif ve uyak gibi şiirin dış unsurlarının oluşturduğu ahenktir.

Ölçü (Vezin)

Ahengi sağlamak, şiire belli bir düzen vermek için şiirlerde çeşitli ölçüler kullanılır. Türk edebiyatında iki “nemli ölçü kullanılmıştır. Bunlardan birincisi atlı bozkır kültüründen bu yana kullanılan hece ölçüsü, diğeriyse klasik edebiyata ait olan aruz ölçüsüdür.

a. Hece ölçüsü: Şiirdeki tüm dizelerin hecelerinin sayıca eşit olması kuralına dayanır.
Yaş-o-tuz-beş-yo-lun-ya-rı-sı-e-der: 11’Ii
Dan-te-gi-bi-or-ta-sın-da-yız-öm-rün: 11 ‘li
Yal-var-mak-ya-kar-mak-na-fi-le-bu-gün: 11 ‘li
De-li-kan-lı-ça-ğı-mız-da-ki-cev-her: 11 ‘li

Durak: Hece ile yazılan şiirlerde dizeler iki ya da daha çok parçaya bölünebilir. Dizelerin bu bölüm yerlerine “durak” denir. Durak sözcük bölünmeden yapılır.
Sa rı zey bek / şu dağ la ra /yas la nır
Yağ mur ya ğar / si lah la rı / ıs la nır
dizeleri “4+4+3” duraklı olarak söylenmiştir.



Türk şiirinde daha çok 7’li, 8’li, 11’li hece kalıpları kullanılmıştır. Maniler 7’li, semailer 8’li, koşma ve destanlar 1 1 ‘li hece kalıbı ile söylenmiştir. Bunun dışında 5’li, 6’lı hatta 14’lü, 15’li, 16’lı hece kalıpları az da olsa kullanılmıştır.

b. Aruz ölçüsü: Dizelerdeki hecelerin açıklık, kapalılık esasına bağlı olan bir ölçü sistemidir. Sonu ünlü ile biten heceler “açık”, sonu ünsüzle biten heceler de “kapalı” hece olarak adlandırılır.
Âteş gibi bir nehr akıyardu
–     –    ./.  –     –    ./.  –   –
Rûhumla o rûhun arasından
–     –     ./.    –      –    ./.  –   –
mefûlü / mefâilü / fe’ûlün

c. Serbest şiir: Herhangi bir ölçü ya da kalıba uyulmadan yazılan nazma, şiire serbest şiir denir. Serbest şiirde kelimelerin kendiliğinden ahenkli ve birbirleriyle uyumlu olmaları da şiirin musikisini artırır. Ölçü, kafiye gibi ahenk unsurlarına başvurmadan da bir iç ahenk oluşturulabilir. Bu tür şiirde başarı, iç ahengin iyi sağlanabilmesindedir. Yoksa ortaya çıkan ürün şiir olmaz. Son dönem Türk edebiyatında ölçülü şiir yerine serbest tarzda yazılan şiirler önem kazanmıştır.



Sözcük Tekrarları

Şiirimizde sıklıkla başvurulan ahenk unsurlarından biri de aynı sözcüğün tekrarıdır.

Canı için kim ki cananın sever canın sever
Canı kim cananı için sevse cananın sever
Ülkem, ülkem, ülkem
Yaşadım tüm güzellikleri doyasıya
Ve tırnağımla kazıdım her yokuşunu
Dilek Barutçu
Bu dizelerde ülkem sözcüğünün tekrarı güçlü bir ahenk unsurunu örnekler.



Sen gecenin gündüzün dışında
Sen kalbin atışında kanın akışında
Sen Şehrazat bir lamba bir hükümdar bakışında

NOT: Cinas sanatı da sözcük tekrarının örneklerinden biridir.

Dize Tekrarı (Nakarat )

Şiirde bir veya birden çok dizenin hiç değiştirilmeden kullanılması ahengi güçlendiren ögelerden biridir.

Yeşil pencerenden bir gül at bana
Işıklarla dolsun kalbimin içi,
Geldim işte mevsim gibi kapına.
Gözlerimde bulut, saçlarımda çi(ğ)

Pencerenden bir gül attığın zaman
Işıklarla dolacak kalbimin içi.
Geçiyorum mevsim gibi kapından
Gözlerimde bulut, saçlarımda çi(ğ)

Çekin gelsin Kırat’ımı
Ben bilirim kıymetini
Zindan almış kuvvetimi
Eğil koç Kırat’ım eğil

Kırat birem birem basar
Yerin damarını keser
Seher yeli gibi eser
Eğil koç Kırat’ım eğil

Ritim (SES DALGALANMASI):



Ahenk unsurlarından biri olan ritim bir dizede bir notada vurgu, uzunluk veya ses özelliklerinin, durakların düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan ses uygunluğudur.

Şiirde ritim şiirin dizelerinde hecelerin belli sayıda öbekleşmeleriyle vurgulu ya da vurgusuz, uzun ya da kısa hecelerin düzenli dizilişiyle sağlanır. Böylece, duygu sese dönüşür, ses ile anlam kaynaşır.

