İşaret Sıfatı

İşaret Sıfatı: İsimleri işaret yoluyla belirten sıfatlardır.



Bu yolda hemen her gün kaza oluyor.
cümlesinde “bu” sözcüğü kendinden sonra gelen “yol” ismini işaret ederek belirtmiştir. Dolayısıyla “bu” sözcüğü işaret sıfatıdır.

Şu şarkıyı dinledikten sonra kalkalım.
cümlesinde “şu” sözcüğü “şarkı” adını işaret anlamıyla belirtmiştir. O hâlde “şu” sözcüğü işaret sıfatıdır.

O çocuğun paraya değil, bir yuvaya ihtiyacı var.
cümlesinde “o” sözcüğü de çocuk ismini işaret yoluyla belirttiğinden işaret sıfatıdır.



Bu sözcüklerin yanında,
Öteki elbiseyi daha çok beğenmiş.
Beriki tabloyu almak istiyorum.
Şuradaki evde oturduğunu söyledi.
Oradaki insanların sorunlarını çözmek gerekiyor.
cümlelerindeki altı çizili sözcükler işaret sıfatıdır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Örnek: Aşağıdakilerin hangisinde sıfat tamlaması yoktur? A) O gün buraya Ahmet bile geldi. B) Bu haberi ondan bile sakladılar. C) Yazıyı bu yaşımda ben bile sökebiliyorum. D) Bugün gitse bile o işi yetiştiremez. E) Niyetim yazı yazmak bile değildi. Örnek: Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki "kapalı" sözcüğü, sözcük türü yönünden diğerlerinden farklıdır? A) Çalışmalar böyle sürerse kapalı yol kalmayacak. B) Kapalı mekânlarda can sıkıntısı daha da artıyor. C) Hükümet, kapalı oturumda bu konuyu görüşecek. D) Ne dediğinizi anlayamadım, kapalı konuşuyorsunuz. E) Kapalı tribünde arkadaşlarımla karşılaşmayayım mı? Örnek: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde niteleme sıfatı  yoktur? A) Öyle sanırsınız ki küçük dağları o yaratmış. B) Onun kadar sakin bir çocuk daha görmedim. C) Oraya gitmek için hangi arabaya binmeliyim? D) Hatasız dost arayan dostsuz kalır, derler. E) Ayaklarımızın altında sarı yapraklar hışırdıyordu. Örnek: Sıfatların nitelediği isimler düştüğünde, ismin aldığı ekler sıfata geçer ve böylece sıfatlar adlaşır. Aşağıdakilerin hangisinde bu kurala uygun bir kullanım yoktur? A) Kırkında görünüyor, meğer otuz yaşındaymış. B) Tembellerden oldum olası nefret ederim. C) Duygusallık, göreceli bir kavramdır. D) Şehirden bunalmış, yazlıklarına taşınmışlardı. E) İnsafsızlar, bu ihtiyarın parasını elinden almışlar.