Uluslararası Ulaşım Hatlarının Genel Özellikleri ve Etkileri 10. Sınıf


Kategoriler: 10. Sınıf Coğrafya, Coğrafya, Küresel Ortam: Bölgeler ve Ülkeler

İnsanın, eşyanın, bilginin vb. bir yerden başka bir yere gitmesi, taşınması ve iletilmesine ulaşım denir. Tarihin ilk çağlarından beri ulaşım, insanoğlunun ana uğraşlarından biri olmuştur. Başlangıçta hayvanların evcilleştirilmesi ve tekerleğin icadı ile, gerek hayvan sırtında ve gerekse hayvanların çektiği çeşitli ulaşım araçları yapılmış ve bunlar aracılığı ile herhangi bir yöredeki mallar diğer yörelere nakledilmiştir.

1800’lü yılların sonundan itibaren, buharla işleyen gemi ve trenlerin devreye girmesiyle ulaşımda büyük ilerlemeler katedilmiştir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ise hızı 1000 km/saati geçen jet uçaklarının icadıyla, 3 – 4 saat içinde bir kıtadan başka bir kıtaya gitmek mümkün olmuştur. Böylece bilim, sanat ve kültürün yayılması da aynı hızla gerçekleşebilmiştir. Ulaşım sistemleri; kara yolu, deniz yolu, demir yolu, hava yolu ve boru hatları olmak üzere beş gruba ayrılır.

KARA YOLU

Dünya’nın en eski ulaşım sistemidir. İnsanların oluşturduğu ilk yollar, tekerlekli araçların kullanılması ile önem kazanmaya başlamıştır. Tekerlekli arabalar ve kağnılar için yapılan ilk yolun, milattan önce 7. yüzyılda Asur Krallığı’nda olduğu bilimektedir. Lidyalılar döneminde ticareti geliştirmek için, Anadolu’da yapılan en eski yollardan biri de Kral Yolu’dur. Kral yolu, Manisa yakınlarındaki Sard şehrinden Mezopotamya’ya kadar uzanmıştır. Bu yolla, Anadolu ile Mezopotamya arasındaki ticaret ve kültürel etkileşim artmıştır. Kara yolları, deniz ve demir yoluna göre daha pahalıdır. Kara yolları, mal ve eşya taşımacılığı açısından deniz ve demir yolları ile bütünleşmektedir.

Şehirleşmenin yüksek olduğu gelişmiş ülkelerde kara yolları ağı yoğundur. ABD gerek yol kalitesi, gerekse uzunluğu bakımından Dünya’da ilk sırada yer alır. En yüksek yol yoğunluğu ise Japonya ve Batı Avrupa ülkelerindedir. Asya’da Çin, Pakistan’ın doğu kesimi ve Güney Hindistan yoğun kara yoluna sahiptir. Asya Kıtası’nda en önemli kavşak noktası Türkiye’dir. Asya ve Avrupa’dan gelen yollar Türkiye’de birbirine bağlanır.

DENİZ YOLU

Daha önceleri iç denizlerde yapılan deniz ulaşımı, pusula ve dürbünün kullanılması, coğrafya ve astronomi bilimlerinin gelişme göstermesiyle büyük gelişmeler kaydetmiştir. 1819 yılında ilk buharla çalışan geminin kullanılmaya başlanmasıyla okyanuslar aşılarak kıtalar arası ulaşım başlamıştır. Zamanla bu gemilerin, hem yolcu hem de yük taşıma kapasiteleri artırılmıştır.

Dünya üzerinde, özellikle kıtalar arasında taşınan çeşitli madenlerin, tahılların, çeşitli eşyaların ve petrolün taşınmasını büyük oranda tankerler üstlenmektedir. Eğer bu deniz ulaşımı olmasaydı, uluslararası ticaret, enerji ve sanayi alanındaki ilerlemeler günümüzdeki kadar olmayacaktı. Bu nedenle deniz yolu ulaşımı, insanların beslenme ve çeşitli ihtiyaçlarını giderme açısından büyük önem taşımaktadır.

