Nüfus konu anlatımı video 10. sınıf coğrafya


Kategoriler: Ders Videoları

Beşeri Sistemler: Nüfus 1 video 10. sınıf Yavuz Tuna

Beşeri Sistemler: Nüfus 2 video 10. sınıf Yavuz Tuna



Beşeri Sistemler: Nüfus 3 video 10. sınıf Yavuz Tuna

Beşeri Sistemler: Nüfus 4 video 10. sınıf Yavuz Tuna

Beşeri Sistemler: Nüfus 5 video 10. sınıf Yavuz Tuna

Nüfusun Özellikleri ve Önemi video 10. sınıf Hocalara Geldik



Dünyada Nüfusun Dağılışı video 10. sınıf

Nüfus Piramitleri video 10. sınıf Hocalara Geldik

İnsan yaşamı açısından elverişli koşulları barındıran Türkiye toprakları, eski çağlardan beri yerleşme alanı olarak tercih edilmiştir. Ancak tarihî süreçte bu bölgede yaşayanlara yönelik bilimsel bir nüfus sayımı yapılamadığı için nüfusa dair sağlıklı bilgilere ulaşılamamaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’nda nüfusa dair bilgiler 19. yüzyıla dayanmakla birlikte nüfus sayımı, Batı ülkelerinden yaklaşık 150 yıl sonra daha çok özel amaçlı olarak gerçekleştirilmiştir. İlk nüfus sayımı, askere alınacak kişileri belirleyebilmek amacıyla II. Mahmut Dönemi’nde (1831) yapılmıştır. Bu sayımı Sultan Abdülmecit (1844) tarafından nüfus kimlik belgesi verilecek bireyleri tespit edebilmek amacıyla yapılan sayım izlemiştir. Bu iki sayıma da kadın nüfusun dâhil edilmediği görülür. Üçüncü sayım ise Sultan Abdülaziz tarafından (1874) gerçekleştirilmiş olup bu dönemde imparatorluk nüfusunun 12 milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de nüfusun seyrinde ve nüfusa ait verilerde süreç içerisinde bazı değişimler görülmektedir. Ülke nüfusunda meydana gelen bu değişimler, belirli aralıklarla yapılan nüfus sayımları sayesinde öğrenilebilmektedir.

Ülkemizde düzenli ve planlı nüfus sayımları Cumhuriyet ile başlamıştır. Türkiye’de ilk düzenli nüfus sayımı 28 Ekim 1927 tarihinde gerçekleşti. Bu sayım sonucuna göre ülke nüfusu 13 648 270 kişi olarak tespit edildi. Kadın nüfusun fazla olmasının en önemli nedeni, erkeklerin çoğunun katıldığı savaşlardan geri dönememesidir. Periyodik nüfus sayımları, ülkemizde 1935’te yapılan ikinci genel nüfus sayımı ile başlamış olup bu sayımların her beş yılda bir tekrarlanması kararlaştırılmıştır. Toplam nüfusun 16 158 018 kişi olduğu bu sayımda önceki döneme göre dikkatlerden kaçmayan bir artış olduğu görülür. Benzer şekilde bu sayımda da kadın nüfusun erkek nüfusundan fazla olduğu göze çarpan bir durumdur. Nüfus sayımları, 1935’ten 1990 yılına kadar her 5 yılda bir yapılırken 1990’dan sonra mevcut zaman aralığına uyulmayarak sayım 2000 yılında yapılmıştır. Bu tarihe kadar yapılan nüfus sayımları genel nüfus sayımları kapsamında değerlendirilmektedir. 2006 yılında çıkarılan bir kanunla tüm adres bilgilerinin kaydedildiği ulusal adres veri tabanı oluşturulmuştur. Bu sayede Türkiye vatandaşları, kimlik numaraları; yabancı uyruklu kişiler de pasaport numaralarıyla ikamet ettiği adrese göre kayıt altına alınmıştır. Böylece 2007’den itibaren nüfus sayımına gerek olmadan her yıl ülkemizin nüfusu, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) ile belirlenmektedir.

