Kategoriler: 9. Sınıf Coğrafya, Beşeri Sistemler: Yerleşmeler, Coğrafya

Ülkemiz, Dünya’da ilk yerleşmelerin ve ilk medeniyetlerin kurulduğu bir yer olarak, hem tarih öncesi dönemlerde hem de tarihi dönemlerde önemli yerleşim alanlarına sahne olmuştur. Bunda ülkemizin Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının birbirine en yakın olduğu bir yerde bulunması, çeşitli iklimlere ve verimli topraklara sahip olması, çeşitli ulaşım yollarının kavşak noktasında bulunması gibi faktörler etkili olmuştur. Ülkemizde farklı medeniyetlere ait kalıntıların bulunması da, ülkemizin eski yerleşim alanlarından biri olduğuna kanıt olarak gösterilebilir.

Zaman içinde artan nüfus ve gelişmelere bağlı olarak yerleşme birimleri büyümüş, gelişmiş ve yayılmıştır. Bu yerleşmelerin nüfusları, genişlikleri, fonksiyonları ve ekonomik etkinlikleri birbirinden farklıdır. Bu farklı özelliklerden yola çıkarak ülkemizdeki yerleşmeler, kır ve kent yerleşmeleri olarak ikiye ayrılabilir.

Bir yerleşim merkezinin kır veya kent yerleşmesi olarak belirlenmesinde, çeşitli ölçütler kullanılmaktadır. Bununla birlikte Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nüfusu 10 000’in üzerinde olan tüm yerleşmeleri kent, nüfusu 10 000’in altında olan yerleşmeleri kır olarak tanımlamaktadır.

Türkiye’de Kırsal Yerleşmeler

Ülkemizde kır yerleşmeleri, sürekli yerleşmeler ve geçici yerleşmeler olmak üzere ikiye ayrılır.

Sürekli Kır Yerleşmeleri

Kasaba [Belde]

Ülkemizdeki kasabalar genellikle tarım kasabası niteliğindedir. Bazı kasabalarda turizm etkinlikleri, bazı kasabalarda da hafif sanayi faaliyetleri yürütülmektedir. Kasabaların büyük çoğunluğu idari açıdan ilçe merkezidir.

Köy

Türkiye’de 1924 yılında çıkarılan 442 sayılı Köy Kanunu’na göre; cami, okul, otlak, yaylak, baltalık ve orman gibi ortak malları bulunan ve toplu veya dağınık oturan insanların bağ, bahçe ve tarlaları ile birlikte oluşturdukları yerleşmelerdir. Muhtarlıkla yönetilen köyler, ülkemizdeki en küçük idari yönetim birimidir.

Çiftlik

Tarım arazileri içinde kurulu evler ve ahırlardan oluşan yerleşmelerdir. Çiftliklerde sadece hayvancılık veya sadece tarım yapıldığı gibi bazı çiftliklerde her iki faaliyet birlikte yapılmaktadır. Çiftlikler, genellikle yer şekillerinin sade olduğu geniş ve verimli tarım arazilerinin bulunduğu sahalarda yaygın olarak görülür. Trakya, Ege Bölgesi ve İç Anadolu’da yaygındır.

Mezra

Ekonomisi daha çok hayvancılığa dayalı köy altı yerleşmesidir. Tarım yapılabilecek ya da hayvan beslenebilecek bir alanda birkaç ev ve eklentisinden (hayvan barınakları) oluşan köy altı yerleşmeleridir. Özellikle Doğu Anadolu’daki engebeli alanlarda, köy çevresindeki tarım ve otlak alanlarının dar olması, mezraların kurulmasına neden olmuştur.

Mahalle

Bir köyden ayrılan, ancak idari fonksiyonu olmadığı için köy sayılmayan küçük yerleşmelerdir. Mahalle yerleşmeleri zamanla büyüyerek gelişebilirler. Mahalleler hem akrabaların bir araya toplanmasından, hem de sosyal ve ekonomik dayanışma içinde bulunan ailelerin birleşmesinden meydana gelmiştir. Mahalle yerleşmeleri; Batı Karadeniz, Batı Anadolu, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde yaygındır.

Divan

Birbirinden uzakta kurulmuş olan ve birlikte bir köyü oluşturan mahallelere divan denir. Her divan, birkaç evden oluşan ayrı bir yerleşme kümesidir. Dağınık yerleşme tipi olan divanlarda akraba aileler bir arada toplanmıştır. Divanlar genellikle kurucularının adlarıyla anılırlar.

Divan yerleşmelerine genellikle Karadeniz Bölgesi’nde rastlanmaktadır. Batı Karadeniz’de genelde dağınık halde olan divan yerleşmeleri, Orta Karadeniz’de toplu haldedir. Ekonomisi genelde tarıma dayalı olan divan yerleşmelerinin büyük çoğunluğu Sinop, Sakarya, Kocaeli ve Bolu illerinde bulunur.

