Optik Konu Anlatımı

İnsanoğlu görmek ve görülmek için ışığı keşfettiğinden beri çeşitli ışık kaynaklarından ilham almıştır. Zaman içeresinde doğada ateşi bulmuş bununla aydınlanmıştır. Ay ışığı ve Güneş ışığından başka aydınlık bilmeyen insanoğlu ateşin bulunuşuyla yeni bir ışık kaynağına kavuştu. Sac ayakların üzerine konan korlar ilkel insanlar için ışık kaynağı olurken zamanla elde taşınan meşaleler geliştirilmiştir. Klasik çağlarda iç yağından yapılan mumlar üretilebilmiştir. 1784’te Argant çift hava akımlı lambayı buldu. Leb0n’un bulduğu hava gazıyla çalışan lambalar 1805’te İngiltere’de sanayi kuruluşlarında kullanılmaya başlanmıştır.



Bu arada mum da önemli bir aydınlatma aracı olmuştur, biraz da gelişimini incelersek, günümüzden 2000 yıl önce, hayvansal yağların arasına pamuk sokularak ilk mum yapıldı. Ancak, bu mumlar herkesin kullanamayacağı kadar pahalı ve lükstü. 17.yy’a kadar bu durum devam etti. Parafin mumların ilki ise 1850 yılında İskoçya’da James Young adlı kimyager tarafından yapıldı. 1900’lü yılların başlarına kadar mumlar aydınlatma aracı olarak kullanılmanın dışında ayrıca dinsel ayinlerde yaygın bir şekilde kullanılmaktaydılar.

İlk Amerikan kolonileri meyve kabuklarının parafin yapabildiklerini keşfetmişlerdir. Ürettikleri parafin ile mum yaptıklarında mumların iyi yandıklarını ve hoş bir koku yaydıklarını fark ettiler. 18. Yüzyılda balina endüstrisi yaygınlaşmış ve sonuç olarak balina yağı bol miktarda bulunabilmekteydi. 19. Yüzyıl mum ve mum yapımı ile ilgili bir dönüm noktasıdır. İlk patentli mum yapımı makineleri ortaya çıkmıştır. Bu buluş ile mumlar her eve ve tüm zümreye ulaşmıştır. Aynı zamanda kimyager Micheal Eugene Chevreul don yağı ve hayvan yağlarının çeşitli yağ asitlerinden oluştuğunu keşfetmiş ve sterik asiti bulmuştur. Sterik asit buluşu ile mumların kalitesi artmaya başlar. Ayrıca 19. yüzyılda örgü stiller bulunarak mumların yanış özellikleri de iyileştirilmiştir. 19. Yüzyılın yarısında günümüzde kullanılan parafin İngiltere’de kullanılmaya başlanır.



Petrolün keşfi ile bunu geliştirmiş ve ışık kaynağını yanında taşıyabilir hale gelmiştir. Daha sonraları elektriğin keşfi ile bunu daha da ilerletmiştir. Ampulün icadı ile ışık kaynakları istenen esnekliğe ve güce göre tasarlanmaya başlanmıştır. Günümüzde LED ile tasarımlar iyiden iyiye küçülmüştür. Artık OLED teknolojisi’ de hayatımıza girmeye başlamış olup tasarımların alacağı şekiller hayal bile edilememektedir. Zaman içerisinde konut aydınlatmasında en az estetik kadar işlevsellik; iş yeri vb. mekanlarda ise işlevsellik kadar estetik beklentiler de önem kazanmış, bu durum farklı aygıtların tasarım gereksinimini ortaya çıkartmıştır. Sonuç olarak, aydınlatma elemanlarının tasarımlarına yeni bakış açıları eklenmiş, optik bilginin kullanımı, tasarımın kalitesiyle birleştirilmiştir. Bununla birlikte, insanların, her konuda olduğu gibi aydınlatma elemanları konusundaki kalite beklentileri de yükselmiştir.

Işık Teorileri Konu Anlatımı konusuna gitmek için tıklayın.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz