Yeniçeriler ve Devşirme Sistemi 10. Sınıf


Kategoriler: 10. Sınıf Tarih, Devletleşme Sürecinde Savaşçılar ve Askerler 10. Sınıf, Tarih

Osmanlı sınırlarının hızla genişlemesi üzerine yaya ve müsellem birliklerinin yetersizliği ortaya çıktı. Çünkü yaya ve müsellem birlikleri devamlı silah altında bulunmadığından yeni fetihler için yetersiz kalmıştır.

I. Murat döneminde Edirne’nin fethinden sonra Rumeli’deki fetihlerle savaş esirlerinin sayısında büyük bir artış olmuştur. Kazasker Çandarlı Kara Halil‘in bu esirlerden yararlanmak için yaptığı çalışmalar sonucunda “pencik sistemi” uygulanmaya başlanmıştır.



Bilgi:

Pencik sistemi: Bu sisteme göre savaş esirlerinin beşte biri asker olmak üzere devlet tarafından alınırdı. Bu oran, İslam hukukuna göre ganimetin beşte birinin Beytü’l-mal’a ait olması esasından ortaya çıkmıştır.

Gulam sistemi: Orduda, idarede ve sarayda çalıştırılan köle ve esirlere “gulâm” adı verilmiştir. Abbasilerin İran ve Türk kökenli askerlerin halifenin muhafız birliklerine ve saraya alınmasıyla ortaya çıkmıştır.

  • Abbasi halifeleri zamanla gulâmların üzerindeki otoritelerini kaybetmiştir. Merkezi idareye boyun eğmeyen bazı emirler bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir.
  • Büyük Selçuklular ordunun bir bölümünü sultan ve sarayı korumakla görevli Gulâman-ı Saray’dan oluşturmuştur. Türkiye Selçuklularında ordu, idare ve saray hizmetlerinde gulam istihdam edilmiştir. Gulâmlar; ordu dışında temizlik hizmetleri, hazine, divan, adliye, tercüme odaları, tuğrahane ve haremde de görevlendirilmiştir.
  • Fatih Sultan Mehmet, gulâm sistemini geliştirerek devletin merkezî, askerî ve taşra teşkilatlarında geniş ölçüde uygulamıştır.
  • I. Murat döneminde Kazasker Çandarlı Kara Halil’in teklifiyle pencik sistemiyle toplanan esirlerden yeni bir askerî teşkilat kurulmuş ve bu askerî teşkilata “Yeniçeri Ocağı”, askerlerine de yeni asker demek olan “yeniçeri” adı verilmiştir. Yeniçeri Ocağı, Avrupa’da ilk daimî ordu olmuştur. Sistemin geliştirilmesiyle pencik ve devşirme sistemleriyle kurulan orduya “Kapıkulu Ordusu” adı verilmiş, yeniçeriler bu ordunun alt birimlerinden biri hâline gelmiştir.
  • Yeniçeri Ocağının asker ihtiyacı başlarda pencik sistemiyle karşılanıyordu. Ankara Savaşı’ndan sonra devletin iç karışıklıklar yaşaması ve savaşlarda yeterli esirin alınamamasından dolayı pencik sistemi devam ettirilememiştir. Asker ihtiyacının karşılanması için Çelebi Mehmet zamanında devşirme sistemi uygulanmaya başlamış, II. Murat döneminde “Devşirme Kanunu” çıkarılmıştır.

Bilgi:

Devşirme sistemi: Rumeli’deki Osmanlı halkından, şartları elverişli Hristiyan çocuklar toplanarak belli bir eğitimden geçirildikten sonra Kapıkulu askeri yapılmıştır. Devşirme sistemi başlangıçta sadece Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki topraklarında uygulanmıştır. Zamanla ihtiyaçlar doğrultusunda Osmanlı sınırları içerisindeki bütün Hristiyan halk bu uygulamaya tabi tutulmuştur. Osmanlılar Musevi toplumundan devşirme almamıştır. Bunun sebebi Yahudilerin şehir toplumu olması ve çocukların kültür bakımından kendilerine özgü bir kişiliğe kavuşmasıdır.

