SU VE HAYAT

Dünya’da canlılığın var olması ve devamlılığının olmasını sağlayan en önemli maddelerden biri sudur. Hidrojen (H) ve Oksijen (O) atomlarından oluşan ve H2O formülü ile gösterilen su moleküler yapılı olup, renksiz, kokusuz ve tatsız bir bileşiktir.

Su molekülleri polar yapılı olmaları sebebiyle molekülleri arası çekim kuvvetleri etkindir. Etkin olan bu çekim kuvvetleri sonucu su damla dediğimiz görüntüsünü yüzey gerilimi özelliği ile canlıların yüzeyindeki hareket edebilirliğini, kılcallık etkisi özelliği ile bitkilerdeki iletim özelliklerini kazanmıştır. Su insan yaşamı içinde oksijenden sonra gelen en önemli maddedir. İnsan besin olmadan haftalarca yaşayabilmesine karşın, susuz ancak bir iki gün yaşayabilir. İnsanın vücudundaki su oranı yaş ve cinsiyete bağlı olarak %42 ile %80 arası değişkenlik göstermektedir.

İnsan vücudunda suyun besinlerin sindirimi, emilimi, taşınması, vücut ısısının denetimi, eklem kayganlığının sağlanması gibi temel görevleri vardır. Ayrıca insan vücudunda suyun %10’dan daha fazla azalması hayati tehlike içermektedir. Su sadece insanlar için değil bitki ve hayvanlar içinde önemlidir. susuz kalan hayvan ve bitkiler de insanlar gibi ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalabilirler. Dünyanın %70’i sular ile kaplıdır. Dünya’daki bu suları okyanuslar, denizler, akarsular, buzullar ve yer altı suları oluşturmaktadır.



Su Döngüsü: Deniz, göl, akarsular ve yer üstü suları güneş ışınlarının etkisiyle buharlaşır ve atmosferde su buharı olarak yükselir. Atmosferde yükselen su buharı soğuk hava ile karşılaşarak su zerrecikleri ile bulutları oluştururlar. Atmosferde oluşan bulutlar rüzgar yardımı ile çeşitli bölgelere taşınırlar. Bulutların yer değişimleri sırasında karşılaşılan soğuk hava ile daha da yoğunlaşan sular yağmur, dolu veya kar şeklinde yeryüzüne iner. Yağışlar ile yeryüzüne inen su bütün tatlı su kaynaklarını besler ve kaynakların devamlılığını sağlayarak su döngüsü tamamlanır.

Hava Kirliliği

Hava kirliliği, atmosferde bulunan toz, duman, kirli su buharı, zehirli gazlar ve paıtiküllerin canlı sağlığını olumsuz yönde etkileyecek oranda artması olarak tanımlanır. Hava kirliliğinin başlıca etkenleri endüstride fosil yakıt kullanımı sonucu oluşan gazlardır. Bu gazlar içerisinde ise en tehlikeli ve zararlıları azot oksitler (NOx), kükürt oksitler (SOx) ve karbonmonoksit (CO) olarak söylenebilir.

Azot oksitler: Fosil yakıt kullanımlarında, asit üre- timlerinde, patlayıcı madde üretimlerinde, bazı boya madde üretiminde, organik ve inorganik gübre üretiminde ve endüstriyel kimya sanayinde açığa çıkan Azot monoksit (NO), Azot dioksit (NO2), Diazot monoksit (N20) gibi gazlardır. Bu gazlardan özellikle NO2 (azotdioksit) nin kuvvetli zehirleyici etkisi vardır. Ayrıca azot oksitler havada su bu- harı ile etkileşerek asit oluşturur ve yeryüzüne asit yağmurları olarak inerler.



Kükürt oksitler: Fosil yakıt kullanımlarında, asit üretiminde, soda ve selüloz üretiminde, Kurşun (Pb), Çinko (Zn) ve Bakır (Cu) gibi metallerin üretiminde açığa çıkan kükürt dioksit (SO2), Kükürt trioksit (S03) gibi gazlardır. Havadaki bu gazlar solunum yolu rahatsızlıklarına ve astıma neden olurlar. Ayrıca havadaki su buharı ile etkileşerek asit oluşturur ve yeryüzüne asit yağmuru olarak inerler.

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
30 Haziran 2018 Cumartesi