İletişim

İnsanın duygu, düşünce, amaç, deneyim, istek ve bilgilerini her türlü yolla başkalarına bildirmesine iletişim denir. İletişim sözlü de yazılı da olabilir. İletişim her çağda aynı biçimde gerçekleşmemiştir; her geçen gün yeni iletişim yolları bulunmaktadır, bazı iletişim araçları işlevini yitirmektedir. Her iletişimde çeşitli ögeler vardır.

İletişimin ögeleri şunlardır:

Gönderici (Verici-Kaynak): Bilgiyi aktaran kaynak ve iletiyi ifade eden kişidir. Kendisini “ben” ya da “biz” zamirleriyle gösterilir. Sözlü anlatımda konuşan (söz söyleyen) / yazılı anlatımda ise metnin yazarıdır.



Gönderilen (Alıcı): İletinin sunulduğu, göndericinin gönderdiği iletiyi alıp kodu çözen kişidir. “Sen” veya “siz” olarak ifade edilir. Sözlü anlatımda dinleyen, yazılı anlatımda ise metnin okurudur.

İleti (Mesaj): Göndericinin alıcıya göstergelerden yararlanarak kodlayıp ilettiği ve aktardığı bildiri, metindir. Göndericinin alıcıya ilettiği bilgi, duygu ve düşüncedir.

Kanal (Araç): Metnin, iletinin kullanıldığı somut araçtır. Sözlü iletişimde kanal, ses dalgalarıdır. Yazılı anlatımda üzerine yazı yazılmış her türlü nesne, kanaldır. CD, televizyon, kitap, telefon, fax gibi unsurlar iletişimde kaynaktır.

Bağlam (Ortam): İletişimin gerçekleştiği yer, mekân. İletişimde görev alan ögelerin (gönderici, alıcı, ileti, kod, gönderge) birlikte meydana getirdikleri ortama verilen addır. İletişimdeki ögelerden birinde meydana gelen değişiklik bağlamın değişmesine yol açar. Bir sözcüğün cümle, bir cümlenin paragraf, bir paragrafın metin içindeki yerini çevreleyen, ondan önce ya da sonra gelen, söz konusu sözcük, cümle ya da paragrafın anlamını, değerini belirleyen ögeler bütünüdür. Bir sözcüğün cümle içindeki konumu da denir. Bir sözcük ancak diğer göstergelerle birlikte belirli bir kavramı yansıtır; böylece oluşan bütüne “bağlam” denir. Tahtada “gül” sözcüğünün yazılı olduğunu varsayalım. Bu sözcük acaba gülmek anlamında mı yoksa çiçek anlamında mı anlayamayız. Ancak yanında başka sözcükler olursa bunu anlayabiliriz. Sözcüğün hangi anlamda kullanıldığını bağlamdan anlayabiliriz.



Dönüt (Geribildirim): Alıcının iletiyi algıladıktan sonra gösterdiği tepki veya davranışı, verdiği geri bildirimi ya da iletiye verdiği cevabı ifade eder.

Kod (Şifre): Dil. İletinin üretildiği şifreleme sistemidir. İletinin üretildiği dildir. Toplumsal anlaşmaya dayalı simge, belirtke ya da göstergelerden oluşur.

Gönderge: Kavram. Bir göstergenin gerçek dünyadaki karşılığıdır. Gönderge; kendisinden söz edilen, hakkında konuşulan nesne, olay, durum ya da kişiye verilen addır. Söz gelimi, “limon” sözcüğü bir gösterge, limonun kendisi ise bir göndergedir.

GÖSTERGE



Kendisi dışında bir şey gösteren her türlü nesne, varlık, biçim ya da olguya: özel olarak dilsel bir gösterenle bir gösterilenin birleşmesinden doğan birimdir. Dilsel bir kavramla 0 kavramın yerini tutan ses imgesinden oluşan bir işarettir gösterge. İnsanların topluluk içinde birbiriyle anlaşmak için oluşturdukları diller, trafik işaretleri, jest ve mimikler, televizyondaki işaretler, resim ve fotoğraflar, haritalar birer gösterge örneğidir.

Dil denen iletişim kodu, göstergelere dayanır. Göstergeler dilsel ve dilsel olmayanlar olmak üzere ikiye ayrılır. Örneğin, “Durl” sözcüğü bir dilsel gösterge olduğu halde trafik lambalarında aynı anlamı üstlenen “kırmızı ışık” dilsel olmayan bir göstergedir. Yine “yüzük” sözcüğü bir dilsel gösterge olmasına karşın parmağımızda taşıdığımız “yüzük” ise bulunduğu elin parmağına göre “nişanlı” ya da “evli” olduğumuzu belirtmesi açısından dilsel olmayan bir göstergedir.

Gösterge iki bölümden oluşur: gösteren (var olanın ses imgesi: /k.a.p.ı/), gösterilen (varolanın içeriği, anlamı). Göstergenin dış dünyadaki varlığına gönderge denir. Sözgelimi “kapı” dediğimiz varlığın kendisi.

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
30 Haziran 2018 Cumartesi