Söz Sanatları

Seci

Düz yazıda yapılan kafiyeye seci adı verilir. Seci, aşırı olmadığı takdirde anlatıma akıcılık kazandırır. Bu sanata özellikle divan nesrinde sıkça...

Cinas

Ses bakımından (okunuş ve yazılışları) aynı fakat anlamları farklı kelimelerin bir arada kullanılmasına cinas denir. “Eyleme vaktini zayi, deme kış yaz,...

Aliterasyon

Mısra ya da beyitte ahenk oluşturacak biçimde aynı sesin veya hecenin tekrarlanmasına aliterasyon denir. Dest busi arzusuyla ger ölürsem dostlar...

Tekrir

Tekrir, dizelerde ya da art arda gelen cümlelerde bir ya da birkaç kelimenin tekrarlanmasıdır. Tekrir sanatına ifadeyi güçlendirmek amacıyla başvurulur....

Tenasüp

Anlamca birbiriyle ilgili ve birbirine uygun kelimeleri bir arada kullanma sanatına tenasüp denir. Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib...

Tevriye

Bir kelimenin aynı yerde birden fazla anlama gelecek şekilde kullanılmasına tevriye denir. Bu kadar letafet çünkü sende var Beyaz gerdanında...

Telmih

Herkes tarafından bilinen geçmişteki bir olayı, meşhur bir kişiyi, eseri, sözü vs. bir ya da birkaç kelime ile anlatmaya telmih...

Tecahülüarif

Çok iyi bildiği, hatta yaşadığı bir olayı, bir durumu bilmezlikten gelerek başkasına aitmiş gibi anlatma sanatına tecahülüarif denir. Arzu dolu,...

Hüsnütalil (Güzel Nedene Bağlama)

Bir olayın, durumun gerçek sebebi çok iyi bilindiği halde onu başka bir sebepten oluyormuş gibi gösterme sanatına hüsnütalil denir. Ateşten kızaran...

Mübalağa (Abartma)

Bir şeyin niteliklerini olduğundan büyük ya da küçük göstermeye mübalağa (abartma) denir. Uçtuk Mohaç ufkunda görünmek hevesiyle Canlandı o meşhur...

Tariz

Alay etmek, iğnelemek, yermek, sitemde bulunmak amacıyla bir sözün, söylenen anlamının tam tersini kastetmeye tariz denir. Genç şairlerden biri Yahya...

Tezat

Birbirine zıt olan durumları bir arada anlatma sanatına tezat denir.Tezat sanatı sadece zıt anlamlı kelimelerin bir arada kullanılması değildir. İki...

İntak (Konuşturma)

İnsan dışındaki varlıklara insan kişiliği verilerek bu varlıkların insanmış gibi konuşturulmasına intak (konuşturma) denir. Ey benim sarı tamburam Sen ne...

Teşhis (Kişileştirme)

İnsan dışındaki varlıklara insan özelliği vererek onları insanmış gibi anlatmaya teşhiş (kişileştirme) denir. Teşhis, kendisine benzetileni insan olan bir kapalı...

Ad Aktarması (Mecaz-ı Mürsel)

Kelimelerin benzetme amacı güdülmeden başka bir kelime yerine kullanılmasına ad aktarması (mecazı mürsel) denir. Bir ruh o derin bahçede bir...

Kinaye

Bir sözün aynı yerde hem gerçek hem mecaz anlamda kullanılmasına kinaye denir. Bulmadım dünyada gönlüme mekân Nerde bir gül bitse...

İstiare: Açık ve Kapalı İstiare

Asıl anlamı birinden bir şeyi ödünç isteyip almak olan istiare, bir kelimeye aralarındaki benzerlik sebebiyle temel anlamının dışında yeni bir...

Teşbih (Benzetme)

Anlatıma kuvvet ve güzellik kazandırmak için, aralarında benzerlik bulunan iki şeyden zayıf olanı kuvvetli olana benzetmeye teşbih denir. Günlük dilde...

Teşbih (Benzetme)

Aralarında ilgi bulunan iki şeyden zayıf olanın güçlü olana benzetilmesiyle yapılır. Teşbih sanatında benzeyen (zayıf öge), kendisine benzetilen (güçlü öge), benzetme yönü ve benzetme edatı kullanılır.

