Türkiye’de Doğal Afetler Tyt Coğrafya


Kategoriler: Coğrafya, Tyt Coğrafya

TÜRKİYE’DE DOĞAL AFETLER

Doğal afet; en genel anlamıyla insanlara zarar veren, can ve mal kayıplarına neden olan doğal olaylardır. Ülkemizin jeolojik, jeomorfolojik ve meteorolojik özellikleri yanında, beşerî faaliyetlerinin de etkisiyle doğa olaylarının bir kısmı afete dönüşmektedir. Ülkemizde doğal olayların afete dönüşmesinde etkili olan beşerî etkenlerden bazıları ise şunlardır:

  • plansız kentleşme
  • tarım alanlarının yerleşme ve sanayileşmeye açılması
  • ekolojik dengenin çeşitli müdahalelerle bozulması
  • yol yapım çalışmaları sırasında yamaç dengesinin bozulması
  • doğaya karşı bilinçsiz tutum

Ülkemizde meydana gelen doğal afetler ciddi anlamda can ve mal kayıplarına neden olmuştur. Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan rapora göre, Türkiye’de 20. yüzyılın başından bu yana meydana gelen doğal afetlerde yaklaşık 100 binden fazla insan hayatını kaybetmiş, yaklaşık 700 bin konut yıkılmıştır.

1. Türkiye’de Depremler

Dünya genelinde meydana gelen depremlerin büyüklükleri ve oluşturdukları zararlar dikkate alındığında ülkemiz Akdeniz – Himalaya Deprem Kuşağı’nda bulunur.

Ülkemizin bulunduğu bu konumda büyük levhalar arasında birçok küçük levha yer almaktadır. Bu durum ülkemizin büyük bölümünün deprem kuşağı içinde yer almasına neden olmuştur.

Ülkemizin hemen hemen her yerinde depremler olmakla birlikte, büyük zararlar veren depremler daha çok bazı alanlarda yoğunlaşmaktadır. Depremlerin yoğunlaştığı en önemli fay hattı, dünyanın en önemli ve aktif kırıklarından olan Kuzey Anadolu Fay Zonu’dur. Bu kuşak Bingöl Karlıova’dan başlayarak, Kuzey Anadolu’yu batı yönünde kat ederek, Bolu’dan itibaren farklı kollara ayrılarak Ege’nin kuzeyine doğru devam eder. Son yüzyılda bu hat üzerinde iki önemli deprem yaşanmıştır.

1939’da Erzincan Depremi (şiddeti: 7,9), 1999’da Marmara Depremi (şiddeti: 7,4) yaşanmıştır.

Diğer önemli fay hattı Güney Marmara ve Ege Bölgesi’ni içine alan Batı Anadolu Fay Kuşağı’dır. Buralardaki doğu – batı doğrultulu horst – graben sistemlerini içine alır.

Doğu Afrika’dan başlayarak Kızıldeniz – Gor Çukuru hattından ülkemize İskenderun Körfezi’nden giriş yapan Doğu Anadolu Fay Hattı, ülkemizdeki bir başka fay kuşağıdır.

2. Türkiye’de Heyelanlar

Heyelan, arazi eğiminin ve yağışın fazla olduğu yerlerde toprağın eğim doğrultusunda ana kaya ile birlikte yer değiştirmesidir. Ülkemizde heyelanların büyük çoğunluğu Karadeniz’de Kuzey Anadolu Dağları’nın çevresi ile Doğu Anadolu’nun güneybatısı ve orta kesimlerinde görülür. Karadeniz Bölgesi’nin % 89’u heyelana duyarlıdır ve bu bölgede büyük ölçüde can ve mal kayıplarına neden olan heyelanlar yaşanmıştır.

Ülkemizde yaşanan bazı büyük heyelanlar,

  • 1950 yılında, Sera Vadisi’nde yaşanan heyelan —> Derinliği 55 m, uzunluğu ve genişliği 4 km’ye ulaşan bir göl oluşmuştur.
  • 1990 yılında, Trabzon Maçka ilçesinin Çatak kesiminde yaşanan heyelan —> 65 kişi hayatını kaybetmiştir.
  • 1995 yılında, Isparta Senirkent’te yaşanan heyelan —> Çamur akıntısı sonucu 74 kişi ölmüştür.

3. Türkiye’de Sel ve Taşkınlar

Türkiye, sahip olduğu jeolojik ve jeomorfolojik özellikler, sıcaklık koşulları ve düzensiz yağış rejimi nedeniyle sel oluşumu için uygun koşullara sahiptir.

Sel ve taşkınlara neden olan yağışlar kıyı bölgelerimizde ve bu bölgelerin dağlık kesimlerinde daha çok cephesel ve orografik yağışların ardından meydana gelmektedir.

En fazla ilkbaharda olmakla birlikte yaz ve kış aylarında da sel ve taşkınlara rastlanmaktadır.

1950 – 2008 yılları arasında 1432 kişinin ölümüne ve 63 bin konut ağır hasar görmesine neden olan 1318 sel felaketi yaşanmıştır. Bu dönem içinde İzmir, Bartın, Hatay, İstanbul, Gaziantep ve Trabzon’da yaşanan seller, 100 milyon doların üzerinde maddi kayba neden olmuştur.

4. Türkiye’de Orman Yangınları

Ülkemiz Akdeniz iklim kuşağında yer alması yazlar sıcak ve kurak geçmesi nedeniyle orman yangınları için elverişli bir ortamda bulunur. Sıcak ve kurak geçen yaz döneminde küçük beşerî hatalar büyük tahribatlara neden olabilmektedir.

Ülkemizin orman yangınları açısından en hassas alanları Ege ve Akdeniz sahil şerididir. Orman yangınlarının sayı olarak % 38’i, alan olarak ise % 45’i Muğla, Antalya ve İzmir Orman Bölge Müdürlükleri’nin sorumluluk alanlarında gerçekleşmiştir. Yine orman yangınlarının adet olarak % 83’ü, alan olarak % 87’si haziran — ekim döneminde yaşanmaktadır.

1937 – 2005 yılı sonu itibariyle ülkemizde 77.785 adet önemli orman yangını çıkmış, bu yangınlarda 1.563.847 hektar ormanlık alan zarar görmüştür.

5. Türkiye’de Çığ Olayları

Çığ, genellikle bitki örtüsü olmayan engebeli, dağlık ve eğimli arazilerde, yamaçlarda tabakalar hâlinde birikmiş olan kar kütlesinin iç ve dış kuvvetlerin etkisi ile yamaçtan aşağıya doğru hızla kayması olayıdır.

Ülkemizin özellikle kuzey – kuzeydoğu ve doğusunda, çığ olayına uygun arazi ve iklim koşullarına sahip dağlık alanlar vardır.

Afet İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye’de 1950 – 2008 yılları arasında 45 ilde 731 çığ olayı yaşanmış, bu afetlerden 4384 kişi etkilenmiştir.




Liselere Giriş Sınavı (LGS)
6 Haziran 2021 Pazar

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
19 Haziran 2021 Cumartesi

Alan Yeterlilik Sınavı (AYT)
20 Haziran 2021 Pazar