Solunum Sistemi 11. sınıf biyoloji


Kategoriler: 11. Sınıf Biyoloji, Biyoloji, İnsan Fizyolojisi

Canlıların tümü yaşamını devam ettirebilmek için enerjiye ihtiyaç duyar. Hücrelerde bu enerji(ATP) genellikle oksijenli solunumla elde edilir. Bu olaya hücresel solunum adı verilir. Canlılarda solunum sırasında ortamdan oksijenin alınıp, metabolizma sonucu oluşan karbondioksitin dışarı verilmesine dış solunum denir, Canlılarda dış solunumu sağlayan yapılar, canlıların yaşadıkları ortama ve canlının ihtiyaçlarına göre farklılık gösterir.

Solunum Sistemi Organları

İnsanda solunum sistemini oluşturan yapılar sırasıyla; burun, yutak, gırtlak, soluk borusu(trake) ve akciğerlerdir.



  • Burun, solunum sisteminin başlangıç kısmıdır. Soluma ile buruna giren hava mukus ile nemlendirilir, kılcal damarlar sayesinde ısıtılır. İçerdiği mukus ve kıllar, toz ile mikroorganizmaların tutulmasını sağlar.
  • Yutak, ağız ve burun boşluğunun birleştiği kısımdır. Yutakta mikropların çoğalarak iltihap oluşturmasına faranjit adı verilir.
  • Gırtlak, soluk borusunun başlangıç kısmıdır. Ağız boşluğunda, yutağın yanında yer alır. Yutma sırasında refleks olarak soluk borusu kapatılarak lokmanın bu bölgeye gidişi önlenir. Gırtlak ses tellerini içerir ve ses tellerinin titreşmesi ile konuşma sağlanır.
  • Soluk borusu, esneme özelliğinde olan kıkırdaktan yapılmıştır ve içerdiği C şeklindeki kıkırdak halkalar ile açık kalması sağlanır. Dıştan içe doğru soluk borusunda bağ doku, kıkırdak doku ve epitel doku yer alır.

Epitel dokun içerisine gömülmüş mukus üreten goblet hücreleri ve siller sayesinde dış ortamdan gelen havanın toz ve mikropları tutulmuş olur.

Soluk borusu akciğerlere girmeden bronş adı verilen iki kola ayrılırken, bronşlarda akciğerlere girdikten sonra bronşçuklara (bronşiol) ayrılır. Bronşların iltihaplanması bronşit hastalığına neden olur. Bronşçukların uç kısmında çok sayıda gaz değişimini sağlayan alveoller bulunur.

Bilgi: Sempatik sinirler bronş ve bronşçukları genişIetirken, parasempatik sinirler daraltır.

  • Akciğerler, göğüs boşluğunda, diyafram kasının üzerinde sağda ve solda olmak üzere bir çifttir. Sol akciğer iki bölmeli, sağ akciğer üç bölmelidir. Sol akciğerin sağ akciğere göre daha küçük olmasının sebebi alt kısmında kalp bulunmasıdır.

Akciğerler bağ dokudan oluşan pleura adlı iki katlı zarla örtülüdür. Bu iki zar arasında bir miktar sıvı (pleura sıvısı) ve hava bulunur. Pleura sıvısı sayesinde kaburgaların akciğere zarar vermesi önlenir.

Diyafram göğüs boşluğu ile karın boşluğunu birbirinden ayıran çizgili kas yapısındaki bir tabakadır. Akciğerlerde gaz değişimi bronşçukların uç kısmındaki alveollerde gerçekleşir. İç yüzeyi nemli olan alveollerin dış yüzeyi kılcal damar ağları ile sarılmıştır. Alveol ile kılcal damar arasındaki gaz değişimi difüzyon ile sağlanır.

Bilgi: Alveollerin salgıladığı surfaktanüipoprotein yapılı) alveol yüzeyinde ince bir tabaka oluşturur ve alveolün yüzey gerilimini düşürür. Yüzey geriliminin düşmesi su kaybını önler, gaz değişimini kolaylaştırır.