I. dizede insan, benzeyen; “toprak”, “güneş”, “deniz”, kendisine benzetilen olarak “gibi” benzetme edatı, “bereketli” benzetme yönü olarak kullanılmıştır.

Benzetme ögelerinden sadece benzeyen ve kendisine benzetilenin kullanılmasıyla yapılan benzetmelere teşbihibeliğ (güzel benzetme) denir.

Yukarıdaki dizelerde “köyler” “tozlanmış bir resim”e; “yollar” da “eskimiş çerçeveIer”e benzetilerek teşbihibeliğ sanatından yararlanılmıştır.

İstiare (Eğretileme)

Bir sözün, benzetme amacıyla başka bir söz yerine kullanılmasıdır. Kısacası, benzetmenin iki unsurundan sadece birinin kullanılmasıyla gerçekleşir. İki şekilde incelenir:

a) Açık İstiare: Benzetme unsurlarından sadece kendisine benzetilenin olduğu istiaredir.

ll. dizede kendisine benzetilen “siyah tül”, benzeyen “bulut”ların yerine kullanılmıştır.

b) Kapalı İstiare: Benzetme unsurlarından sadece benzeyenin olduğu istiaredir.

II. dizede benzeyen “Boynu bükük adalar”dır. Boynu büküklük genelde öksüz ve yetim çocuklara ait bir durum olduğundan kendisine benzetilen “öksüz ve yetim çocuklar” dır. Ancak “öksüz ve yetim çocuklar” söylenmemiştir.

Mecaz (Değişmece)

Bir sözcüğü gerçek anlamının dışında başka bir anlamda kullanmaya denir. Bu sanatta amaç söze güzellik, çarpıcılık, canlılık katmaktır.

I. dizede “sesini yıkardı” ifadesi, mecaz bir anlatımla “boğazını temizlemek” anlamında kullanılmıştır.

Mecazımürsel (Düz Değişmece, Ad Aktarması)

Bir sözü benzetme amacı gütmeden gerçek anlamı dışında başka bir anlamda kullanma sanatıdır.

“can kafesi” ifadesi vücut anlamında kullanılarak mecazımürsel sanatı yapılmıştır.

Kinaye (Değinmece)

Şiirde anlatılmak isteneni üstü kapalı bir biçimde anlatma sanatıdır. Kinayede benzetme amacı yoktur. Kullanılan sözde bir gerçek bir de mecaz anlam bulunur. Ancak kullanılan sözcük veya cümlenin mecaz anlamı, gerçek anlamından üstün durumdadır. Buna rağmen asıl vurgulanmak istenilen mecaz anlamdır.

“El üstünde gezmek” deyimi değer vermek şeklinde mecaz anlamda kullanılarak kinaye yapılmıştır. “câm” “kadeh” anlamına gelen bir sözcüktür. Kadehin elde tutulması gerçek anlamda düşünülmelidir.

Tariz (Dokundurma)

Birini küçük düşürmek ve onunla alay etmek amacıyla söylenen sözün tam tersini kastetme sanatıdır.

Bu dizelerde şair, vurgunculuk, rüşvet gibi yollardan kazanç sağlayan kişilere “zehir zıkkım olsun, boğazınızda dursun” anlamında “yiyin” diyerek tariz sanatı yapmaktadır.

Tezat (Karşıtlık)

Birbirine zıt olan iki düşünce, hayal veya duyguyu bir arada söyleme sanatıdır.

“Dost” ve “düşman” ile “asık” ve “güleç” sözcükleri arasında tezat sanatı vardır.

Tevriye (İki anlamlılık)

Asıl söylenmek isteneni kapalı söyleme sanatıdır. Anlatıma espri ve bir incelik katma amacıyla birden fazla anlamı bulunan bir sözcüğün yakın anlamını söyleyip uzak anlamını kastetme sanatıdır.

“ağlar” sözcüğü hem “ağlamak” fiilinin geniş zaman çekimi olarak hem de “balık ağları” anlamında kullanılmıştır. Yakın anlamda “ağlamak” eylemi kastedilirken, uzak anlam olan’ balık ağları kastedilmiştir.

