David Hume

David Hume

Hume, Locke’un empirizmini şüpheciliğe kadar götürür. Düşüncelerimizin, tasavvurlarımızın kaynağının ne olduğu sorusuna verdiği yanıtla Locke’un tasavvurların kaynağı olarak gösterdiği iç ve dış deney düşüncesini reddeder. Hume, bütün tasavvurlarımızı ikiye ayırır:
a- İzlenimler
b- Düşünceler (tasavvurlar)



İzlenimler denince işitirken, görürken, sever ya da nefret ederken duyduğumuz canlı İzlenimleri, duyumları kasteder. Düşünceler deyince ise bu canlı izlenimlerin ve duyumların canlılığını kaybetmiş kopyalarını, yani hatırlama ve hayal gücü tasavvurlarını anlar. O halde, bütün tasavvurlarımız izlenimlere dayanır.

Hume, bilimin en temel ilkesi olan nedensellik ilkesine de eleştiri getirir. Hume’a göre, bizde bir nedensellik tasavvuru var ama bu tasavvuru kendisine geri götürebileceğimiz bir nedensellik izlenimi yoktur. O halde nasıl oluyor da bizde böyle bir tasavvur meydana geliyor? Olaylara baktığımız zaman gördüğümüz sadece bir A olayını B olayının izlemesidir. Bu A olayını B olayının izlemesi pek çok kere tekrarlanır ve bizde bir alışkanlık duygusu oluşur. Ne zaman bir A olayı görsek, burada hemen B olayını hatırlarız. Çünkü A ve B olayları arasında bizde bir çağrışım meydana gelmiştir. O halde nedensellik, bir çağrışım ilgisidir, subjektif ilgidir. Yani biz A olayını B olayının izlediğine inanabiliriz. Ama A olayı ile B olayı arasında bir nedensellik yoktur.

Hume, bu nedensellik ilkesine yaptığı eleştiri ile Kant’ı önemli ölçüde etkilemiş ve Kant’ın deyimiyle onu dogmatik uykusundan uyandırmıştır.



Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
30 Haziran 2018 Cumartesi
bayan escort bursa escort beylikdüzü bayanlar bursa escort bayanlar escort istanbul bayanlar escort istanbul bayanlar kayseri escort bayanlar samsun escort bayanlar mersin escort bayanlar bayan bursa escort kocaeli escort bayan ataşehir escort bayanlar istanbul escort bayanlar