Dünya nüfusunun kıtalara dağılışına bakıldığında nüfusun yarıdan fazlasının Asya Kıtası'nda olduğu görülür (Harita 2.1). Bahsedilen durumun ortaya çıkmasında dünyadaki en fazla nüfusa sahip ülkelerin bu kıtada yer alması etkili olmuştur. Doğu, Güney ve Güneydoğu Asya nüfusun en kalabalık olduğu alanlardır. Özellikle Çin ve Hindistan dünya nüfusunun yaklaşık 1/3'ünden fazlasını oluştururken Sibirya, Himalayalar ve iç kesimlerde kalan çöller ise nüfusun seyrek olduğu alanlardır. Dünya nüfusunun yaklaşık %16’sını oluşturan Afrika Kıtası'nda Nijerya ve Mısır, kıtanın en fazla nüfusa sahip ülkeleri olarak dikkat çekmektedir. Ekvatoral iklim ile çöl ikliminin etkili olduğu Afrika Kıtası'nın büyük bir bölümünde nüfusun seyrekleştiğinden söz edilebilir.

Dünya nüfusunun yaklaşık %13’ünü oluşturan Kuzey ve Güney Amerika kıtalarında nüfusun önemli bir kısmı özellikle Kuzey Amerika Kıtası'nın doğu kıyılarında toplanmıştır. Bunda sanayi ve ticaretin bu bölgede gelişmiş olması önemli bir etkendir. ABD ve Brezilya kıtanın kuzey ve güney kesiminde yer alan ve nüfusun en fazla olduğu ülkeler olarak dikkat çekmektedir. Buna karşılık batı kesimlerdeki dağlık alanlarla iç kesimlerindeki kurak alanlar ve Güney Amerika'daki Amazon Havzası nüfusun seyrekleştiği yerlerdir. Dünya nüfusunun yaklaşık %10'unu oluşturan Avrupa Kıtası'nda ise Almanya, İngiltere, İtalya ve Fransa nüfusu en fazla olan ülkelerdir. Sanayi, ticaret ve tarımın geliştiği kıtanın batı kıyıları yoğun nüfuslu iken Alp ve İskandinav dağlarının olduğu alanlar ise seyrek nüfusludur. Dünya nüfusunun yaklaşık %0,5'ini oluşturan Okyanusya Kıtası'nda nüfusun büyük çoğunluğu Avustralya'da toplanmıştır. Avustralya'nın iç ve batı kesimleri çöl ikliminden dolayı seyrek nüfuslu iken doğu, güney ve kuzey kesimleri ise yoğun nüfusludur. Antarktika Kıtası, yılın tamamında buzullarla kaplı olduğu için burada yerleşik hayat yoktur. Kıtada bilim insanlarının araştırma yaptıkları istasyonlar bulunmaktadır.

Dünyada nüfusun toplanma durumunu belirlemek ve dünya üzerinde bulunan iki farklı yeri karşılaştırabilmek için nüfus yoğunluğu ölçütü kullanılır. Herhangi bir alanda yaşayan nüfus ile o alanın yüz ölçümü arasındaki oran aritmetik nüfus yoğunluğunu vermekte ve bu yoğunluk kişi/km² olarak ifade edilmektedir. 2015 yılı itibarıyla yaklaşık 7,4 milyar olan dünya nüfusu, yaklaşık 134,2 milyon km² olan karaların yüz ölçümüne (Kuzey ve Güney Kutup Noktası hariç) bölündüğünde km²ye 55,1 kişi düştüğü görülür. Aritmetik nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu kıta 142 kişi/km² ile Asya Kıtası, en az olduğu kıta ise 4,7 kişi/km² ile Okyanusya Kıtası'dır.

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
13 Haziran 2020 Cumartesi