Şiir, ritim üzerine kurulmuş bir ifadeler bütünüdür. Şiirde ritim sağlamanın en çok başvurulan yolu vezindir. Vezin dizelerin hece sayıları ve kalıpları bakımından birbirine denkliğidir.

Ne sabahı göreyim ne sabah görüneyim
Gündüzler size kalsın verin karanlıkları
Islak bir yorgan gibi sımsıkı bürüneyim
Örtün üstümü örtün serin karanlıkları
Necip Fazıl Kısakürek
Bu şiirde ritim, hem uyak hem hece ölçüsüyle sağlanmıştır.

Ses Tekrarı

Ses uyumu da (armoni) denilen ses tekrarı şiirin bütününde veya mısra, bent gibi alt birimlerinde aynı seslerin birden çok kullanımıyla oluşur. Ses tekrarının;
– Aliterasyon (ünsüz yinelemesi)
– Asonans (ünlü yinelemesi)
– Kafiye
– Redif
olmak üzere dört biçimi vardır.

a) Aliterasyon: Bir dize veya beyitte, ahenk oluşturacak biçimde, aynı ünsüzün tekrarlanmasına aliterasyon denir.

 Dest busı arzusuyla ölürsem dostlar
Kuze eylen toprağım, sunun anınla yâre su
 "Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında."
Bu dizelerde "k ve s" sesleri yinelenmiş ve aliterasyon örneklenmiştir.

 "cinayeti kör bir kayıkçı gördü
ben gördüm kulaklarım gördü
vapur kudurdu, kuduz gibi böğürdü
hiçbiriniz orda yoktunuz."
Attila İlhan
Bu dizelerde “k" sesi yinelenmiş ve aliterasyon örneklenmiştir.

"Salkım salkım tan yelleri estiğinde
Sakallı bozaç turgay sayradıkça "
 sisler bulvarında seni kaybettim.
sokak lambaları öksürüyordu.
yukarıda bulutlar yürüyordu.
Attila İlhan
Bu dizelerde “s, k, r” sesleri yinelenmiş ve aliterasyon örneklenmiştir.

b) Asonans: Şiirde ahengi sağlamak için aynı ünlü seslerin tekrarlanmasına asonans denir. Genellikle aliterasyonla birlikte yapılır. Kelimelerde vurguyu taşıyan aynı ünlünün tekrarından doğacak ahengi yakalamak için şair ve yazarlar bu sanata başvururlar. Şiirde ahengi sağlamak için aynı ünlü seslerin tekrarlanmasıdır.

 Şehrin uğultusundan usanmış ruhumuzun
Nadir duyabildiği taze bir heyecanla
 Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş,
Eşini gâib eyleyen kuş
gibi kar
Geçen eyyâm-ı nevbahârı arar
Ey kulübün sürûd -ı şeydâsı
Ey kebûterlerin neşideleri,
O baharın bu işte ferdası
Kapladı bir derin sükûta yerikarlar
Cenab Şahabettin
Yukarıdaki şiirde â, e, u gibi ünlü sesler tekrarlanarak şiirde bir ahengin oluşması sağlanıyor.

 Anlattı uzun uzun
Şehrin uğultusundan usanmış ruhumuzun
Yukarıdaki dizelerde u seslerinin tekrarıyla belli bir ahenk sağlanmış “asonans” yapılmıştır.

c) Kafiye: Dili harekete geçirip şiiri yürüttüğü için halk şairlerinin ayak adını verdiği kafiye dize sonlarında herhangi bir anlam ve görev benzerliği olmadan aynı seslerin yinelenmesiyle oluşturulan ses uyumudur.

 Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer

NOT: Aliterasyon ve asonans iç ahenk sayılırken kafiye şiirin dış düzenini sağlar ve şiirin zihinlerde kolay yer etmesine yardımcı olur.

NOT: Türk şiirinde İslamiyet öncesi dönemde dize baş-larında görülen kafiye daha sonra dize sonlarına kaymış ve Cumhuriyet Dönemi'nde Garip hare-ketine değin şiirde ahenk unsuru olarak değerini korumuştur.

d) Redif: Dize sonlarında kafiye oluşturmadan yinelenen seslere redif denir. Redifi oluşturan sesler aynı görevi taşımalıdır. Redifler ek ya da sözcük olarak karşımıza çıkabilir.

 Kandilli yüzerken uykularda
Mehtabı sürükledik sularda
Bu dizelerde geçen "–lar" eki her iki dizede de çoğul olarak "–da" eki ise bulunma eki göreviyle kullanıldığından ek halindeki redife örnektir.

 Çobanın bir kızıl yele saçları
Ateştir ele alınmaz saçları
Bu dizelerde geçen "saçları" sözcüğü aynı anlam ve görevde kullanıldığı için sözcük biçimindeki redife örnektir.

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
22 Haziran 2019 Cumartesi