Nazım ve Şiir Türleri AYT


Kategoriler: Türk Dili ve Edebiyatı

I. NAZIM TÜRLERİ

Şiirlerin içerikleri, işledikleri konular ve temaları bakımından sınıflandırılmasıyla ortaya çıkan türlere verilen isimdir.



Divan edebiyatında tevhit, münacat, naat, mersiye, methiye, hicviye; âşık edebiyatında güzelleme, taşlama, koçaklama, ağıt; tekke edebiyatında ilahi, nefes, nutuk, devriye, şathiye öne çıkan nazım türleridir.

II. ŞİİR TÜRLERİ

a) Epik Şiir (Destansı Şiir)

Konusu yiğitlik savas, kahramanlık olan veya tarihî bir olayı işleyen şiirlerdir.



Epik şiirlerde coşkulu bir anlatım vardır.

Epik, “destan niteliğinde olan, destansal” demektir.

Epik şiir için hamasî şiir, destanî şiir ve kahramanlık şiiri terimleri de kullanılmıştır.

Destanlar, epik şiirin en önemli ürünüdür.

Divan edebiyatında kasideler, halk edebiyatında özellikle koçaklama nazım türü epik özellikler gösterir.

Halk şiirinde Köroğlu ve Dadaloğlu; yeni Türk şiirinde ise Fazıl Hüsnü Dağlarca, Mehmet Akif, Nazım Hikmet epik şiirin önemli temsilcileridir.



Bizdik o hücumun bütün aşkıyla kanatlı;
Bizdik o sabah ilk atılan safta yüz atlı.
Uçtuk Mohaç ufkunda görünmek hevesiyle,
Canlandı o meşhur ova at kişnemesiyle. (Yahya Kemal)

b) Lirik şiir

İçten gelen heyecanları coşkulu bir dille anlatan duygusal şiir türüdür.

Eski Yunan edebiyatında ozanlar şiirlerini “lyra” (lir) denen telli bir sazla söyledikleri için bu tür şiirlere lirik şiir denmiştir.

Lirik şiir için Tanzimat Dönemi’nden sonra Türkçede rebabi (rebab: kemençeye benzer bir çeşit telli saz) terimi de kullanılmıştır.

Lirik şiirde toplumsal mutluluk ya da felaketlerden duyulan sevinç ya da acı gibi ortak duygular; aşk, özlem, ölüm, ayrılık gibi bireysel duygular anlatılır.

Akıldan çok düş gücüne, düşünceden çok duyguya dayanır.



Divan edebiyatındaki gazeller, şarkılar, murabbaiar; halk edebiyatında güzelleme nazım türündeki koşmalar, semailer lirik şiire girer.

Yeni Türk edebiyatında lirik şiirler türlü biçimlerle yazılmıştır.

Lirik şiirin ilk büyük temsilcisi Yunan kadın şair Sappho’dur. Batı edebiyatında Petrarca, Ronsard, Victor Hugo, Musset, Lamartine; divan edebiyatında Fuzuli, Nedim; halk edebiyatında Karacaoğlan, Yunus Emre; Batı etkisindeki Türk edebiyatında Faruk Nafiz, Yahya Kemal, Cahit Sıtkı, Nazım Hikmet, Ahmet Haşim lirik şiirin temsilcileridir.

Zülfünün yay gibi kuvvetli çelik tellerine
Takılan gönlüm asırlarca peşinden gidecek.
Sen bir ahu gibi dağdan dağa kaçsan da yine
Seni aşkım canavarlar gibi takip edecek!.. (Faruk Nafiz Çamlıbel)

Eleji: Aşkın ve mukaddes bir sevginin uyandırdığı acıklı duyguları anlatan lirik manzumelere verilen addır. Batı edebiyatında görülür. Edebiyatımızdaki mersiyeye benzer.

c) Pastoral Şiir

Pastoral kelimesi “çobanlara ilişkin” demektir.

TDK, pastoral kelimesi için “çobanlama” kelimesini kullanmaktadır.



Doğa, kır ve çoban yaşamını anlatan, doğa güzelliklerini ve bunlara duyulan özlemleri dile getiren şiirlerdir.

Sakin, temiz ve masum kır hayatının tadını duyurmak amacı güdülür.

Pastoral şiirler, her türlü süsten, sözcük oyunlarından, gösteriş ve yapmacıktan uzak, sade, yalın bir üslupla yazılır.

