Mahlas ve Tapşırma


Kategoriler: Şiir, Şiirde Kavramlar, Türk Dili ve Edebiyatı

Mahlas



Sanatçıların yapıtlarında kullanmak için aldıkları ikinci ada mahlas denir. Mahlas, günümüzdeki kullanımıyla “takma ad”ın karşılığı sayılamaz. Çünkü mahlas; takma ad gibi belirli amaçlarla, zaman zaman kullanılan bir ad değildir. Tersine, sanatçının asıl adı yerine geçmiş, çoğu sanatçının ilk adı unutulmuş, sanatçılar mahlaslarıyla anılmışlardır. Bunun nedeni şairlerin şiire başladıklarında mahlas edinmelerinin gelenekleşmiş olmasıdır. Mahlas hem halk şiirinde hem divan şiirinde görülür.

Divan şiiri:
Fuzuli rind-i şeydadır hemişe halka rüsvadır
Sorun kim bu ne sevdadır bu sevdadan usanmaz mı
Ser terkine kaildir dünyaya gönül virmez
Terk ehlinin ey Baki başında saadet var

Halk şiiri:
Ruhsati nerede kaldı Vatanım
Kesildi takatim bitti dermanım
Geldi kederimden ağzıma canım
Ölmem yâr yanıma gelene kadar

Tapşırma

Tapşırma “kendini tanıtma, bildirme, arz etme” anlamına gelir. Halk şairleri mahlaslarını son dörtlükte kullanır. Âşıklar dilinde bunun adı tapşırmadır.



Ne mümkün zulm ile bidad ile imha-yı hürriyet
Çalış idraki kaldır muktedirsen âdemiyetten
Ne efsunkâr imişsin ah ey didar-ı hürriyet
Esir-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esaretten
Bu beyitlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Hece ölçüsüyle oluşturulmuştur.
B) Nazım birimi olarak beyit kullanılmıştır.
C) "r" ünsüzleriyle aliterasyon yapılmıştır.
D) Zengin uyak kullanılmıştır.
E) Yabancı kelime ve tamlamalara yer verilmiştir.

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
22 Haziran 2019 Cumartesi