Divan Edebiyatında Nazım Türleri AYT


Kategoriler: Türk Dili ve Edebiyatı

DİVAN EDEBİYATINDA NAZIM TÜRLERİ

Tevhit: Arapçada “birleme, bir kılma, birleştirme, Allah’tan başka ilah yoktur (Lailaheillallah) sözünü tekrar etme” anlamlarına gelir. Allah’ın birliğini ve yüceliğini, azamet ve kudretini anlatan şiirlerdir.



Münacat: Sözlükte “birbiriyle fısıldaşarak konuşmak” anlamına gelir. Allah’ın büyüklüğü karşısında insanın acziyetini, Allah’a yalvarışını, yakarışını demektir. Nesir biçiminde olanlara tazarruname adı verilir.

Naat: Hz. Muhammed’i övmek, ona yalvarıp şefaat dilemek ve ona duyulan sevgiyi anlatmak için yazılan eserlerdir. Genellikle kaside şeklinde yazılmıştır. Fuzuli’nin “Şu Kasidesi”, Nef’i’nin “Sözüm”, Şeyh Galip’in “Efendim” redifli kasideleri edebiyatımızda naat türün önemli örnekleridir.,

Kıyafetname: Kişilerin dış görünüşlerinden ahlak ve karakter yapıları hakkında çıkarılan yargıları konu alan eserlerdir. Türkçe kıyafetnamelerin en önemlileri Akşemsettin’in oğlu Hamdullah Hamdi’nin “Kıyafetname” adlı eseri ve Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın “Marifetname”sindeki kıyafetname bölümüdür.

Gazavatname: Din düşmanlarıyla yapılan savaşları konu alana eserlerdir. Gazavatnameler, hem tarihî hem edebî özelliğe sahiptir. Türk edebiyatında 15. yüzyılda görülmeye başlayan tür, 16. yüzyılda gelişme göstermiştir. Suzi’nin “Mihaloğlu Ali Bey Gazavatnamesi” türün önemli bir örneğidir.



Siyer: Hz. Muhammed’in hayatını ve savaşlarını konu alan eserlerdir. Erzurumlu Kadı Darir’in “Siretü’n-Nebi” adlı eseri türün ilk örneğidir.

Methiye: Bir kimseyi övmek amacıyla yazılan şiirlerdir. Kaside nazım şeklinin asıl bölümünü oluşturur. Methiyenin en güzel örneklerini Nefi yazmıştır.

Hicviye: Divan edebiyatında kaside, gazel, kıta, murabba, muhammes gibi nazım biçimleriyle yazılan ve kişilerin, olayların, toplumun aksayan yönlerinin eleştirildiği manzumelerdir. Hiciv terimi Türkçede “yergi”, Batı edebiyatında “satire” kelimesiyle karşılanmaktadır. Nefi ”Siham—ı Kaza”,  Şeyhi. “Harname”, Bağdatlı Ruhi “Terkibibent”, Kani’nin “Hirrename” adlı eserleri önemli hiciv örneğidir. Fuzuli’nin “Şikâyetname” adlı eseri nesir biçiminde hicviye örneğidir.

Mersiye: Bir kimsenin ölümü üzerine duyulan üzüntü ve acıyı anlatmak için yazılan şiirlerdir. Genellikle terciibent biçiminde yazılırlar. Taşlıcalı Yahva “Şehzade Mustafa Mersiyesi”, Baki “Kanuni Mersiyesi”, Şeyh Galip’in “Esrar Dede Mersiyesi” türün en önemli örnekleri arasındadır.

Mevlit: Edebiyatımızda Hz. Muhammed’in doğumu başta olmak üzere hayatı, mucizeleri, gazaları, ahlakı, vefatı ve hilyesini övgü ile anlatan eserlerdir. Mevlitler, genellikle mesnevi biçiminde yazılır. En önemli örneği, Süleyman Çelebi’nin “Vesiletü’n-Necat” adlı eseridir.

Hilye: Hz. Muhammed’in mübarek vasıflarını, yaratılışını ve güzelliklerini, kısmen de ahlakî özelliklerini anlatan, manzum veya mensur eserlerdir. Hilyenin ilk ve en ünlü örneği Hakanî Mehmet Bey’in 712 beyitlik “Hilye—i Hakanî”sidir.



Şehrengiz: Bir şehir ile o şehrin güzellikleri hakkında yazılan manzum eserlerdir. Şehrengizler küçük kitaplar şeklinde düzenlenen millî bir nazım türüdür. Mesihi ve Zati’nin Edirne ile ilgili yazdıkları şehrengizler Anadolu’da
türün ilk örnekleridir.

Lügaz: Edebiyatta “manzum bilmece , insan isminden başka konu edinilen şeyin çeşitli özelliklerini söyleyerek gizlemek”, “böylece gizlenen şeyin bilinmesini istemek amacıyla düzenlenen şiir” demektir. Konu edilen şeyin özelliklerini söyleyerek ne olduğunun bilinmesini istemek için düzenlenen şiirlerdir.

Muamma: Sözlükte “gizli, güç anlaşılır söz, bilmece, bir ad sorulacak şekilde düzenlenmiş manzum bilmece” anlamına gelir. Lügazın bir çeşididir. Muammalarda genelde bir kişi adı sorulur. “Bende yok sabr u sükün sende vefadan zerre / İki yoktan ne çıkar fikr edelim bir kere” beytinde Nâbî, muammaya başvurmuştur; Farsçada “yokluk” ve olumsuzluk bildiren ön ekler “na” ve “bî”dir, bunlar yan yana gelince ortaya “Nâbî” ismi çıkar.

Surname: Şehzadelerin sünnet düğünleri ile hanım sultanların doğum ve evliliklerini, şenlik ve ziyafetleri konu alan manzum ya da mensur biçimindeki eserlerdir. Sürnameler, genellikle mesnevi şeklinde yazılmıştır.

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
13 Haziran 2020 Cumartesi