Kategoriler: Atatürkçülük ve Türk İnkılabı, İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 12. Sınıf, Tarih

Hukuk ve eğitim alanlarında yapılan inkılaplar toplumsal yaşayışın düzenlenmesini de beraberinde getirmiştir. Atatürk’ün toplumsal hayatta meydana getirdiği değişim, Türk toplumunun hayatını çağdaşlaştırmaya ve millileştirmeye yöneliktir.

Şapka İnkılabı ve Kıyafette Yapılan Düzenlemeler

  • Osmanlı toplumunda bir kıyafet birliği yoktu. Halk istediği kıyafeti giyebilmekte ve bu şekilde gezebilmekteydi. Atatürk, kıyafette birliği sağlamak ve çağdaş kıyafeti halka benimsetmek için Ağustos 1925’te Kastamonu ve İnebolu’ya gezi düzenledi. Atatürk bu konudaki düşüncelerini, “Fikrimiz, zihniyetimiz tepeden tırnağa kadar medeni olacaktır.” ifadeleriyle özetlemiştir.
  • Daha sonra TBMM, 25 Kasım 1925’te Şapka Giyilmesi Hakkında Kanunu kabul etti. Kanunla bütün memurlara şapka giyme mecburiyeti getirildi.
  • 3 Aralık 1934 tarihinde çıkarılan bir kanunla da din adamlarının ibadet yerleri dışında dinî kıyafetlerle dolaşmaları yasaklandı.

Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılması

  • Tarikat merkezlerine tekke ve zaviye adı verilirdi. Tekke ve zaviyeler tarikatların dinsel tören, toplantı ve eğitim yerleriydi. Her tekke ve zaviyenin başında “şeyh” bulunurdu. Tarikat üyeleri halktan sağladıkları gelirlerle geçinirlerdi. Tekkeler zamanla gerçek amaçlarından uzaklaşarak siyasi ve ekonomik çıkar aracı hâline geldi ve toplumda her zaman muhalefeti temsil ederek yapılmak istenen yeniliklerin karşısında oldu.
  • 30 Ekim 1925’te çıkarılan bir kanunla tekke, zaviye ve türbeler kapatıldı. Büyük devlet ve din adamlarımıza ait türbelerin birer millî kültür varlığı ve tarihî miras olarak ziyaret edilmesi ise serbest bırakıldı.
  • Aynı kanunla “şeyhlik, dervişlik, dedelik, seyyitlik, falcılık, türbedarlık” gibi ayrıcalık bildiren unvanlar kaldırıldı.

Takvim, Saat ve Ölçülerde Yapılan Değişiklikler

  • Batı toplumlarına ayak uydurabilmek için değiştirilmesi gereken unsurlar arasında takvim, saat ve ölçüler de vardı. Türk toplumunda kullanılan takvim, saat ve ölçülerin Batılı ülkelerden farklı olması, çeşitli zorluklar doğurmakta ve özellikle de ticari hayatı olumsuz yönde etkilemekteydi. Bu alanda yapılan ilk değişiklik takvimde olmuştur. 26 Aralık 1925 tarihinde çıkarılan bir kanunla “Miladi takvim” kullanılması kabul edildi. 1 Ocak 1926’dan itibaren Türkiye’de miladi takvim kullanılmaya başlandı.
  • Ayrıca hafta tatili de yeniden düzenlendi ve daha önce cuma günü olan hafta tatili, pazar gününe alındı (1935). Böylece devletler arası ilişkilerde çalışma ve ticaret hayatında tatil günü farklılığının Batı dünyası ile karışıklık ve aksaklık oluşturması giderildi.
  • 1931 yılında çıkarılan bir kanunla dünyada yaygın olan kilo, metre ve litre gibi ölçü birimleri kabul edildi. Böylece iç piyasada olduğu gibi uluslararası ticari ilişkilerde de önemli kolaylıklar sağlandı. Metrik sisteme geçildi.

Soyadı Kanununun Kabulü

  • Osmanlı Devleti Dönemi’nde toplumda soyadı kullanımı yoktu. Genellikle insanlar isimlerinin sonuna babalarının isimleri de eklenerek veya doğduğu yerlerle anılırlardı. Fakat bu durum askerlikte, ekonomik ve sosyal yaşamda karışıklıklara neden oluyordu.
  • Türk toplumunda yaşanan bu isim kargaşasına 21 Haziran 1934’te çıkarılan bir kanunla son verildi. Soyadı Kanunu ile Türk ailesine öz adından başka soyadı da taşıma zorunluluğu getirildi. Bu kanun gereği soyadları Türkçe olacak; rütbe, memuriyet, yabancı ırk ve millet adları ile ahlaka aykırı ve gülünç kelimeler alınamayacaktı.
  • 24 Kasım 1934’te kabul edilen özel bir kanunla Gazi Mustafa Kemal “Atatürk” soyadını aldı.
  • 29 Kasım 1934’te çıkarılan diğer bir kanunla da ağa, hacı, hafız, molla, efendi, bey, beyefendi, hanım, hanımefendi gibi toplumda ayrıcalık ifade eden unvanların kullanılması yasaklandı. Bu yeniliklerle halkın kanun önünde eşitliği ilkesinin gerçekleşmesinde önemli bir adım daha atılmış oldu.

Türk Kadınına Verilen Haklar

  • 1928 yılında kabul edilen Medeni Kanun ile;
    – Tek eşle evlilik,
    – Flesmî nikâh,
    – Mirastan eşit hak,
    – Boşanma hakkı,
    ile Türk kadınına sosyal haklar verildi. Kadın – erkek eşitliği sağlandı.
    Ayrıca Türk kadını;
    – 1930’da belediye seçimlerine katılma,
    – 1933’te muhtar olabilme,
    – 1934’te de milletvekili seçme ve seçilme haklarıyla
    siyasi haklarına da kavuşmuş oldu.
  • Atatürk, Türk kadınına tanınan hakları uluslararası alana taşıdı. 22 Nisan 1935’te İstanbul’da Uluslararası Kadın Kongresi’nin toplanmasını sağladı.

Önemli: Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verildiği dönemde, dünyada sadece birkaç ülkedeki kadınlar seçme ve seçilme hakkına sahiptir.




Liselere Giriş Sınavı (LGS)
6 Haziran 2021 Pazar

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
19 Haziran 2021 Cumartesi

Alan Yeterlilik Sınavı (AYT)
20 Haziran 2021 Pazar