Pozitivizm (Olguculuk)

Pozitivizm (Olguculuk)

Temsilcisi ve kurucusu Auguste Comte”tur. 19. yüzyılda bilimlerde meydana gelen değişmeler felsefeyi de önemli ölçüde etkilemiştir. Comte’un pozitivizmi, bilimsel felsefeyi temsil eder. Onun felsefesinde pozitiflik, gerçek olan anlamına gelir. Pozitivist düşünce sistemini, ölçülebilen, görülüp anlaşılabilen veriler üzerine kurmaya çaba gösterir.



Pozitivizm genel olarak, modern bilimi temele alan; ona uygun düşmeyen batıl inançları, metafizik ve dini, insanlığın ilerlemesini engelleyen bilim öncesi düşünce tarzları olarak gören dünya görüşüdür.

Bilim felsefesinde pozitivizm, doğrudan doğruya empirik gelenek içinde yer alan, gözlem ve deneye dayanan pozitif bilgi lehine metafiziği reddeden anlayıştır. Comte tarafından kurulan bir öğreti olarak pozitivizm, İngiliz empirizminin dış dünyayı sadece deneyim yoluyla bilebileceğimiz, her türlü bilginin son çözümlemede duyu deneyimine dayanmak durumunda olduğu tezini kabul eder. Pozitivizm, insanın duyusal alanın üstünde ve ötesindeki bir dünyayla ilgili tüm bilgi ve iddiaların karşısında yer alır. Kısacası pozitivist bir düşünür deney ve gözleme dayanmalı, olgulardan hareket etmeli, metafiziği bir kenara bırakmalıdır.

Örnek: Kuşkuculuk, Descartes'ın elinde, bilgide yıkıcı güç olmaktan çok uzaktır. Düşünür, kuşkuculuğu apaçık bilgiye ulaşmada bir yöntem olarak kullanmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Descartes'in felsefesi için söylenebilir? A) Dogmatik bilgiyi geçersiz kabul eder. B) Deneyin bilgisine önem verir. C) Bilgi edinmede aklı yetersiz kabul eder. D) Objenin varlığını bilince bağlar. E) Gerçeğe ulaşmada kuşkuyu araç kabul eder.
Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
30 Haziran 2018 Cumartesi