Pastoral şiirin “idil” ve “eglog” olmak üzere iki türü vardır:

1. Grekçede “küçük tablo” anlamına gelen idil karşısındaki duygulanmasını anlatır. Bir kişinin adı verilen şiirler, şairin doğa ağzından yazılıp kır hayatının güzelliğini ve çobanıl aşkı anlatan kısa şiirlerdir.

2. Birkaç çobanın aşk, kır hayatı vb. üzerine karşılıklı konuşması yoluyla yazılan şiirlere eglog adı verilir. Türk edebiyatında, bu türün örneklerine pek rastlanmaz.

Pastoral şiir türünün kurucusu Yunan edebiyatı sanatçısı Theokritos’tur. Latin edebiyatında ilk örneklerini Vergilius vermiştir.

Edebiyatımızda, pastoral şiirin Batılı anlamda ilk örneğini Abdülhak Hamit Tarhan “Sahra” adlı eseriyle vermiştir. Edebiyatımızda, Kemalettin Kamulnun “Bingöl Çobanları” ve Faruk Nafiz’in “Çoban Çeşmesi” pastoral şiirin önemli örnekleridir.



Bingöl Çobanlan’ndan

Okuma yok, yazma yok, bilmeyiz eski, yeni;
Kuzular bize söyler yılların geçtiğini.

Arzu, başlanmızdan yıldızlar gibi yüksek;
Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek.

(Kemalettin Kamu)

d) Didaktik Şiir

Didaktik sözcüğü, “öğretiyorum” anlamına gelen Grekçe didaska sözcüğünden gelir.

Bir düşünceyi aşılamak, bir bilgiyi aktarmak, belli bir konuda öğüt vermek, ahlaki bir ders çıkarmak için yazılan şiirlerdir.

Duygu yönü az olduğu için kuru bir anlatım vardır, bu şiirler akla dayanır.

“Fabl, manzum hikâye, manzum mektup” didaktik şiir kapsamındadır.

Edebiyatımızda, Yusuf Has Hacib’in “Kutadgu Bilig” adlı eseri didaktik şiirin ilk örneğidir.



Tut atalar sözünü kalbi selim ol
Gönülden gönüle yol var demişler
Gider yavuzlugun tab’ı halim 0!
Sen sirke küpüne zarar demişler

Aldanma cihanın sakın varına
Düşmeyegör onun âh u zarına
Bugünkü işini koyma yarına
Yar yıkıldığı gün tozar demişler (Levni)

e) Satirik Şiir

Kişilerin ya da toplumun kötülüklerini, kusurlarını, gülünçlüklerini iğneli ve alaylı bir dille eleştiren şiirlerdir.

Satirik şiirlerde, öğretici özellikler görüldüğünden, didaktik şiir içinde de ele alınabilir.

Satirik şiirlere halk edebiyatında “ taşlama”, divan edebiyatında hicviye”, yeni edebiyatımızda “yergi” adı verilir.

Eski Yunan edebiyatında Hesiodos “İşler ve Günler” ile “Theogania” adlı eserleriyle bu türün ilk örneklerini vermiştir. Lalin edebiyatında Lucretius, Vergilius satirik şiirin örneklerini vermiştir.

Edebiyatımızda Nefi, Seyrani, Ziya Paşa, Şair Eşref, Neyzen Tevfik, Orhan Veli bu tür şiir örnekleri vermiştir.

Neler yapmadık bu vatan için!
Kimimiz öldük,
Kimimiz nutuk söyledik. (Orhan Veli)

f) Dramatik Şiir

Manzum bir biçimde yazılmış tiyatro eserleri dramatik şiir sayılmıştır.

Eski Yunan edebiyatında oyuncuların sahnede söyleyecekleri sözler şiir haline getirilir ve oyunculara ezberletilirdi.

Dramatik şiirlerin “tregedya” ve “komedya” olmak üzere iki türü vardır. Daha sonra “dram” türü de ortaya çıkmıştır.

Batı edebiyatında Aiskhylos, Sophokles, Euripides, Corneille, Racine, Shakespeare, Aristophanes bu tünrün örneklerini vermiştir. Bizde dramatik şiir türüne pek örnek verilmemiştir çünkü bizim Batı’ya açıldığımız dönemde (Tanzimat) Batı’da bu tür şiirler yazılmıyordu; tiyatroda nesir kullanılıyordu. Edebiyatımızda, özellikle Abdülhak Hamit’in dramları dramatik şiir örnekleri sayılabilir.



MENSUR ŞİİR (MENSURE)

MANZUME VE ŞİİR

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
13 Haziran 2020 Cumartesi