Devşirme Sisteminin Uygulanışı

  • Devşirmede 9-14 yaş aralığında çocuklar tercih edilir, 15 yaşın üzerinde çocukların devşirilmesi nadir görülürdü.
  • Devşirme sırasında sancak beyi, kadı ve papazlar devşirme memuruna yardım ederlerdi. Vaftiz defterlerine bakarak şartları elverişli olanları ayrılır, anne-baba adı, köyü, sipahilerinin adları, boyu, saç ve göz rengi ile görünüşü iki deftere kaydedilirdi.
  • Çocukların en soyluları, papaz oğulları, iki veya daha fazla çocuğu bulunanın en sağlıklısı tercih edilir, tek erkek çocuğu olan ailelerin oğlu alınmazdı. Çocukların orta boylu olmasına dikkat edilir, uzun boylu olup da fiziği düzgün olanlar saray için ayrılırdı.
  • Devşirme işlemi bittikten sonra 100-200 kişilik kafileler hâlinde devlet merkezine sevk edilen çocuklar, burada tekrar kontrolden geçirilir ve sünnet edilirdi. Sünnet merasimi öncesinde isimleri değiştirilen acemi oğlanlar, defterlere yeni Türk isimleri ile yeniden kaydedilirdi.
  • Pencik sistemiyle alınan esirlerden on sekiz yaş altı olanlar ve devşirme sistemiyle Hristiyan ailelerden alınan küçük yaşlardaki çocuklar arasından seçilenler Anadolu’daki ailelerin yanına verilir ve burada Türk İslam âdet ve geleneklerini öğrenirlerdi. Daha sonra askerî eğitim için “Acemi Ocağı” adı verilen teşkilata alınırlardı. İlk Acemi Ocağı, I. Murat döneminde Gelibolu’da kuruldu. Askerî okul statüsündeki bu ocak, sadece Yeniçeri Ocağının değil bütün Kapıkulu Ocaklarının asker ihtiyacını karşılardı. Acemiler eğitim ve hizmetlerini tamamladıktan sonra yeniçeri olarak atanır ve başlarına ak börk giydirilirdi.
  • Devşirmeler, Acemi ocağında yedi sekiz yıI kadar eğitim gördükten sonra yeteneklerine göre yeniçeri, cebeci, topçu, top arabacısı ve Kapıkulu süvarisi şeklinde ayrılırdı. Yeniçeri Ocağına veya öteki Kapıkulu Ocaklarına geçişlerine bedergâh veya kapıya çıkma denirdi. Yeniçeri Ocağına alınan acemiler, burada askerî eğitimlerine devam ederdi. Yeniçeri Ocağının başında “yeniçeri ağası” bulunurdu.

Bilgi: Osmanlı Devleti kuruluşundan itibaren merkezî yapıyı güçlendirmeye çalışmıştır. Ancak bu dönemde merkezî otoriteyi sarsan bazı gelişmeler yaşanmıştır. Osman ve Orhan Bey dönemlerinde Balkanlarda toprak verilen gaziler, Osmanlı hâkimiyetine giren hanedanlar ve Vezir Çandarlı Halil Paşa’nın, makamını kendinden sonra oğluna ve ailesine geçirmeyi padişaha kabul ettirmesi gibi gelişmeler Osmanlı merkezî otoritesi için tehdit unsuru olmuştur. Ayrıca şehzadeler arasındaki taht kavgaları devletin bütünlüğünü ve otoritesini tehdit etmiştir. Osmanlılarda orduda ve devlet görevlerinde devşirmelerin kullanılması ile herhangi bir kişi veya grubun imtiyaz kazanması ve güçlü bir sınıf hâline gelmesi engellenmiştir. Devşirme sistemin temel ilkesi, Türk İslam âdet ve geleneklerine, hükümdara ve devlete sadakatle bağlılıktır. Hükümdar değişse de devşirmelerin devlete sadakat ve bağlılıkları uzun süre değişmemiştir. Yeniçeriler, padişahın merkeziyetçi otoritesinin başlıca aracı ve destekçisi olmuştur.



Yeniçeriler

  • Osmanlı Devleti’nin kısa sürede sınırlarını Viyana önlerinden Arabistan ve Mısır çöllerine kadar genişletmesinde Kapıkulu ordusu padişahların en büyük yardımcılarından biri olmuştur.
  • Osmanlı Devleti’nin düzenli ve maaşlı ordusu olan Kapıkulu Ocağının piyadelerine “yeniçeri”, süvarilerine ise “Kapıkulu sipahisi” denilmiştir.
  • Kapıkulu ordusu içerisinde önemli bir yere sahip olan yeniçeriler, ilk kez I. Murat döneminde bin kişilik bir birlik olarak kurulmuştur. Yeniçerilerin sayısı Yıldırım Bayezid döneminde artmaya başlamıştır. II. Murat döneminde 3-4 bin, Fatih Sultan Mehmet döneminde 8-12 bin, Kanuni Sultan Süleyman döneminde 12-14 bin kişi arasında değişen yeniçeriler, XVI. yüzyılın sonlarına doğru 40 bin kişilik bir ordu hâline dönüşmüştür. Yeniçeri Ocağı ile birlikte Osmanlı Devleti’nde profesyonel askerlik başlamıştır. Böylece Osmanlılar, askerî teşkilatlanma ve güç bakımından diğer Türk devletleri ile dönemin Avrupa devletlerinden farklı bir özellik göstermiştir.
  • Yeniçeriler ok, yay, kılıç, balta, gürz ve benzeri silahları kullanmada son derece ustaydı. II. Kosova Savaşı’nda (1448) ateşli silahlar kullanmışlardır. 1514 Çaldıran ve 1517 Ridaniye Savaşlarında Osmanlı ordusu topun yanı sıra tüfeği etkili bir şekilde kullanmıştır.
  • Osmanlı ordusunun ateşli silahların yanında ok ve yayı uzun süre kullanmaya devam etmesinin sebebi ağızdan dolma tüfek ve tabancalarda isabetlilik oranının çok düşük olması ve merminin havada yön değiştirmesidir.

Bilgi: Osmanlı Devleti, Avrupalılar tarafından XVIII. yüzyıla kadar en büyük askerî güç olarak görülmüştür. Özellikle o dönemde İstanbul’a gönderilen elçiler, elçilik heyetlerindeki görevliler ve tüccarlar yazdıkları seyahatnamelerde Osmanlı ordusunun Avrupa’da nasıl algılandığını anlatmıştır. Bu eserlerde disiplin ve itaat Osmanlı ordusuyla eş anlamlı olarak kullanılmıştır. Yeniçeri Ocağının bozulması, Osmanlılarda birçok alanda sorunları da beraberinde getirmiştir.

Örnek:

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
20 Haziran 2020 Cumartesi