Osmanlı Devletinin Son Dönemlerinde Ekonomik Hayat 11. Sınıf


Kategoriler: 11. Sınıf Tarih, Sermaye ve Emek 11. Sınıf, Tarih

Dış Borçlar ve Düyun-u Umumiye

  • Osmanlı Devleti’nin ekonomisi XVII. Yüzyıldan itibaren açık vermeye başladı. Osmanlı Devleti tağşiş uygulamasına geçti yani paranın ayarını düşürerek gümüş paranın içerisindeki bakır madeni seviyesini arttırarak bir tepki verdi. Fakat bu da özellikle İstanbul İsyanları’na neden oldu. Bunun üzerine devlet iç borçlanmaya gitti.
  • Esham Senetleri adı altında Galata Bankerleri’nden borç aldı. Abdülmecit Dönemi’nde kaime adı verilen kağıt para basmaya başladı.
  • Altın rezervleri yeterli olmamasına rağmen sürekli para basılması paranın alım gücünü düşürdü bu da enflasyonu doğurdu. 1853’te Sinop’ta Osmanlı Donanmasının yakılması artık çok daha kalıcı ve büyük bir çareyi gündeme getirdi o da dış borç alınmasıydı. Gerçi I. Abdülhamit Dönemi’nde Hollanda’dan borç alınması gündeme gelmiş fakat borca karşılık gösterilebilecek bir güvence bulunamamıştı.
  • Abdülmecit Dönemi’nde 1854’te İngiltere’den 5 milyon sterlin borç alındı. Yalnız bu borcun Osmanlı hazinesine doğrudan katkısı 2.5 milyon seviyesinde oldu. Tabi bu da beraberinde oldukça çetin tartışma ve eleştiriler ortaya çıktı. Osmanlı Devleti bu borca karşılık teminat olarak Mısır vergisinin bir kısmını gösterdi.
  • 1855’te Mısır vergisinin geri kısmı ve bazı limanların gelirleri teminat gösterilerek 5 milyon sterlin daha borç alındı. 1875’e dek 209 milyon sterlin borç alındı. Ama Osmanlı kasasına 120 milyon sterlinden fazlası girmedi. 1879’a dek farklı zamanlarda 17 kez dış borç alındı. 1875’te Ramazan Kararnamesi ile Osmanlı Devleti dış borçların faizlerinin yarısını ödeyebileceğini ilan etti. Bu ilan ciddi tepkilere yol açtı. Sonuçta 1881 ‘de uzlaşmaya varılarak damga, içki, balık, tuz, tütün ve ipekten alınan vergiler borçlar bitinceye dek alacaklılara tahsis edildi. Bunun üzerine alacaklı devletler 1882’de İstanbul’da İstanbul Lisesi binasını Duyun-u Umumiye yani Genel Borçlar İdaresi olarak kullanmaya başladılar.
  • Osmanlı Devleti 1886’dan 1908’e kadar Duyun-u Umumiye ile 14 borç antlaşması yaptı. 1908’den 1914’e kadar hızlı bir borçlanma oldu. Alınan borçlar ağırlıklı olarak demir yolu yapımında kullanıldı. Duyun-u Umumiye idaresi Lozan Konferansı’nda borçların yapılandırılması ile dağıtıldı. TBMM Osmanlı’dan kalan 159 milyon altın borcun yalnızca misakımilli payına düşen 110 milyon altınlık kısmını ödemeyi taahhüt etti. Kalan borç son dönemde Osmanlı’dan ayrılan devletlere dağıtıldı. Borcun ödenmesinde aksaklıklar yaşandı. 1929 Dünya Ekonomik Bunalımından dolayı bazı taksitler ödenemedi. Hoover Moratoryumu çerçevesinde dış borç tekrar yapılandırıldı. Son taksit Demokrat Parti Dönemi’nde 1954’te ödendi.

İttihat ve Terakki’nin Millî İktisat Politikası

  • Osmanlı Devleti’nin son dönemi savaşlar, kayıplar ve yokluklar içinde geçti. Trablusgarp Savaşı’nı sür rürken Balkan Savaşları başladı.
  • Trablusgarp’ı gözden çıkardı fakat Balkan Savaşlarında beklediği başarıyı sağlayamadı. Yaralarını henüz sarmadan 4 yıl sürecek olan büyük ve kanlı bir savaşın içinde buldu kendini. Bu yokluk döneminde bazı kimselerin karaborsacılık yapmaları üzerine İttihatçı yönetim doğrudan ekonomiye müdahale etmek zorunda kaldı.
  • 1915’te Anadolu Milli Mahsulat Anonim Şirketi kuruldu. Tarım ürünlerinin stoklanması ve yüksek fiyattan satılmasının önüne geçilmeye çalışıldı.
  • 1916’da Milli Ekmekçiler Anonim Şirketi gibi şirketler kurularak halkın temel ihtiyaçları karşılanmaya çalışıldı.
  • 1917’de İtibar-ı Milli Bankası kuruldu. Bu bankaya Osmanlı tebaası olmayan kimseyi hissedar olarak almadılar. 1918’de Milli İktisat Bankası kuruldu. Bu bankalara geniş yetkiler tanındı. Sanayi, ticaret, tarım alanlarında yerli ekonomistlerin desteklenmesi amaçlandı. Bu bankaların Anadolu’da şubeleri açıldı. Büyük bir sermaye elde edilmiş oldu.
  • Bankacılığın yanında kooperatifçilik de gelişti. Kara Kemal Bey’in gayretleriyle birçok kooperatif kurularak halka temel gıdalar uygun fiyatlara satılıyordu. İttihat ve Terakki Cemiyeti Osmanlı piyasasındaki yabancı tüccarların hakimiyetini kırmak istiyordu. Bu noktada önce askerlere sonra memurlara sonra da esnafa dayanarak çözüm üretmeye çalışmışlardır. Yaptıkları çalışmalarla yeni Türk Devleti’ne küçümsenmeyecek bir miras bıraktılar.
  • Fakat ittihatçılar 1918’de I. Dünya Savaşı’nın kaybedilmesinin baş sorumlusu görüldüklerinden gözden düştüler. Bazı ileri gelen ittihatçılar tutuklandı. Bazıları yurt dışına kaçtılar. Milli İktisat politikasının mimarı Kara Kemal Bey’de tutuklandı.




Liselere Giriş Sınavı (LGS)
6 Haziran 2021 Pazar

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
19 Haziran 2021 Cumartesi

Alan Yeterlilik Sınavı (AYT)
20 Haziran 2021 Pazar