Günümüzde, Dünya ticaretinin önemli bir kısmı deniz yoluyla yapılmaktadır. Deniz aşırı ülkelere yük taşımacılığında bu yol tercih edilmektedir. Deniz ticaret filosu en fazla gelişen başlıca ülkeler; Liberya, Panama, Japonya, Rusya, Norveç, Yunanistan, Güney Kıbrıs, ABD, Bahamalar ve Çin’dir. Ticaret filoları en çok ham petrol, petrol ürünleri, demir cevheri, maden kömürü ve tahıl taşımaktadır. Deniz yolları, tüm ulaşım yolları içinde en düşük taşıma maliyetine sahiptir. Çünkü deniz yolu; kara yolu ve hava ulaşım araçlarına göre tek seferde daha fazla yük ve yolcu taşıma kapasitesine sahiptir. Bunun yanında yol ve bakım giderlerinin olmaması, kara ve demir yollarına göre güzergâhta değişiklik yapılabilmesi, deniz yollarının diğer avantajlı yönleridir.

Uluslararası ticarette deniz yolunun önemi giderek artmaktadır. Hatta son dönemlerde, bir fabrika gibi inşa edilen gemilere ham maddeler yüklenmekte, yolculuk sırasında gemideki tesislerde işlenerek gittiği yere işlenmiş madde olarak ulaştırılabilmektedir. Bunun en güzel örneği, okyanuslarda aylarca kalan balıkçı gemileridir. Denizlerde avlanan balıklar, gemilerde işlenerek tüketim merkezlerine gönderilmektedir.

Dünya üzerindeki deniz yolları incelendiğinde, bazı alanlarda deniz trafiğinin daha çok yoğunlaştığı görülür. Bunlardan başlıcaları şunlardır:

  • Kuzey Atlantik yolu (Bu yol, Kuzeybatı Avrupa limanları ile Güney Amerika ve Kuzey Amerika limanları arasında olup, Dünya’nın en işlek deniz yoludur.)
  • Batı Avrupa, Akdeniz ve Hint Okyanusu yolu
  • Ümit Burnu yolu
  • Atlantik, Güney Amerika ve doğu kıyısı yolu
  • Pasifik Güney Amerikası, Kuzey Amerika ve Avrupa yolu
  • Kuzey Amerika’nın batı kıyısı yolu
  • Pasifik aşırı yolu
  • Karayipler, Meksika Körfezi yolu
  • Meksika Körfezi, Karayipler, Amerika’nın doğu kıyıları yolu

Denizleri birleştiren doğal su yollarınına boğaz denir. Boğazlar da deniz yolu ulaşımında önemli bir yere sahiptir. Kanallar doğal oluşumlu olmayıp insanlar tarafından açılan su yollarıdır. Bazı kanallardan geçiş ücretli olup, kanalın sahibi ülkenin ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır. Kıtalar ve okyanuslar arasındaki deniz yolu ulaşımını kısaltan kanalların yapılmasıyla, deniz yolu ulaşımında önemli gelişmeler olmuştur.

Örnek:

Dünya deniz ulaşımında önemli yere sahip kanal ve boğazlardan başlıcaları şunlardır:

Panama Kanalı

Orta Amerika’nın güneyindeki dar bir alanda, Büyük Okyanus ile Atlas Okyanusu’nu birbirine bağlar. Diğer bir deyişle kanal, Güney Amerika ile Kuzey Amerika’yı birbirinden ayırır. Bu kanal açılmadan önce Atlas Okyanusu ve Büyük Okyanus kıyılarındaki limanlara ulaşmak için, Güney Amerika’nın güneyindeki Macellan Boğazı’nı dolaşmak gerekiyordu. Kanalın açılması, Dünya ticaretine çok büyük katkı sağlamıştır. Panama Kanalı’nın başlıca özellikleri şunlardır:

  • Yapımına 1880 yılında başlamış, 1914 yılında ABD tarafından tamamlanmıştır.
  • Orta Amerika’nın dar bir bölgesinde yer alan kanal, Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanus arasındaki deniz yolunu kısaltmıştır.
  • Kanalın açılmasıyla, Güney Amerika Kıtası’nın güneyindeki Macellan Boğazı önemini kaybetmiştir.
  • Dünya’nın en pahalı kanalıdır. Panama ülkesinin sosyo-ekonomik koşullarını geliştirmiştir.
  • Dünya ticaretinin yaklaşık % 5’i bu kanal üzerinden yapılır.
  • Deniz seviyesinin yaklaşık 28 metre üstündedir. Sıvıların dengesi kanunundan yararlanarak, gemiler kanal içinde yavaş yavaş yükseltilerek yüzdürülür.

