Osmanlı Devleti Gerileme Dönemi (1699 – 1792)


Kategoriler: Tarih

GERİLEME DÖNEMİ (1699 – 1792)

Karlofça ve İstanbul antlaşmaları ile kaybedilen yerlerin geri alınması amaçlanmıştır.



Döneminin genel özellikleri

Bu dönemde Osmanlı Devleti batının askeri ve teknik üstünlüğünü kabul etmiş ve bu alanlarda yenileşme çalışmalarına ağırlık vermiştir.

Avrupa, Endüstri Devrini gerçekleştirmiş ve ürettikleri malları, kapitülasyonlarında etkisiyle Osmanlı ülkesine sokmuşlar ve böylece Osmanlı ülkesi Avrupa’nın açık pazarı konumuna gelmiştir.

Gerileme Dönemi Padişahları;

  • II. Mustafa (1695 – 1703)
  • III. Ahmet (1703 – 1730)
  • I. Mahmut (1730 – 1754)
  • III. Osman (1754 – 1757)
  • III. Mustafa (1757 – 1774)
  • I. Abdülhamit (1774 – 1789)
  • III. Selim (1789 – 1807)
  • IV. Mustafa (1807 – 1808)

Osmanlı – Rus Savaşı (Prut Seferi) 1711

Osmanlı – Venedik – Avusturya (1715-1713) ve İran Savaşları (1724 – 1746)

Osmanlı – Rus ve Avusturya Savaşları (1736 – 1739)

XVIII. Yüzyıl Islahat Hareketleri Padişahları Lale Devri ( 1718 – 1730)

Örnek: Osmanlı Devleti’nde XVIII. yüzyıldan itibaren görülen aşağıdaki gelişmelerden hangisi, Avrupa devletleriyle diplomatik ilişkilere eskisinden daha fazla önem verildiğinin en güçlü göstergesidir?

A) Padişah Abdülaziz’in Avrupa’ya gezi amacıyla gitmesi
B) Avrupa’ya öğrenci gönderilmesi
C) Avrupa’da devamlı elçiliklerin kurulması
D) Avrupa’dan askeri ve teknik alanlarda uzman getirilmesi
E) Türk matbaasının açılması

Çözüm: Osmanlı Devleti’nde ilk kez Lale Devri’nde geçici olarak açılan elçilikler III. Selim döneminde sürekli hale getirilmiştir. Elçiliklerin açılmasında; uluslararası diplomatik ilişkileri, teknik ve bilimsel gelişmeleri yakından takip etmek amaçlanmıştır. Doğru cevap (C) seçeneğidir.

Örnek 2: XVIII. yüzyılda Rusya,Osmanlı Devleti’nin sınırları içinde istediği yerde konsolosluklar kurma ve Osmanlı Devleti’nin Ortodoks tebaasına ilişkin söz söyleme hakkına sahip olmuştur.



Aşağıdakilerden hangisi, bu durumdan çıkarılabilecek sonuçlardan biri değildir?

A) Osmanlı ülkesinin Rusya’nın etkisine açık olduğu
B) Rusya’nın Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışabileceği
C) Osmanlı ülkesinde yaşayan Hıristiyanlar arasındaki dayanışmanın arttığı
D) Osmanlı Devleti’nin Rusya karşısında zayıf düştüğü
E) Osmanlı Devleti’ndeki Ortodoks tebaanın, isteklerini Rusya’ya iletme imkanına kavuştuğu

Çözüm: Rusya’nın, Osmanlı Devleti sınırları içinde konsolosluklar açabilmek ve Ortodoksların koruyuculuğunu üstlenme hakkını elde etmesinin sonuçları olarak A, B, D ve E seçeneklerinde verilenler beklenebilir. Ancak Ortodokslar Osmanlı sınırları içerisinde rahat, huzurlu ve bir bütünlük içerisinde yaşamaktadırlar. Ayrıca her türlü ayrıcalıklara daha önceden sahip olmuşlardır. Kaioliklerle Ortodoksların birleşmesi veya dayanışma içerisine girmesi söz konusu değildir. Doğru cevap (C) seçeneğidir.

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
20 Haziran 2020 Cumartesi