Kabileden Devlete 9. Sınıf


Kategoriler: 9. Sınıf Tarih, İnsanlığın İlk Dönemleri, Tarih

İlk insanlar avcılık ve toplayıcılıkla hayatlarını devam ettirdikleri için besinin peşinden gidiyorlardı. Aralarında belli bir siyasi organizasyon yoktu. Tarım ve ticaret faaliyetlerinin başlaması ile insanlar yerleşik yaşama geçmeye ve toplu yerleşim yerleri kurmaya başladılar.

Bu durum;



  • İnsanlar arasında ilişkilerin gelişmesine,
  • Mülkiyet anlayışının oluşmasına,
  • Sosyal kuralların ortaya çıkmasına,
  • Güvenlik unsurunun önem kazanmasına

neden oldu.

Toplumsal hayatın gelişmesi ile düzeni korumak ve güvenliği sağlamak için ilk siyasi organizasyonlar oluşmaya başladı.

İlk Devletlerde Gücün Meşruiyet Kaynağı

Tarih boyunca yönetimi ele geçiren kişi veya gruplar yönetme hakkını meşru hâle getirmek ve halkın desteğini almak için belli bir güce dayanma ihtiyacı hissetmişlerdir. Bazı yöneticiler doğrudan tanrısal güç olduklarını iddia ederken bazıları tanrının vekili veya özel görevlisi olduklarını iddia etmişlerdir. Bazı toplumlarda ise halkın seçimine başvurulmuş, seçimle belirlenen kişi veya grup ülkeyi yönetmiştir.



İlk Siyasi Organizasyon Türleri

İlk Devletlerde Askerî, Ekonomik ve Sosyal Yaşam

İlk Çağ toplumlarında askerî, ekonomik ve sosyal düzenin oluşmasında coğrafi koşullar, ekonomik faaliyetler ve dinî inanışlar etkili olmuştur.

Mezopotamya

Anadolu

Ege ve Yunanistan



İskender İmparatorluğu

Roma İmparatorluğu

Mısır

  • İlk tarım toplumları ekonomik ve sosyal organizasyonun temel birimi 10-50 aileden oluşan topluluklardı. Zamanla hayat standartları iyileşen bu topluluklar büyüyerek kabile konfederasyonlarını oluşturdu. Bu konfederasyonlar şehir devletlerine dönüştü. Mısır'da "nom", Sümerlerde "site", İyon, Dor ve Yunanlılarda "polis" denilen şehir devletleri kuruldu.

  • İlk Çağ'da Fenike, İyon ve Asur medeniyetleri ele geçirdikleri yerleri kendilerine bağlayarak ticari faaliyetlerde kullanmışlar, böylece kolonicilik anlayışı gelişmiştir. Kara koloniciliğinde ilerleyen Asurlular, Sümerlerden öğrendikleri yazıyı Anadolu'ya getirerek burada tarih çağlarının başlamasını sağlamıştır.
  • İlk Çağ'da bazı güçlü krallar farklı milletleri yönetim altına alarak imparatorluklar kurmuşlardır. Bazı imparatorluklar ele geçirdikleri bölgelerdeki kültürleri dışlamayıp oradaki insanları devlet sistemi içerisinde kullanmıştır. "Kuşatıcı imparatorluklar" olarak adlandırılan bu imparatorluklara Hititler iyi bir örnektir.

  • İlk Çağ'da yaşayan medeniyetlerin çoğu monarşiyle yönetiliyordu. Yönetim anlayışlarında krallar güçlerini dinden almaktaydı. Yani güçlerinin meşruiyet kaynağı tanrısaldı. İlk Çağ'da krallar hakimiyetlerini pekiştirmek için kendilerini tanrılarla bağlantılandırmışlardır. Hititlerde, kralların gücünü tanrıdan aldığına inanılır ve emirleri tanrının emriymiş gibi görülürdü. Bu yüzden Hitit yönetimi teokratik bir monarşi olarak ifade edilebilir.

  • Sümerlerde yönetici olan "Ensi"ler yani rahip krallar; baş yargıç, baş komutan ve baş rahipti. Tanrılara adanmış "ziggurat" denilen tapınaklar inşa etmişlerdi. Asur, Babil, Elam ve Perşlerde de rahip kral anlayışı vardı. Pers Kralı Kiros, Babil'i fethettiği zaman kendisini Babil'in Tanrısı Marduk'un varisi ilan ederek halkın saygısını ve bağlılığını kazanmaya çalışmıştı. Mısır'da insan şeklinde tanrı sayılan firavunlar; toprakların, malların ve insanların sahibi olarak görülmüş, tanrı kral olarak kabul edilmiştir.

  • Yunan şehir devletlerinde kralın yetkileri soyululardan oluşan meclis tarafından sınırlandırılmıştır. Zamanla soyluların etkinliklerinin artması Arist0krasi'nin ortaya çıkmasına neden olmuştur.
  • Hititlerde kralın yanında Pankuş denilen bir meclis vardı. Kral bu meclise danışırdı. Tavananna denilen kraliçe de yönetimde söz sahibiydi.
  • Persler; İran, Anadolu, Mezopotamya, Mısır ve Yunanistan'ın bir kısmını içine alan büyük imparatorluklarını yönetmek için Satraplık denilen eyaletler oluşturmuşlardı.
  • Tapınaklarını depo olarak da kullanan Sümerler, ürünlerini kayıt altına almak için kullandıkları semboller sayesinde çivi yazısını icat ettiler.
  • Mısır'da Nil Nehri etrafında verimli ovaların bulunması geçim kaynağının tarım olmasını sağlamıştır. Ticaretin firavunun denetiminde olması Mısır'da zengin bir tüccar sınıfının doğmasını engellemiştir. Nil Nehri'nin taşması sonucu sınırları birbirine karışan tarlaları ayırmak için geometri ilmi gelişmiş, bu taşkınların zamanını belirlemek için güneş yılı hesaplanmıştır. Ölümden sonraki hayata inandıkları için ölülerini mumyalamışlar, böylece anatomi, tıp ve eczacılık gelişmiştir. Firavunlar için piramit denilen anıt mezarlar mimarinin gelişmesine neden olmuştur.
  • Mısır ile Hititler arasında Kuzey Suriye topraklarına hakim olmak için Kadeş Savaşı (MÖ 1296) meydana gelmiş, tarafların birbirlerine üstünlük sağlayamaması üzerine Kadeş Antlaşması (MÖ 1280) imzalanmıştır. Bu antlaşma tarihte bilinen ilk yazılı antlaşmadır.

Urartular tarım alanlarının sınırlı olması nedeniyle hayvancılık ve madencilikle uğraşmışlardır.

Batı Anadolu'da Lidyalılar, Kral Yolu'nu kullanarak ticarette gelişmiştir. Friglerde ise tarım ve hayvancılık önemli geçim kaynağıdır. Friglerde tarım, hukukun şekillenmesinde önemli rol oynamıştır. Tapates denilen halılar, Friglerin dokumacılık alanında geliştiğini gösterir.

  • Fenikeliler Akdeniz'in ilk deniz tüccarlarıydı. Fenikelilerin ticari faaliyetleri, çivi yazısı ve hiyeroglifin yerine alfabeyi geliştirmelerini sağladı.
  • Ülke dağlık olduğu için tarımla yeterince uğraşamayan Yunanlılar, deniz ticareti ile geçimlerini sağlardı.
Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
20 Haziran 2020 Cumartesi