Parnasizm Edebiyat Akımı Özellikleri ve Temsilcileri AYT


Kategoriler: Türk Dili ve Edebiyatı

PARNASİZM

“Parnas” sözcüğü Yunanistan’da bir dağa verilen “Parnassos” adından gelir. Esin perilerinin bu dağda bulunduğu, şairlerin bu bölgede yaşayıp şiirlerini yazdıkları öne sürmüştür.



19. yüzyılın ikinci yarısında Fransız edebiyatında ortaya çıkmıştır.

Sadece şiir türünde etkili olmuş bir türdür.

Romantik şiire tepki olarak doğmuştur.

Realizm ve Natüralizm akımlarının şiire yansımış şeklidir.

Parnasizm, “şiirdeki gerçekçilik” olarak tanımlanır.

Eski Yunan ve Latin mitolojisi ve tarihî kişiler, olaylar şiirde işlenmiştir.

Parnasizmin birinci niteliği objektifliktir, yani nesnellikti. Parnasyenler, sanatçının kendi duygu ve düşünce, zevk ve eğilimlerinden olabildiğince uzak durması gerektiğini savunmuşlar ve “nesnel şiir” anlayışını benimsemişlerdir.

Tasvire önem veren parnasyenler, zaman zaman bilinmeyen yabancı ülkelerin (özellikle Antik Yunan) tabiatını ele alarak egzotik temaları işlemiştir.



Şiirde ikinci önemli konu olarak düşünceyi işlemişler, böylece felsefî şiir anlayışı ortaya çıkmıştır.

Biçim mükemmelliği endişesini taşırlar. Şiirin biçim bakımından kusursuz olması gerektiğini ifade etmişlerdir.

Biçimi oluşturan kafiye, ölçü, nazım birimi, redif gibi unsurları önemsemişlerdir. Banville, “Bence bütün şiir kafiyeden ibarettir.”, “Kafiye, şairlerin hülyalarını tespit eden ve süsleyen ‘altın çivi’dir.” der.

Daha çok “sone” nazım biçimini tercih etmişlerdir.

Dış yapıdan elde edilen ritmi önemsemişlerdir.

Topluma karşı ilgisiz olan parnasyenler, “sanat, sanat içindir” ilkesini benimsemiştir, Onlara göre asıl olan tek şey güzelliktir.

Pozitivizm ve determinizmin etkisiyle eserlerde kötümserlik hâkimdir,

Temsilcileri

Batı Edebiyatında: Theophile Gautier, Theodore Banville, Jose Maria Heredia, Leconte de Lisle, François Coppe, Sully Prudhomme

Parnasizmden etkilenen Türk sanatçılar: Tevfik Fikret, Yahya Kemal Beyatlı



Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
20 Haziran 2020 Cumartesi