Geçici Kır Yerleşmeleri

Yayla

Köye bağlı geçici yerleşme birimleri içinde en yaygın olanı yaylalardır. Yazları serin ve yağışlı olan yörelerimizdeki yüksek sahalarda yaz mevsiminde gür bitki örtüsü oluşur. Gürleşen çayır örtüsü nedeniyle buralarda büyükbaş hayvancılık faaliyeti yapılır.

Yaylacılığın yaygın olduğu yörelerde, yaz başlarında hayvanları ile birlikte yaylalara göç eden köylüler yaz boyunca hayvanlarını otlatıp, sütlerini işledikten sonra yaz sonunda köylerine geri dönerler. Yayla yerleşmeleri en fazla Karadeniz, Akdeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde görülür.

Son yıllarda geleneksel yaylacılık anlayışında bazı değişiklikler görülmeye başlamıştır. Kuzey Anadolu Dağlarının denize bakan yamaçlarındaki yaylalar turizme açılmıştır. Yayla turizminin gelişmesiyle birlikte buralarda lüks konutlar ve oteller yapılmaya başlanmıştır. Toros Dağları’ndaki yayla yerleşmeleri, yaz döneminde sıcaktan korunmak amacıyla sayfiye olarak kullanılmaktadır.

Ağıl

Köy yerleşmelerinin yakınında, küçükbaş hayvanların otlatıldığı yerlerde hayvan sürülerinin gecelemeleri için kullanılan geçici yerleşmelerdir. Ağıllar, çevresi çit veya taş duvarlarla örülü, üstü açık avlu biçimindeki mekanlar ile çoban kulübesinden oluşur.

Kom

Genellikle hayvancılık yapmak amacıyla köylerden uzak yerlerde kurulan geçici yerleşmelerdir. Komlar, ev ve bunların eklentileri olan ağıl, samanlık, avlu ve hayvan yemi yetiştirmek amacıyla ekilen tarlalardan oluşur. Doğu Anadolu’da özellikle Erzurum, Erzincan, Kars ve Tunceli’de çok sayıda kom yerleşmesi bulunur.

Oba

Hayvancılıkla uğraşan ailelerin kurdukları ve genellikle çadırlardan oluşan, yaz aylarında yerleşilen geçici yerleşmelerdir.

Dam

Küçük çaplı tarım faaliyetleri ile hayvancılık faaliyetlerinin ya-
pıldığı geçici yerleşmedir. Bu tür yerleşmelere Göller Yöresi,
Ege Bölgesi ile Gökçeada ve Bozcaada’da rastlanır.

Bağ Evleri

Bağcılık faaliyetlerini daha kolay yürütmek ve hasat dönemin-
de oturmak amacıyla, bağların içlerinde veya kenarlarında
yapılmış evlerden oluşur. Ülkemizde bağcılık faaliyetlerinin
yaygın olduğu yörelerde özellikle Ege Bölgesi’nde yaygındır.

Dalganlar

Deniz kıyılarındaki balık üretme yerleridir. Körfezlerin karaya iyice sokulmuş girintileri, balıkların açık denize kaçmaması için boydan boya kapatılır. Buralarda çoğalan balıklar, dalyan işletmecileri tarafından tutularak satılır. Ege ve Akdeniz kıyılarında dalyan yerleşmelerine rastlanır.

Yazlık Sahil Yerleşmeleri

Akdeniz, Ege ve Marmara denizleri çevresinde yaygın olan ve sadece yaz aylarında yerleşilen, genellikle bahçeli ve iki katlı evlerden oluşan sitelerdir. Yazlık siteler ekonomik durumları belli bir düzeyde olan kişilerin ikinci meskenleridir. Yazlık yerleşmelerin bir bölümü de devre mülk olarak adlandırılan sistemle işletilmektedir.

Türkiye’nin değişik yörelerinde işletilmekte olan kireç ocakları, kum ocakları, benzin istasyonları ve değirmen gibi geçici yerleşmelere de sıkça rastlanır.

Kent [Şehir] Yerleşmeleri

Ülkemizde iller ve ilçeler kent yerleşmelerini oluşturur. Kentler genel olarak nüfuslarına ve fonksiyonlarına göre iki grupta sınıflandırılır.

Nüfuslarına Göre Kentler

  • 10 001 ile 100 000 arasında nüfusa sahip olan Artvin, Bayburt ve Tunceli gibi kentler küçük kent olarak adlandırılır.
  • 100 001 ile 500 000 arasında nüfusa sahip olan Çanakkale, Bolu ve Adıyaman gibi kentler orta büyüklükte kent olarak adlandırılır.
  • 500 001 ile 1 000 000 arasında nüfusa sahip olan Kayseri, Şanlıurfa, Samsun gibi kentler büyük kent olarak adlandırılır.
  • 1 000 001 – 10 000 000 arasında nüfusa sahip olan İzmir ve Ankara gibi kentler metropoliten kent (metropol) olarak adlandırılır.
  • Nüfusu 10 000 000’dan fazla olan İstanbul megakent (megapol) olarak adlandırılır.