Süveyş Kanalı

Kanal, Mısır topraklarındaki Sina Yarımadası ile Afrika arasında Akdeniz ile Kızıldeniz’in birbirine en fazla yaklaştığı bir noktada açılmıştır. Akdeniz ile Kızıldeniz’i birbirine bağlar. Kanalın açılmasıyla, Atlas Okyanusu ile Hint Okyanusu birbirine en kısa yoldan bağlanmıştır. Bu kanalın başlıca özellikleri şunlardır:

  • Uluslararası ulaşıma 1869 yılında açılmıştır. Dünya’da kapakları olmayan en uzun kanaldır.
  • Mısır topraklarında bulunur. Akdeniz ile Kızıldeniz’i birleştiren yapay su yoludur.
  • Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla, Avrupa Kıtası’ndan Hint Okyanusu’na giden gemiler, Umit Burnu’nu dolaşmadan kanal aracılığıyla kısa yoldan bu okyanusa ulaşmaktadır.
  • Diğer su yollarına göre daha güvenli olup, gece ve gündüz geçiş yapılabilmektedir.
  • Süveyş Kanalı’ndan geçen gemiler, Arabistan ile Doğu Afrika’daki Bab’ül Mendep Boğazı’nı geçerek Aden Körfezi’ne, buradan da Hint Okyanusu’na açılırlar.
  • Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla Ümit Burnu’nun eski önemi azalmıştır.
  • Süveyş Kanalı’nı kullanan gemilerden alınan geçiş ücretleri, Mısır ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır. Bu nedenle kanal, Mısır’ın stratejik önemini artırmıştır.
  • Mısır, yakın bir zamanda kanalın bir kısmına yaptırdığı paralel bir kanalla, su yolunun kapasitesini artırmıştır. Daha önce bazı noktalarda geçiş için bekleyen gemiler, artık çift yönlü gidiş – geliş olanağına kavuşmuştur.

Cebelitarık Boğazı

  • Akdeniz ile Atlas Okyanusu’nu birleştiren, Avrupa ile Afrika kıtalarını birbirinden ayıran su yoludur. Boğazın bazı özellikleri şunlardır:
  • Akdeniz’in batı ucunda yer alır. Avrupa ile Afrika kıtalarınının birbirine en yakın olduğu konumda bulunur.
  • Ünlü İslâm komutanı Tarık bin Ziyad’ın adıyla anılan boğaz, 60 km uzunluğunda ve 44 km genişliğindedir.
  • Deniz ulaşımı yönünden oynadığı rol ve jeopolitik bakımdan en önemli boğazlardan biridir. Süveyş Kanalı’nın açılması ile önemi daha da artmıştır.
  • Boğazın siyasal egemenlik bakımından kontrolü İngiltere, İspanya ve Fas’ın elindedir.

Hürmüz Boğazı

Basra Körfezi’ni, Umman Denizi aracılığıyla Hint Okyanusu’na bağlar. Başlıca özellikleri şunlardır:

  • Basra Körfezi’ne kıyısı olan ülkeler ve petrol sevkiyatı için önemlidir.
  • Boğazın kontrolü İran ve Umman tarafından gerçekleştirilir.
  • Derinliğinin ve genişliğinin fazla olması büyük gemilerin geçişini kolaylaştırır.

Bilgi: Dünya deniz ticaretinde büyük öneme sahip olan su yollarından bazıları, bulunduğu alanın tek çıkışı konumundadır. Hürmüz Boğazı, bu özellikteki su yollarından biridir. Çünkü, İran(Basra) Körfezi’nde bulunan bir geminin uluslararası sulara çıkabilmesi için mutlaka Hürmüz Boğazı’ndan geçmesi gerekir.

Bab’ül Mendep Boğazı

Kızıldeniz’i Aden Körfezi aracılığıyla Hint Okyanusu’na bağayan, Afrika ile Arap Yarımadası’nı birbirinden ayıran su youdur. Kuzeydoğu kıyısında Yemen, güneybatı kıyısında ise Cibuti yer alır. Boğazın kontrolü Yemen tarafından gerçekleştirilmektedir.