Tecâhülüârif (Bilip de Bilmezden Gelme)

Bir konuyu bilip de bilmezlikten gelme sanatıdır. Söyleyişte bir anlam inceliği yaratmak için başvurulan sanatta övgü, hayret, şaşma, yüceltme gibi nedenlere bağlı bir nükte yapılması gerekir.

Şair, resimleri tutarken uyuyan ellerin kime ait olduğunu bildiği hâlde bilmezden gelmiştir.

Teşhis (Kişileştirme)

İnsan dışındaki varlıklara, insan özelliği kazandırma sanatıdır.

Şair, güneşi gündüz; aydedeyi de gece ders veren öğretmene benzeterek kişileştirme yapmıştır.

İntak (Konuşturma)

İnsan dışındaki canlı ve cansız varlıkları konuşturma sanatıdır. Genellikle teşhis sanatıyla birlikte kullanılır.

Şair, dal ve tomurcuk arasındaki bir diyalogdan söz ederek ve dalı doğrudan konuşturarak intak sanatına başvurmuştur.

Hüsnütalil (Güzel Neden Bulma)

Herhangi gerçek bir olayın meydana gelişini, hayalî, güzel ve kendi sebebinden başka bir sebebe bağlama sanatıdır.

Şair, güçlü bileklerinin kanamasını “sevme” gibi bir sebebe bağlayarak hüsnütalil sanatı yapmıştır.

Mübalağa (Abartma)

Bir olayı, durumu ya da gerçeği olduğundan çok büyük ya da küçük göstererek anlatma sanatıdır.

Şair, bütün kuşların yüreğinden sevgiliyle ilgili gönül türkülerinin çıkacağını söylerken mübalağa sanatına başvurmuştur.

Tekrir (Tekrarlama)

Şiirde anlatımı güçlendirmek amacıyla bazı sözcük veya söz öbeklerinin tekrarlanmasına denir.

Şair, “insan” sözcüğünü üç dizenin başında da kullanarak tekrir sanatı yapmıştır.

İstifham (Soru Sorma)

Duygu ve anlatımı güçlendirmek için karşılığında herhangi bir cevap beklemeden oluşan soru sorma sanatıdır.

Şair, her dizede soru sorma yoluna başvurarak istifhamdan yararlanmıştır.

Telmih (Anımsatma)

İnsanlar tarafından bilinen geçmişteki bir olayı, ünlü bir kişiyi, bir inancı, bir atasözünü veya bir şiiri işaret etme ve hatırlatma sanatıdır.

İrsâlimesel (Atasözü, Özlü Söz Kullanma)

Düşünceyi pekiştirmek amacıyla dizeye, bir atasözü veya özlü sözle destek verme sanatıdır.

Tenasüp (Uygunluk)

Şiirde anlam bakımından aralarında çeşitli ilgiler bulunan üç veya daha fazla sözcüğü, tezat olmaksızın bir araya getirme sanatıdır.

Leffüneşir (Sıralı Açıklama)

Bir dize içinde iki veya ikiden fazla sözcüğü kullandıktan sonra, o sözcüklerle ilgili temsili ifadeleri sonraki dizede sıralama sanatıdır. Genellikle birinci dizede en az iki şey söylenip bu söylenenlere ikinci dizede verilen anlamlar karşılık olarak getirilir.

Cinas (Sesteşlik)

Yazılış ve okunuşları aynı, anlamları farklı olan iki ayrı sözcüğün bir arada kullanıldığı sanattır.

Aliterasyon (Ses Yinelemesi)

Ahenk sağlamak için şiirde ünsüz harflerin tekrar edilmesidir.

Asonans

Mısra içinde aynı ünlü harflerin tekrar edilmesiyle ahenk oluşturmaktır.

Ulama (Bağlama)

Ünsüz harfle biten bir sözcüğün, ünlüyle başlayan sözcüğe bitişik gibi okunmasına ulama denir. Aruz ölçülerinde kalıba uydurmak amacıyla ulama yapılır.