Türkiye Selçuklularında Teşkilat ve Sosyokültürel Yapı


Kategoriler: 10. Sınıf Tarih, Tarih, Yerleşme ve Devletleşme Sürecinde Selçuklu Türkiyesi

Türkiye Selçukluları II. Kılıç Arslan ile birlikte Anadolu’da siyasi otoritesini güçlendirince devlet teşkilatlanmasına önem vermişlerdir. Türkiye Selçukluları devlet teşkilatlanmasında Orta Asya geleneklerini sürdürmesine karşın Türkiye Selçuklularının en çok etkilendikleri devlet Büyük Selçuklular olmuştur.

Hükümdarlık Hakkı



Daha önceki Türk devletlerinde olduğu gibi Türkiye Selçuklularında da tahta kimin geçeceği konusunda bir belirsizlik yaşanmaktaydı. Bu durum şehzadeler arasındaki taht kavgalarını peşinden getirerek devleti bazı dönemlerde istikrarsızlığa sürüklemiştir.

Not: Türkiye Selçuklu Hükümdarı II. Kılıç Arslan “Devlet, hanedanın orta malıdır.” anlayışına uyarak ölümü öncesinde ülkeyi 11 oğlu arasında paylaştırmıştır.

Türkiye Selçuklu hükümdarları kendilerinden daha önceki Türk hükümdarlarından farklı olarak Keykubat, Keykavus, Keyhüsrev gibi unvanlar kullanmışlardır. Bu unvanlar onların devlet yönetiminde Fars kültürünün etkisi altında kaldıklarına kanıttır.

Türkiye Selçuklularında devlet, dergâh ya da bargâh olarak adlandırılan saraydan yönetilmiştir. Saray hem devletin idari merkezi hem de hükümdarın ikametgâhı olmuştur. Sultan, sarayın harem denilen bölümünde özel hayatını geçirmiştir.



Not: Türkiye Selçuklu Devleti’nde saray teşkilatının en önemli görevlisi hacip olmuştur. Hacip, saray işlerinin yanı sıra sultanın halk ile ilişkilerini de düzenlemiştir.

Türkiye Selçukluları Dönemi’nde sultanın mutlak vekili olarak vezirler görev yapmıştır. 1243 Kösedağ Savaşı’nın ardından devletin diğer görevlileri gibi vezirler de İlhanlılar tarafından atanmaya başlanmıştır. Bu durum Türkiye Selçuklularının siyasi otoritelerini kaybettiklerinin kanıtı olarak gösterilebilir.

Divan Teşkilatı

Türkiye Selçuklularında devlet işleriyle ilgili kararlar en yüksek yönetim organı olan vezir başkanlığında toplanan Divan-ı Saltanat ya da Divan-ı Alâ denilen kurumda alınmıştır. Bu divana bağlı farklı divanlar da görev yapmıştır. Türkiye Selçuklularının İdari alanda Büyük Selçuklularla ortak noktaları olmasına karşın farklılıkları da bulunmaktadır. Türkiye Selçuklularında görev yapan Naib-i Saltanat divanı ile Pervane divanı Büyük Selçuklularda bulunmamaktadır.

Not: Türkiye Selçukluları Dönemi’nde meliklerin eğitilmeleri ve yönetim konusunda tecrübe kazanmaları için daha önceki Türk devletlerinde var olan atebeylik uygulaması devam etmiştir.



Askerî Teşkilat

Türkiye Selçuklularındaki askerî teşkilat Büyük Selçukluların bir devamı olarak ortaya çıkmıştır. Türkmenler, hassa askerleri (gulamlar), ikta askerleri, vassal devlet kuvvetleri ve ücretli askerler ordunun bölümlerini oluşturmaktaydı. Hassa kuvvetleri (gulamlar) Türkiye Selçuklularında merkezî yapıyı koruyabilmek ve savaşlardaki başarıyı artırmak için farklı milletlerden oluşturulmuşlardır. Ordunun başında beylerbeyi veya emirü’l ümeralar bulunurdu. Güclü bir donanmaya sahip olan Türkiye Selçuklularında Reis’ül Bahr veya meliküs-sevahil denilen komutanlar bulunurdu.

Not: Türkiye Selçuklu ordusunu Büyük Selçuklu ordusundan ayıran en önemli fark Türkiye Selçuklularının donanmasının olmasıdır.

Sosyal Hayat

Türkiye Selçukluları Dönemi’nde Anadolu’da istikrarın sağlanması sonucu Müslümanların yanında Ermeniler, Rumlar ve Süryaniler de huzur İçerisinde yaşamıştır. Türkiye Selçukluları fethettikleri bölgelerde şehirlerin dışına yerleşmiş ve şehirleri sur içi, iç kale, sur dışı denilen bölümlere ayırmıştır. Bu uygulamalar şehirlerin güvenliğini sağlama açısından son derece önemlidir. Bu huzur ortamı Doğu’daki Türk-İslam bilim ve sanat adamlarının ilgisini çekmiştir. Bu dönemde Anadolu bir bilim ve sanat merkezi olmuştur. Büyük Türk mutasavvıfı Muhyiddin Arabi ve öğrencisi Sadreddin Konevi Anadolu’ya yerleşen düşünürlerin başında gelmektedir.

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
13 Haziran 2020 Cumartesi