Şiir ve Gelenek

İnsanları duygu, düşünce ve hayal bakımından yüksek bir kültüre eriştirmek için eğiten bilim ve sanat dalıdır. Edebiyat, bu amacı gerçekleştirmek için sözlü ya da yazılı anlatımı araç olarak kullanır ve bu araçların estetik anlamda güzel, inandırıcı, düşündürücü, duygu verici, hayal kurucu vb. etkide olması için çalışır. Edebiyat, kendi alanına giren sözlü ve yazılı ürünleri, sanatları, akımları ve kuralları ile edebiyat tarihi adını alır. Toplumlar, yaşadıkları süre içinde değişik kültürel evrelerden geçerler. Bu kültürel evreler de onların edebiyatlarına yansır.



BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Silmedik bunca yetimin gözünün yaşlarını Taşa topraklara sürdük o güzel başlarını Vatanın bağrına vurduk vatanın taşlarını Vatanın bağrına düşman dayadı hançerini Yoğ imiş kurtaracak bahtı kara maderini Bu şiir parçası için aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A) Vatan teması işlenmiştir. B) Şiirde ahengi sağlayan unsurlardan yararlanılmıştır. C) Serbest tarzda yazılmıştır. D) Şairin kişisel duyguları dizelere yansımıştır. E) Vatanı düşman elinden kurtaracak birinin olmadığı dile getirilmiştir. Aşağıdakilerin hangisinde tam uyak vardır? A) Kumrular dem çeker derelerinde Dudular seslenir tepelerinde B) Turna gibi gözlerini süzüyor Geyiklere yoldaş olmuş geziyor C) Koyun verdi, kuzu verdi, süt verdi Yemek verdi, ekmek verdi, et verdi D) Ak çiçekler domur domur göz verir Sallandıkça birbirine söz verir E) Bir kısmına yayla vermiş köy vermiş Bir kısmına büyük büyük pay vermiş Aşağıdaki dizelerin hangileri arasında tunç uyak vardır? A) Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır Dağlar, gümbür gümbür seslenmelidir B) Ağır ağır giden iller bizimdir Yüce dağdan aşan yolar bizimdir C) Düşmanı arar buluruz Öcümüz komaz alırız D) Sandınız mı Kars Kal'ası yıkılır Boz atlar üstünde kılıç salınır E) Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın