Sıcaklığın Yeryüzüne Dağılışını Etkileyen Faktörler Tyt Coğrafya


Kategoriler: Coğrafya, Tyt Coğrafya

Sıcaklığın Yeryüzüne Dağılışını Etkileyen Faktörler

1. Güneş Işınlarının Geliş Açısı

Güneş ışınları bir yere ne kadar büyük açıyla (90o‘ye yakın) gelirse Güneş’ten alınan enerji artar ve sıcaklık fazla olur. Güneş ışınlarının eğikleşmesi hâlinde birim alana düşen ışın azaldığından Güneş’ten alınan enerji azalır.

Yukarıdaki şekle göre A’da 1 metre uzunluğundaki bölgeye 3 ışın B’de ise 7 ışın düşmektedir. Bunun nedeni A’da Güneş ışınlarının eğik, B’de dike yakın gelmesidir.

Güneş ışınlarının geliş açısı:

  • Dünya’nın şekli ve enleme,
  • Günlük harekete,
  • Mevsimlere – yer ekseninin eğikliğine,
  • Yer şekillerinin bakı ve eğimine bağlıdır.

a) Dünya’nın Şekli ve Enleminin Sıcaklığa Etkisi

Dünya’nın geoit şekline bağlı olarak Ekvator’dan kutuplara doğru Güneş ışınlarının geliş açısı küçülür veya eğikleşir. Bu nedenle Ekvator’dan kutuplara doğru sıcaklık azalır. Yani 0o – Ekvator’dan 30o, 60o enlemlerine doğru sıcaklığın azalmasına enlem – sıcaklık ilişkisi denir.

b) Dünya’nın Günlük (Eksen) Hareketinin Etkisi

Dünya günlük hareketi sırasında batıdan doğuya döner. Sabahtan öğleye Güneş ışınlarının geliş açısı büyür ve Güneş ufkun en üst noktasına ulaşır. Öğleden sonra ise Güneş ışınları yavaş yavaş eğikleşir. Bu nedenle Güneş’ten alınan enerji akşama doğru azalır.

c) Mevsimlerin (Yer Ekseninin Eğikliği) Etkisi

Yer ekseni 23o27ı eğik olduğundan Güneş etrafında dönen Dünya’nın Güneş’e göre konumu değişir ve Güneş ışınlarının yatay düzlemlere geliş açısı artar – azalır. Bu da sıcaklığı etkiler. Örneğin Kuzey Yarım Küre’de yaz başlangıcında (21 Haziran’da) Güneş ışınları en büyük açıyla gelir. Kış başlangıcı olan (21 Aralık’ta) konumda ise en eğik açılarla gelir. Böylece yaz döneminde sıcaklık ve ısı birikimi artarken kış döneminde azalır.

d. Yer Şekillerinin Bakı ve Eğimi

Ülkemizde güneye bakan bahçeler, topraklar ve apartman daireleri neden daha değerli düşündünüz mü?

Bu sorunun kısa cevabı; Güneş’e bakılı olmasıdır. Güneş’e bakan yamaçlarda Güneş ışınlarının geliş açısı daha dik ve güneşlenme süresi daha uzun olduğundan diğer yamaçlara göre daha sıcaktır. İşte bir yerin Güneş’e göre bu konumuna bakı denir. Eğimli olan yamaç Güneş’e bakılı ise işte o zaman sıcaklık daha yüksek olur. Ancak bakı durumu Kuzey ve Güney Yarım kürelerde farklıdır. Ülkemizin bulunduğu Kuzey Yarım Küre’de güney ve ara yönler Güneş’e bakılı yamaçlar iken Güney Yarım Küre’de örneğin Arjantin’de kuzey ve kuzeyin ara yönleri Güneş’e bakılı ve sıcaktır.

Dönenceler arasında (Ekvator ile 23o27ı kuzey – güney) bakı durumu değişkendir ve tarihe göre değişir. Fakat insan yaşamı üzerinde önemli değildir. Çünkü sıcak bir bölgedir.

2. Güneşlenme (Aydınlanma) Süresi

Güneş ışınlarının daha büyük açılarla düştüğünü dikkate almasak bile gündüz süresinin uzun olduğu dönemlerde kesintisiz bir ısınma olduğundan sıcaklık yükselir. Kutuplarda dahi 6 ay güzdüzlerde sıcaklık —50o, —70oC’lerden 0oC’ye kadar yükselebilmektedir.

Yani uzun gündüz ve uzun bir güneşlenme kısaca daha sıcak bir gün demektir. Tabi ki diğer özellikler göz önüne alınmasa.

3. Yükseltinin Etkisi

Atmosferin daha çok yerden yansıyan ışınlarla ısındığını,

Havadaki su buharının alçaklardan yükseklere doğru azaldığını söylemiştik. Buna göre,

Atmosfer alttan ısındığından yerden yükseldikçe her 200 m’de sıcaklık 1 oC veya 100 m’de 0,5 oC azalır. Yine gündüz vakitlerinde yüksek yerlerde havanın yoğunluğu az olduğundan ısınma hızlı iken geceleri de soğuma daha hızlı olur. Yani yüksek yerler nemin ve hava yoğunluğunun az olması nedeniyle ısıyı muhafaza edemez, kaybolur. Bu ısı kaybına ışıma diyoruz. Gece ışıma en çok yüksek yerlerde ve nemin az olduğu çöllerdedir.