İstanbul ve Çanakkale Boğazları

İstanbul ve Çanakkkale boğazları tümüyle Türkiye toprakarında yer alır. Cebelitarık ve Malakka boğazları gibi birden fazla ülke arasında değildir. Başlıca özellikleri şunlardır:

  • Asya ve Avrupa kıtalarını ayıran doğal oluşumlardır.
  • Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin Akdeniz üzerinden açık okyanuslara açılmasını sağlarlar.
  • İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı’na göre keskin dönüşleri olan bir su yolu olup oldukça dardır.
  • İstanbul Boğazı, Dünya’nın en işlek su yollarından biri olup, yoğun deniz trafiğine sahne olmaktadır.
  • Petrol tankerlerinin ve nükleer atık taşıyan gemilerin kontrolsüz olarak geçmesi, boğazların güvenliğini tehlikeye sokmaktadır.
  • Boğazların kontrolü Montrö Sözleşmesi’yle belirlenmiştir. Bu sözleşmeye göre, boğazlardan ticaret gemilerine neredeyse sınırsız geçiş hakkı tanınmıştır. Türkiye’nin bu konudaki sınırlandırma yetkileri yok denecek bir düzeydedir.
  • Boğazlardan geçen gemilerden alınan vergiler çok düşüktür. Savaş gemilerinin geçişini ise güvenlik gerekçeleriyle Türkiye’nin sınırlandırma hakkı vardır.

Korint Kanalı

Yunanistan ile Mora Yarımadası’nı birbirine bağlar. Dar bir kanal olduğundan, büyük gemilerin geçmesine elverişli değildir.

Kiel Kanalı

Almanya’nın kuzeyinde yer alır. Baltık Denizi’ni Kuzey Denizi’ne bağlar. 1895 yılında açılan kanal, iki deniz arasındaki en güvenli, kısa ve ucuz ulaşım yolunu sağlamaktadır.

Malakka Boğazı

Malezya Yarımadası ile Endonezya’ya bağlı Sumatra Adası arasında yer alan dar bir boğazdır. Boğazın başlıca özellikleri şunlardır:

  • Süveyş Kanalı’ndan Hint Okyanusu’na geçen gemilerin Singapur, Filipinler, Çin, Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ülkelere gitmek için kullandıkları boğazdır.
  • Ekonomik ve stratejik açıdan, Süveyş ve Panama Kanalı ile İstanbul ve Çanakkale boğazlarına eşdeğer öneme sahiptir.
  • Boğazın Dünya deniz taşımacılığındaki payı oldukça fazladır.
  • Dünya petrol taşımacılığında Hürmüz Boğazı’ndan sonra en çok kullanılan boğazdır.
  • Gemilerde korsanlık ve silahlı soygunların fazla olduğu bir bölgedir.
  • Boğazın güvenliği, emniyeti ve çevresel koruması Malezya, Endonezya ve Singapur tarafından yapılır.

Örnek:

DEMİR YOLU

Demir yolları, düşük maliyette yolcu ve mal taşıyabildiği, orta uzaklıkta bir mesafe için ideal bir ulaşım türüdür. Kara yoluna göre çok daha ekonomiktir. Deniz yolu ile karşılaştırıldığında ise demir yolları çok az yük taşıyabilmekte ve daha pahalı olmaktadır.

Demir yolu ulaşımı ilk olarak, 1800’lü yılların başında yük taşımak amacıyla, buharla çalışan lokomotiflerin icadı ile başlamıştır. İlk demir yolu ulaşımı, 1830’da Manchester ile Liverpool arasındaki demir yolunun inşası ile başlamıştır. İlk demir yolları genel olarak maden kömürünü taşımak amacıyla yapılmıştır. Demiryolları daha sonraları, çok nüfuslu merkezleri birbirlerine bağlamak için önemli bir ulaşım aracı olarak gündeme gelmiştir. Başlangıçta kısa mesafeli olan bazı önemli merkezleri birbirine bağlayan demir yolları, daha sonraları ülke ölçüsünde ve kıtalar arasında bağlantıyı sağlamak üzere yaygınlaşmıştır.

Sanayi Devrimi’nin yapıldığı dönemlerde demir yolu ulaşımı buharlı trenlerle yapılırken, günümüzde saatteki hızı 350 km’yi bulan hızlı trenlerle yapılır hâle gelmiştir. Son yıllarda teknolojinin gelişmesiyle İngiltere, Fransa, Almanya, Çin ve Japonya’da devreye sokulan hızlı trenler, yolcu taşımacılığındaki önemini korumaktadır. Dünya’daki önemli demir yolu ağlarından başlıcaları şunlardır:

Kuzey Amerika Demir Yolları

ABD ve Kanada, demir yolları ile birbirine bağlantılı durumdadır. ABD’de demir yollarının en yoğun olduğu bölge, sanayi tesislerinin yoğunlaştığı kuzeybatı kesimidir.

