John Locke

John Locke

Locke, insan aklında doğuştan hiçbir bilginin bulunmadığını öne sürer. Ona göre zihin, başlangıçta boş bir levha (Tabula Rasa) gibidir. Bütün bilgilerimizin ve fikirlerimizin kaynağı deney ya da gözlemdir. Gözlem iki şekilde olmaktadır:



1- Dışa ait gözlemler: Bunlar duyu organlarımız aracılığı ile sağlanır. Örneğin; duyumlar, görme, işitme, dokunma, koklama, tatma vb.
2- İçimizde kendi varlığımızda meydana gelen olayların gözlenmesi: Bu da düşünce ile sağlanır. Locke’a göre, bütün bilgilerimiz, eşya ve olaylar hakkındaki fikirlerimiz bu iki kanalla meydana gelir. Düşünme tamamıyla duyuma bağlıdır. Biz istesek de istemesek de duyu organlarımıza gelen varlıkların duyumları zihne girer.

 

Örnek: Bilim tarihine adını yazdıran herkes bu yapıyı yükselten yeni bir basamak koymuştur; kimisi bir tane, kimisi daha çok, fakat her bilim adamı gitmek istediği yere ulaşmak için daha önceki basamakları tırmanmalıdır. Newton'un dediği gibi, “Her büyük bilim adamı diğerlerinin omuzlarında yükselmiştir." Bu parçada, bilimsel bilginin hangi özelliğine değinilmiştir? Örnek: Yaşadığımız evrende öğrendiklerimizi bir sonraki kuşağa aktarabilme yetisi sadece biz insanlara verilmiştir. Böyle bir yetiye sahip olmadığımızı bir düşünsenize! Bundan dolayı bilimsel bilgiye dayanarak artık doğa olaylarına ilişkin tahminde bulunabiliyoruz. Yukarıdaki paragrafta bilimsel bilginin hangi özelliği vurgulanmıştır?
Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
30 Haziran 2018 Cumartesi