Fonksiyonlarına Göre Kentler

Tarım Kentleri

Gelişmesinde tarımın etkili olduğu şehirlerdir. Şehrin asıl fonksiyonu tarım ve hayvancılıktır. Tarım alanlarının merkezinde kavşak noktasında yer alır. Tarım ürünlerini işleyen küçük sanayi tesisleri bulunur. Çevresinde ihtiyaçların karşılandığı pazar ile küçük alışveriş merkezleri bulunmaktadır. Ürünleri pazarlayacak ticaret kapasitesine sahiptir. Tarsus, Söke, İnegöl, Akhisar, Bergama, Turgutlu, Salihli, Alaşehir, Ödemiş gibi merkezler tarım şehirlerine örnek olarak gösterilebilir.

Sanayi Kentleri

Kentin ekonomik yapısında sanayinin önemli payı vardır. Bu kentlerin kurulduğu yerler, genellikle sanayi faaliyetleri için gerekli olan ham madde ile enerji kaynaklarına yakın ve ulaşım kolaylığı olan bölgelerdir. Bir ya da birden fazla sanayi kolu vardır. Ticaret gelişmiştir. İthalat ve ihracat fazladır. Bursa, İzmit, İstanbul, Adapazarı, İzmir, Adana, Batman, Karabük, Karadeniz Ereğli, Kırıkkale, Seydişehir, İskenderun gibi iller sanayi şehri olarak nitelendirilebilir.

Ticaret Kentleri

Genellikle ulaşım yolları üzerinde bulunan bu şehirlerde iç ve dış ticaret canlıdır. Şehrin gelişmesine bağlı olarak değişen orta veya büyük ölçekli sanayi tesisleri, ticaret mallarının alınıp satıldığı, üretildiği, depolandığı çok sayıda iş yeri, pazar, panayırlar ve fuarların bulunduğu merkezlerdir. İstanbul, İzmir, Mersin, Trabzon, Samsun, Gaziantep, Eskişehir, Ankara, Kayseri ve Bursa başlıca ticaret kentlerimizdir.

Turizm Kentleri

Doğal güzellikleri ve tarihi değerleri barındıran, gelirlerinin önemli bir bölümünü turizmden karşılayan kentlerdir. İstanbul, İzmir, Antalya, Alanya, Kuşadası, Marmaris, Bodrum, Nevşehir, Göreme, Fethiye ve Bursa turizm şehirlerine örnek olarak gösterilebilir.

Ulaşım Kentleri

Büyümesinde ulaşım hizmetlerinin etkili olduğu kentlerdir. Genellikle kavşak noktaları ve işlek yollar üzerinde kurulan bu kentlerde, ulaşım koşullarının gelişmesi sanayi, ticaret ve hizmet sektörlerini de geliştirmiştir. Başlıca ulaşım şehirleri; İstanbul, Ankara, Konya ve Eskişehir’dir.

Liman Kentleri

Deniz ulaşımı ve taşımacılığında, gemilerin kalkış ve varış yerleri olan limanların çevresinde kurulan kentlerdir. İstanbul, İzmir, Mersin, Antalya, Karadeniz Ereğli, Zonguldak, Samsun, Trabzon, İskenderun liman şehirlerine örnek olarak verilebilir.

Bilgi: Liman kentlerinin büyüklüğü, sahip olduğu limanın ticaret hacmine ve limanın iç bölgelerle olan ulaşım olanaklarına bağlıdır. Ekonomik olarak limanı besleyen, limanın iç bölgelerle olan etkileşim alanına hinterlant (art bölge) denir. Bir limanın art bölgesindeki sanayi tesisleri, ticari fonksiyonları, tarım alanları, enerji kaynaklarının yayıldığı alan ne kadar genişse liman da o kadar gelişir.

  • Sinop Limanı doğal liman olmasına rağmen Samsun limanı kadar gelişmemiştir. Çünkü Sinop Limanı’nın hinterlandı Samsun Limanı kadar geniş değildir. Çünkü art bölgesi ile olan ulaşım olanakları Samsun Limanı’na göre daha azdır.
  • Trabzon Limanı’nın Doğu Karadeniz’deki diğer limanlardan daha fazla gelişmesinde, Kop ve Zigana geçitleri sayesinde Doğu Anadolu Bölgesi ile ulaşımının daha kolay olması etkili olmuştur.

İdari, Askeri ve Kültürel Kentler

Ankara, ülkemizin başkenti olup, gelişmesinde ve büyümesinde Türkiye’nin idari merkezi olmasının büyük etkisi olmuştur. Sarıkamış, Çorlu, Gölcük, Erzincan, Erzurum, Malatya ve Konya gibi bazı kentlerimiz barındırdıkları askerî birlikler ve tesisler nedeniyle askerî fonksiyonu olan kentlerdir. Üniversite ve yüksek okulların bulunduğu, çeşitli sanat, bilim ve kültür etkinliklerinin düzenlendiği, festivallerin yapıldığı İstanbul, Ankara, İzmir ve Eskişehir kültür kentleri olarak nitelendirilebilir.



] }


Liselere Giriş Sınavı (LGS)
5 Haziran 2022 Pazar

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
18 Haziran 2022 Cumartesi

Alan Yeterlilik Sınavı (AYT)
19 Haziran 2022 Pazar