Anaxagoras Varlık Felsefesi

Anaxagoras: Anaxagoras, Empedoklesin görüşlerini geliştirir. Varlık, nitelik bakımından birbirinden farklı parçacıklardan oluşur. Dış dünyada ne kadar çeşitlilik varsa, nitelikçe birbirinden ayrılan o kadar ana madde vardır. Anaxagoras, bu ana maddelere tohum (spermata) adını verir. Gözlediğimiz oluşmayla yok olma, bu ana maddelerin birleşmesi ve dağılmasıdır. Yoksa ne bir şeyin oluşması ne de yok olması söz konusu değildir. Duyumlarımız bu konuda yanılsa bile, onlar bilgilerimizin çıkış noktası olarak alınmalıdır.



Evreni kuran bu ana unsurların hareketi nasıl oluyor? “Nous” (akıl, ruh) aracılığıyla oluyor. “Nous”, evrene hükmeden kuvvettir. Evrendeki ilk hareketi sağlayan akıldır. O, bütün nesnelerin en temizi, en nicesidir, sınırsızdır ve hiçbir nesneyle karışmamıştır. Evrendeki ilk hareketi sağlayan “Nous”tur. Bu oluş sonra yine “Nous”un istediği bir yolda, mekanik bir şekilde (çarpma ve basınçlarla) gelişmiştir. Başlangıçta kaos hâlinde bulunan anamaddeler böylece bir düzene girmiştir. Kaos, evrenin düzene girmeden önceki uyumsuz ve karışık durumudur. Böylece var olan nesneler ya birleşip karışır ya da ayrılırlar.

Daha önce evrenin oluşması hep kör, mekanik kuvvetlerle açıklanmışken, Anaxagoras bu oluşu sağlayan kuvvetin bilinçli, amacı bulunan bir ilke olduğunu tasarlamıştır. Evrenin bir amaca göre kurulup işlediğini savunan görüşe teleolojik görüş denir. Bu görüşü felsefeye ilk getiren düşünür Anaxagoras’tır. Plüralist yaklaşımın son temsilcileri atomculuğu kurmuş olan Leukippos ve Demokritostur. Eserlerinin birbirine karıştığı bu iki düşünür, birlik ile çokluk arasındaki ilişki üzerinde dolayısıyla “neyin gerçekten varolduğu” problemi üzerinde durmuşlardır. Onlara göre doğada var olan tüm nesneler maddenin bölünemez parçacıkları olan atomlardan meydana gelmiştir. Bu nedenle doğada gördüğümüz sayılamayacak derecedeki çokluk, son çözümlemede atomlara yani maddeye indirgenebilir. Öyleyse, gerçekten varolan atomlar ya da madde olup, dış dünyadaki çokluk görünüşten başka bir şey değildir. Atomlar bölünemez ve parçalanamazlar. Nitelik bakımından birbirlerinin aynı olan atomlar şekil ve büyüklük bakımından ayrılırlar. Birbirlerinden arasındaki boşluklarla ayrılan atomlar, tıpkı harflerin sözcükleri, cümleleri ve bir bütün olarak yazıyı meydana getirmesi gibi gerçekliği meydana getirirler. Atomları bir araya getiren güç, onların özünde varolan harekettir.

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
30 Haziran 2018 Cumartesi