Su ve Yaşam 9. Sınıf

Kategoriler: 9. Sınıf Biyoloji, Biyoloji, Yaşam Bilimi Biyoloji

Su, canlıların yaşaması için hayati öneme sahip bir maddedir. Hücrenin, dolayısıyla da canlıların büyük bir kısmı sudan oluşur. Örneğin insan vücut ağırlığının 2/3’ü sudur. Bu suyun miktarı organ ve dokulara göre değişiklik gösterir. Örneğin insanın kemik dokusunda %20-25, beyinde %80-85 su bulunur. Bir hücreli organizmaların yaşam ortamları çoğunlukla sudur. Çok hücreli organizmaların doku hücreleri de büyük kısmı sudan oluşan doku sıvısı ile çevrilidir.

Su moleküllerinin hidrojen bağları sayesinde kopmadan bir arada kalması kohezyon olarak adlandırılır. Kohezyon özelliği suyun çok dar (kılcal) bir boruda kopmadan yükselmesine yardımcı olur. Bitkilerde su, köklerden yapraklara kadar uzanan kılcal borular içinde taşınmaktadır. Bu nedenle suyun topraktan alınıp bitkinin üst dallarındaki yapraklara kadar taşınmasında kohezyonun etkisi büyük önem taşır.

Sudaki kohezyon kuvveti yüzey gerilimi denilen bir etki yaratır. Bu durum, yüzeyde yer alan su molekülleri arasındaki çekimden kaynaklanan bir gerilimdir. Yüzey gerilimi, suyun içindeki moleküllerle havadaki moleküller arasında bulunan bir çeşit zar ya da deri gibi düşünülebilir. Bu olayın etkisi gözle görülebilir. Örneğin bazı böceklerin su üzerinde yürümesi yüzey geriliminin etkisiyle gerçekleşir.

Suyun öz ısısı birçok bileşikten daha yüksektir. Yani belirli miktardaki ısıyı soğurduğu ya da kaybettiği zaman, suyun sıcaklığındaki değişiklik diğer maddelere göre daha az olur. Yazın ya da gün içinde büyük su kütleleri güneşten fazla miktarda ısı soğurmasına rağmen, suyun sıcaklığı sadece birkaç derece artar. Kışın ya da geceleri ise suyun yavaş yavaş soğuması ortamı ısıtır. Çünkü suyun sıcaklığı birkaç derece düştüğünde, önemli miktarda enerji ısı şeklinde kaybedilmektedir. Suyun yavaş yavaş soğumasının ortamı ısıtması hem kıyı bölgelerinin ılıman olmasını hem de canlıların yaşaması için sulardaki ortam sıcaklığının dengede kalmasını sağlar. Suyun öz ısısının yüksek olması, vücudun hemen ısınmasını ve soğumasını önlemeye de yardımcı olmaktadır. Çünkü organizmaların büyük bir kısmı sudan meydana gelmiştir.

Suyun buharlaşma ve yoğunlaşma özelliği yağışların oluşmasında rol oynar. Yıllık yağış miktarı dünyanın değişik bölgelerinde farklılık gösterir. Bu da canlıların yeryüzündeki dağılışlarını belirleyen önemli bir faktördür. Su buharlaştığında geride kalan sıvının yüzeyi soğur. Bu durum karasal organizmaların aşırı ısınmasını önlemeye yarayan bir mekanizmadır. Örneğin bitki yapraklarındaki suyun buharlaşması (terleme) bitkinin aşırı derecede ısınmasını engeller. İnsan derisindeki terin buharlaşması da vücut sıcaklığının düşürülerek sabit bir seviyede tutulmasını sağlar. Donan suyun hacmi sıvı haline göre daha fazladır. Yani suyun katı hali sıvı halinden daha hafiftir. Bu nedenle buz, suyun dibine batmayıp su üstünde yüzer. Buzun su yüzeyinde kalması sayesinde su içindeki canlılar yaşamlarını sürdürmeye devam edebilirler.

Su, eriyebilen birçok madde için çok iyi bir çözücüdür. Suyun çözücü özelliği canlılara birçok fayda sağlar. Bunların en önemlileri aşağıda sıralanmıştır.

  • Birçok madde suda çözündükten sonra vücutta kullanılabilir. Örneğin oksijenin solunum yüzeylerinden difüzyonla geçebilmesi için suda çözünmesi gerekir.
  • Vücuttaki metabolizma olayları sulu ortamda gerçekleşir. Metabolizma sonucu oluşan birçok zararlı atığın seyreltilmesi ve vücuttan atılması su yardımıyla olur.
  • Kan dokunun büyük bölümü sudan oluşur. Su, kandaki bileşenlerin çözünmesinde ve taşınmasında rol oynar.
  • Su, topraktaki maddelerin çözünmesini sağlayarak bitkilerin ihtiyacı olan maddeleri kökleriyle almalarını kolaylaştırır.

Suyun canlılar için önemini gösteren başka örnekler de bulunur. Bunlardan bazıları şöyle sıralanabilir:

  • Yeşil bitkilerdeki fotosentez olayında karbondioksit ile birleşerek şekeri oluşturur.
  • Besinlerin kimyasal sindiriminde rol oynar.
  • Canlılara yapısal destek sağlar. Örneğin göz küresi şeklinin korunmasında, otsu bitkilerin ve halkalı solucan gibi bazı omurgasız hayvanların vücutlarına desteklik sağlanmasında rol oynar.
  • İnsan vücudunun eklem gibi oynar yerlerinde ve iç organlarında kayganlık sağlayarak sürtünme ve aşınmayı engeller.




Liselere Giriş Sınavı (LGS)
6 Haziran 2021 Pazar

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
19 Haziran 2021 Cumartesi

Alan Yeterlilik Sınavı (AYT)
20 Haziran 2021 Pazar