4. Kara – Deniz Dağılışının Etkisi

Sıcak bir yaz günü öğle vakti kumsallı bir kıyıya vardığımızda kumların, deniz suyundan çok sıcak olduğunu tespit ederiz. Bu kara ile denizin farklı ısındığının bir kanıtıdır. Buna göre, . Karalar denizlere göre çabuk ve çok ısınırken daha çabuk ve fazla da soğur. Ancak su kütleleri hem yoğun ve hem de şeffaf olduğundan daha derine doğru yavaş ısınır, yavaş da soğur.

  • Deniz – kara meltemi rüzgârları gündüzden geceye yön değiştirir.
  • Yaz musonlarının yaz boyunca Hint Okyanusu’ndan Asya’ya, kışın ise Asya’dan Hint Okyanusu’na esmesinin nedeni budur.
  • Kuzey Yarım Küre’de karaların alanı Güney Yarım Küre’den geniş olduğundan;
    Kuzey Yarım Küre’nin ortalama sıcaklığı daha fazla,
    Kuzey Yarım Küre’nin yaz sıcaklığı daha yüksek,
    Kuzey Yarım Küre’de yaz – kış sıcaklık farkı daha fazladır.
  • Denizden esen rüzgârların yazın serinletici, kışın ılıtıcı etki yapmasında kara ve denizlerin farklı ısınması etkili olur. Bu durum yerel ve kısa süreli basınç farklılaşmasına ve yerel rüzgârlara (meltemlere) neden olur.

5. Atmosferdeki Nemin Etkisi

Su buharı (nem) havadaki suyun kendisidir. Havanın fazla ısınıp soğumasını önler yani yavaşlatır. Güneş ışınlarının en büyük açılarla düştüğü Ekvator’un yakın çevresi neden Dünya’nın en sıcak yeri değildir. İşte bunun sebebi nemdir. Nemin çok yüksek olması Ekvatoral bölgede sıcaklığı frenler. Dünya’nın en sıcak yerleri ise tam tersi nemin en az olduğu tropikal çöl bölgeleridir. Buna göre,

  • Nemli bölgelerde ısınma ve soğuma yavaş; günlük sıcaklık farkı az olduğu gibi aynı enlemdeki nemsiz bölgelere göre yıllık sıcaklık farkı da daha azdır.
  • Nemli bölgelere ılıman – denizel; nemsiz bölgelere karasal denmesinin sebebi budur.
  • Ayrıca nemli bölgelerde gece genelde hava bulutlu olduğunda ışıma yoluyla yer kabuğunun ısı kaybını azaltır ve soğumayı önler. Ancak bulutsuz, nemsiz açık gecelerde ışıma yoluyla ısı kaybı (ayaz gecelerde) fazladır.

Not: Dünya’da yıllık sıcaklık farkının en az olduğu çok nemli olan Ekvator çevresi iken Türkiye’de ise Doğu Karadeniz kıyılarındadır.

6. Okyanus Akıntılarının Etkisi

Dünya’nın şekli ve enlemin etkisini de göz önüne aldığımızda okyanus akıntıları kutuplardan Ekvatora gelirken sıcaklığı düşürür. Ekvator’dan kutuplara doğru hareket ediyorsa sıcaklığı yükseltir. Böylece aynı enlemde bir kıyıda sıcaklık oldukça fazla iken diğer kıyıda düşük olabilmektedir. Örneğin aynı enlemler arasında Atlas Okyanusu’nun doğusunda (Batı Avrupa kıyılarında) Gulf Stream sıcak su akıntısının etkisiyle sıcaklık fazla iken Kanada’nın doğu kıyılarındaki Labrador soğuk su akıntısının etkisiyle sıcaklık çok düşüktür.

7. Hava Kütleleri ve Rüzgârların Etki

Rüzgârlar genel olarak enlemin etkisine bağlı olarak kuzey – güney yönünde sıcaklığı daha çok etkiler.

Örneğin Türkiye’de kuzey ve ara yönlerinden esen rüzgârlar sıcaklığı düşürürken, güney ve ara yönlerinden esen rüzgârlar sıcaklığı genel olarak yükseltir. Güney Afrika Cumhuriyeti Güney Yarım Küre’de Güney Kutbu’nun kuzeyinde olduğundan Türkiye’ye göre tam tersi yaşanır.

8. Bitki Örtüsünün Etkisi

Bitki örtüsünün zengin veya yoğun olduğu yerlerde bitkiler araziyi örtüp nemi tuttuğundan fazla ısınıp soğumayı önler. Örneğin orta kuşakta ormanlık bölgeler daha yavaş ısınıp soğuduğu hâlde bitki örtüsünün fakir olduğu yerler daha çabuk ısınıp soğur.

9. Yüzeyin ve Kayaların Etkisi

Kayaçların renk özelliği örneğin açık renk olması sıcaklığın fazla artıp azalmasını önler. Oysa koyu renk toprak ve kayalar çok ısınıp çok soğurlar.

Güneş ışınlarını yansıttığı için yüzeyin kar ile kaplı olması da fazla ısınıp soğumayı önler.




Liselere Giriş Sınavı (LGS)
6 Haziran 2021 Pazar

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
19 Haziran 2021 Cumartesi

Alan Yeterlilik Sınavı (AYT)
20 Haziran 2021 Pazar