İslam Dünyası Liderliği 10. sınıf


Kategoriler: 10. Sınıf Tarih, Dünya Gücü Osmanlı 10. Sınıf, Tarih

XIV – XVI yüzyıllar arasında İran ve Anadolu’da birçok Türk devleti kurulmuştur. Bu devletlerden biri olan Akkoyunlular, 1473 yılında yapılan Otlukbeli Savaşı’nda Osmanlılara yenilince eski güçlerini kaybettiler. Bu durumdan yararlanan Şah İsmail, 1502 tarihinde İran’da Safevi Devleti’nin kuruluşunu tamamladı. Safeviler, 1514 yılında Akkoyunlu Devleti’nin siyasi varlığına tamamen son verdiler. Bu durum Osmanlı – Safevi ilişkilerinin başlamasına ortam hazırlamıştır.

XVI. yüzyılın başında Anadolu’daki Türkmen aşiretleri arasında dinî ve sosyal nitelikte yeni bir anlayış gelişmişti. Şiiliği siyasi amaçları için bir devlet politikası olarak benimseyen Şah İsmail bu anlayışın Anadolu’daki Türkmenler arasında kökleşmesi için çalışmıştır.



Bu dönemde Osmanlı Devleti’nde II. Bayezid’in yaşlılığı ve sağlığının bozulması nedeniyle siyasi sorunlar yaşanıyordu. Şehzadeler arasındaki taht mücadeleleri merkezî otoritenin zayıflamasına yol açmıştı. Antalya yöresinde bir tekke şeyhi olan Şahkulu, bu olumsuzluklardan yararlanarak örgütlendi.

Rumeli’ye kadar geniş bir alanda propaganda faaliyetine girişen Şahkulu’nun asıl amacı Safevilerin hedefleri doğrultusunda Osmanlı saltanatına son vermekti. Ancak bu amacını gizleyerek mehdilik iddiasıyla bir isyan başlattı. Sivas yakınlarında yapılan savaşta Osmanlı kuvvetleri Şahkulu’yu ortadan kaldırdı (1511).

Bilgi: Anadolu’da konar-göçer Türkmen grupları, merkeziyetçi devlet anlayışı doğrultusunda kendilerini kontrol altına almak isteyen Osmanlı yönetimini baskı idaresi olarak görmüştür. Bu anlayış farklılığı Türkmenlerin Şahkulu gibi isyanları desteklemesinde etkili olmuştur.

I. Selim Dönemi ve Safevilerle İlişkiler

II. Bayezid’in oğlu Şehzade Selim, Trabzon’da sancak beyi olarak bulunuyordu. Yönettiği toprakların İran ve Gürcistan ile sınır olması nedeniyle yaklaşan Safevi tehlikesinin farkındaydı. İstanbul’un Safevi politikasına karşı gerekli önlemleri almadığını düşünüyordu. Bu sırada babasının otoritesinin giderek zayıfladığını ve Amasya sancak beyi Şehzade Ahmet’in yeni padişah adayı olarak öne çıktığını fark edince harekete geçti.



II. Bayezid ve devlet adamlarının büyük çoğunluğu Şehzade Ahmet’in padişahlığını destekliyordu. Buna karşılık yeniçeriler Şehzade Selim’in padişah olmasını istiyorlardı. Selim 1511’de babasına karşı yaptığı savaşı kaybedince Şehzade Ahmet padişah yapılmak üzere İstanbul’a çağrıldı. Ancak yeniçeriler Ahmet’in İstanbul’a girmesini engellediler. Bunun üzerine Manisa sancak beyi Şehzade Korkut İstanbul’a davet edildi. Yeniçeriler Şehzade Korkut’a da tepki gösterince Şehzade Selim İstanbul’a gelerek padişahlığı babasından devraldı (1512).

I. Selim öncelikle taht mücadelesine girişen kardeşleri Ahmet ve Korkut’u ortadan kaldırarak otoritesini sağlamlaştırdı. Ardından en ciddi tehlike olarak gördüğü Safevi sorununu çözmek için harekete geçti.

Çaldıran Savaşı (1514)

Şah İsmail, Anadolu’daki konar-göçer Türkmenler üzerinde büyük bir etkiye sahipti. Bu sayede Anadolu’da Türkmenlerin isyan etmesini sağlayarak ekonomik ve sosyal dengeyi bozuyordu. Yavuz Sultan Selim, isyanları sona erdirmek için ilk olarak Safevi propagandası yapanları Balkanlara göç ettirdi.

Yavuz, İran Seferi’ne çıkmadan önce Safevilere karşı ticari bir ambargo başlatarak İran ipeğinin Osmanlı toprağından geçerek Batı’ya gidişini yasaklamış, sınırları tamamen kapatarak tüccarların geliş gidişini engellemiştir. Böylece Safevileri ekonomik bakımdan zayıflatmayı amaçlamıştır.

Yavuz Sultan Selim hazırlıklarını tamamladıktan sonra İran üzerine sefere çıktı. Sivas’a geldiğinde Anadolu’nun ve cephe gerisinin güvenliğini sağlamak için yaklaşık 40 bin kişilik bir orduyu burada bıraktı.



Safevi topraklarına girildikten sonra Osmanlı ordusu için zorlu bir süreç başladı. Çünkü Şah İsmail, Osmanlı ordusunun yolu üzerindeki köyleri boşalttırmış, ekili alanları tahrip ettirmişti.

Safevi topraklarında uzun süren yolculuğa rağmen düşman ordusunun ortaya çıkmaması, artan yiyecek sıkıntısıyla birleşince özellikle yeniçeriler arasında geri dönülmesini isteyenler arttı. Ancak otoriter ve güçlü bir kişiliğe sahip olan Yavuz kararlılıkla seferi devam ettirmiştir.

Nihayet iki ordu Çaldıran Ovası’nda karşı karşıya geldiler (23 Ağustos 1514). Osmanlı ordusu toplar ve tüfekli yeniçeri birlikleri sayesinde Safevi ordusuna üstünlük kurdu. Safevi başkenti Tebriz’e giren Yavuz, burada adına hutbe okutmuştur.

Çaldıran Savaşı’nın Sonuçları

  • Doğu Anadolu tamamen Osmanlı topraklarına katılmıştır. Böylece doğudan gelecek tehlikelere karşı Anadolu güvence altına alınmış; Irak, İran ve Kafkasya gibi bölgelerin fethinde kolaylık sağlanmıştır.
  • Tebriz-Halep ve Tebriz-Bursa İpek Yolu’nun kontrolü Osmanlı Devleti’ne geçmiştir.
  • Şah İsmail’in Horasan’dan Tebriz’e zorla getirdiği tüccar, sanatkâr ve ilim insanları İstanbul’a gönderilmiştir.

Turnadağ Savaşı (1515)

Mısır Seferi



Mercidabık Savaşı 1516

Ridaniye Savaşı 1517

Mısır Seferinin Sonuçları

Örnek:



Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
13 Haziran 2020 Cumartesi