Yer kabuğu, üzerinde kara ve denizlerin bulunduğu birçok levhadan oluşmuştur. Bu levhalar ateş küre üzerinde ve sürekli hareket hâlindedir. Birdenbire ve şiddetli olan yer kabuğu hareketlerine deprem denir. Depremler kısa sürelidir ancak büyük can ve mal kaybına yol açabilir. Aşağıda depremler ile ilgili temel kavramların tanımları verilmiştir.

Deprem olayını inceleyen bilim dalına sismoloji (deprem bilim), bu alanda çalışan bilim insanlarına sismolog (deprem bilimci) denir. Deprem dalgalarını ölçerek kaydeden alete sismograf (deprem ölçer) adı verilir. Sismologlar, depremlerin merkez üslerini, büyüklüklerini ve odak derinliklerini belirlemede, fay yakınındaki değişiklikleri gözlemede sismograflardan yararlanırlar.

Türkiye’nin en büyük deprem araştırma merkezi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi‘dir. Depremin merkezinde açığa çıkan enerji miktarı depremin büyüklüğü olarak adlandırılır. Depremin büyüklüğü, yer sarsıntısının sismografla ölçülmesiyle belirlenen bir değerdir. Depremin binalar ve insanlar üzerinde meydana getirdiği hasarın derecesine depremin şiddeti denir. Bu etki, depremin merkezinden uzaklaştıkça değişebilir.

Bir depremin, farklı yerlerde, farklı şiddet değerleri olabilir. Depremin büyüklüğü arttıkça, açığa çıkan dalgalar daha uzağa yayılır ve etkilediği alan büyür. Bu nedenle depremin şiddeti de artar. Bir depremin şiddeti; depremin büyüklüğüne, odak noktasının derinliğine, zemin yapısına ve yapıların dayanıklılığına bağlı olarak değişir.

Depremin büyüklüğü ile depremin şiddeti genellikle birbirine karıştırılan iki kavramdır. Depremin büyüklüğü, depremin kaynağında açığa çıkan enerji ile ilişkili bir değerdir. Ölçüm cihazları ile ölçülür. Depremin şiddeti ise deprem bölgesindeki hasara göre belirlenen bir değerdir.

Sismologlar depremlerin büyüklüklerini ve şiddetlerini belirlemek için farklı ölçekler kullanırlar. Depremin büyüklüğü rakamlarla ifade edilen Richter (Rihter) ölçeği ile belirlenir. Bu ölçeğin temeli, depremin odak noktasında oluşan enerji miktarına dayanır. Depremin büyüklüğü Richter ölçeğine göre l – 9 arasında değişir. Richter ölçeğindeki her bir numara, deprem dalgalarının büyüklüğündeki on katlık bir artışı gösterir. Örneğin, 7 büyüklüğündeki bir depremin meydana getirdiği sarsıntı, 5 büyüklüğündeki bir depremin meydana getirdiği sarsıntının 100 katıdır.

Sismologlar depremlerin şiddetini ölçmek için Mercalli (Merkali) ölçeğini kullanırlar. Depremlerin şiddeti Mercalli ölçeğine göre I- XII aralığındaki Romen rakamları ile ifade edilir. Bu rakamların hiçbir matematiksel değeri yoktur, tamamıyla görgü tanıklarının gözlemlerine dayanır. Mercalli ölçeğinin gösterdiği değer ne kadar büyük olursa, depremin verdiği zararın da o kadar büyük olacağı söylenebilir.

Ana depremden önce meydana gelen küçük sarsıntılara öncü depremler denir. Bu depremlerin öncü deprem olarak adlandırılmasının sebebi, kendisinden sonra büyük bir depremin meydana gelmesidir. Ana depremden sonra kayaçların yerlerine oturması sürecinde oluşan ve ana depremin büyüklüğünü geçmeyen sarsıntılara artçı depremler denir. Artçı depremlerin belirli bir süresi yoktur. Bir ay ya da bir yıl süresince zaman zaman tekrarlayabilir. Depremlere sebep olan levha hareketleri, volkanik püskürmeler gibi olayların yer kabuğu üzerinde nerelerde olduğu bilinmektedir. Bu olayların gerçekleştiği ve fayların çok olduğu bölgelere deprem bölgesi denir.

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
30 Haziran 2018 Cumartesi