Avrupa Demir Yolları

Kuzeybatı Avrupa’da demir yolu ağı oldukça yoğundur. Buradan ovaları takip ederek Urallar’a kadar uzanan demir yolları, Alpler’de seyrekleşmektedir. Alpler’e yapılan tünellerle demir yolu ağı, Avrupa’nın kuzeyi ile güneyini de birbirine bağlamış durumdadır.

Asya Demir Yolları

Yüz ölçümünün fazla olması ve elverişsiz doğa koşulları nedeniyle, Asya Kıtası’nda demir yolu ağı seyrektir. Sibirya’yı Avrupa’ya bağlayan Transsibirya demir yolu hattı, Dünya’nın en uzun demir yolu hattıdır. Japonya’da, ileri teknoloji kullanılarak yapılan sık bir demir yolu ağı vardır. Hindistan da, Asya Kıtası’nda sık demir yolu ağına sahiptir.

Afrika Demir Yolları

Kıta genelinde demir yolu ağı oldukça seyrektir. Demir yolu ağı, kıtanın güneyinde gelişme göstermiştir. Güney Afrika Cumhuriyeti’ndeki demir yolu ağı, maden bölgeleri ile limanları birbirine bağlamaktadır. Kıtanın kuzeyinde ise demir yolu ağı, genel olarak doğu batı yönünde uzanış göstermektedir.

HAVA YOLU

Hava yolu ulaşımı kara yolu, demir yolu ve deniz yolu ulaşımlarından sonra faaliyete geçmiştir. Ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler hava yolu ulaşımında da görülmektedir. Hızları ile yolcu ve yük taşıma kapasiteleri artırılan uçaklara her geçen gün yenileri eklenmektedir.

Hava yolu ulaşımının tercih edilme nedeni, hızlı olması ve kaza oranının diğer ulaşım araçlarından düşük olmasıdır. Gelişmesinin önündeki en büyük engel ise pahalı olmasıdır. Teknolojik gelişmeler sonucu uçuş maliyetlerinde önemli düşüşler olsa da, hava yolu halâ en pahalı ulaşım türüdür. Bu özelliğinden dolayı, yük taşımacılığından çok yolcu taşımacılığında yararlanılır.

Hava yolları da deniz yollarında olduğu gibi, Dünya’nın gelişmiş ekonomi merkezleri arasında yoğunlaşmıştır. Bu merkezler; Avrupa’nın merkezi ve batısı ABD’nin doğusu, güneydoğusu ve batısı, Güneydoğu Asya ve Doğu Asya’dır.

ABD, Dünya’da hava yolu ulaşımının en yaygın ve en gelişmiş olduğu ülkedir. Kuzey Amerika’da 11 000’den fazla hava alanı mevcuttur. Dünya hava trafiğinin 1/3’ü ABD hava sınırları içinde gerçekleşmektedir. Örneğin, uluslararası hava alanlarından biri olan Kennedy hava alanına, bazı günlerde saatte 85 uçak iniş kalkış yapmaktadır.

Kuzey Amerika Kıtası’ndan sonra hava ulaşımının en yoğun olduğu kıta Avrupa Kıtası’dır. Avrupa’da en önemli hava alanlarının, kıtanın merkezi kısımları ile batı kesiminde yoğunlaştığı görülür. Ayrıca Avrupa hava alanları, Amerika, Uzak Doğu ve Orta Doğu’ya giden uçakların uğrak yeridir. Dünya yolcu trafiğinin 1/4’ü, yük trafiğinin 1/3’ü Avrupa Kıtası’ndan yapılmaktadır. Asya Kıtası’nda da özellikle Japonya, Endonezya ve Çin, Dünya hava ulaşımında dikkat çeken bölgeler arasında yer almaktadır.

BORU HATLARI

Ulaşım sistemleri arasında, son yıllarda büyük bir gelişme gösteren alanlardan biri de boru hattı taşımacılığıdır. Bu yolla, kıtalar ve ülkeler arasında başta petrol olmak üzere doğal gaz ve içme suyu taşımacılığı yapılabilmektedir. Bakü – Tiflis – Ceyhan ve Kerkük – Yumurtalık petrol hatları, boru  hattı taşımacılığının en bilinenleridir. Ayrıca Anamur (Mersin) ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında içme suyu boru hattı kurulmuştur.




Liselere Giriş Sınavı (LGS)
6 Haziran 2021 Pazar

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
19 Haziran 2021 Cumartesi

Alan Yeterlilik Sınavı (AYT)
20 Haziran 2021 Pazar