Soluk Alıp Verme Mekanizması

Akciğerlerin hava ile dolup boşalması olayına soluk alıp verme denir. Soluk alıp verme sırasında göğüs boşluğunun genişlemesi ve daralması sayesinde hava akciğerlere dolar ve boşalır.

Soluk alma sırasında gerçekleşe olaylar şunlardır:

  • Göğüs boşluğunu karın boşluğundan ayıran diyafram kası ve kaburgalar arası kaslar kasılır.
  • Diyafram kası düzleşir ve kaburgaların uçları yukarı kalkar.
  • Göğüs boşluğu büyür, akciğer hacmi artar ve akciğer iç basıncı düşer.
  • Atmosfer basıncı, akciğer basıncında büyük olduğu için hava akciğere dolar.

Soluk verme sırasında gerçekleşen olaylar şunlardır:

  • Diyafram kası ve kaburgalar arası kaslar gevşer. Diyafram kubbeleşir, kaburgalar aşağı doğru iner.
  • Göğüs boşluğunun ve akciğerlerin hacmi azalır, akciğer iç basınç artar.
  • Akciğer iç basıncı, atmosfer basıncından daha büyük olduğundan hava dışarı verilir.

Bilgi: Soluk alma olayında enerji harcanırken soluk verme pasif olarak gerçekleştiğinden enerji harcanmaz. Soluk verme olayında; göğüs boşluğu hacminin azalması ve akciğerlerin geri yaylanma basıncı(pleura sıvısının oluşturduğu yüzey geriliminden ve akciğerlerdeki elastik liflerden kaynaklanır) etkilidir.

Solunum Gazlarının Taşınması

İnsanda solunum gazları, alyuvarlarda bulunan ve kana kırmızı rengi veren hemoglobin tarafından taşınır. Hemoglobin, oksijen ve karbondioksit ile kolayca birleşip ayrılabildiğinden kanın solunum gazlarını tutma ve taşıma kapasitesini artırır. Memelilerde olgun alyuvarların çekirdek ve bazı organelleri olmadığından çok sayıda hemoglobin taşırlar. Hemoglobin protein yapılı olup demir atomu içerir.

Oksijenin Taşınması



Oksijenin %98′ i alyuvarlarda hemoglobin ile, %2′ si ise kan plazması ile taşınır. Soluk alma ile akciğerlere dolan havadaki O2 alveollerden bunların etrafındaki kılcal damarlara geçerek hemoglobine bağlanır. Akciğer toplardamarı ile O2 taşıyan kan kalbin sol kulakçığına, buradan da sol karıncığa geçer. Aort ve diğer atardamarlar (akciğer atardamarı hariç) yoluyla vücut hücrelerine ulaştırılır.

Karbondioksitin Taşınması

Hücrelerde oluşan karbondioksit önce doku sıvısına sonra doku kılcallarına geçer. Kanda karbondioksit; plazmada çözünerek, hemoglobine bağlanarak ve bikarbonat şeklinde taşınır.

  • Plazmada çözünme: Karbondioksitin yaklaşık % 7 si kanın plazma kısmında çözünerek taşınır.
  • Hemoglobine bağlanma: Karbondioksitin % 23’i] alyuvar içerisinde hemoglobine bağlanır ve karbominohemoglobin şeklinde akciğer kılcallarına kadar taşınır.

  • Bikarbonat şeklinde: Karbondioksitin % 70’i alyuvarlarda bikarbonat iyonları şeklinde taşınır.

Soluk Alışverişinin Düzenlenmesi



Solunum Sistemi Rahatsızlıkları

Solunum Sistemi 1 Hocalara Geldik

Solunum Sistemi 2 Hocalara Geldik

Solunum Sistemi İsabet Akademi

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
20 Haziran 2020 Cumartesi