Dış Kuvvetler 10. Sınıf


Kategoriler: 10. Sınıf Coğrafya, Coğrafya, Doğal Sistemler 10. Sınıf

Enerjisini Güneş`ten alan, yeryüzünü aşındırma ve biriktirme faliyetleri ile şekillendiren kuvvetlere dış kuvvetler denir.



Dış kuvvetlerin başlıca özellikleri şunlardır:

  • İç kuvvetler tarafından oluşturulan yer şekillerini ortadan kaldırmaya çalışırlar. Bu yönüyle iç kuvvetler yapıcı iken dış kuvvetler bozucudur.
  • Engebeli arazileri aşındırıp, aşındırdıkları malzemeleri çanaklaşmış arazilere biriktirerek yeryüzünü düzleştirmeyi hedeflerler.
  • İnsan ömrüne göre uzun bir süreç içerisinde yer şekillerini oluştururlar.
  • Etki dereceleri üzerindeki en önemli etken iklim koşullarıdır.

RÜZGARLAR ve OLUŞTURDUĞU ŞEKİLLER

Rüzgârlar, havalandırdıkları malzemeleri başka yeryüzü şekillerine çarparak aşındırma, hızının azaldığı yerlerde ise biriktirme yaparak yeryüzünü şekillendirir. Rüzgarın şekillendirici etkisi; rüzgârın hızına, taşıdığı malzemenin büyüklüğüne, arazinin kullanım şekline, havadaki nem miktarına, arazinin yapısına ve bitki örtüsüne göre farklılık gösterir.

Kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinde, fiziksel çözülmenin etkisiyle toz, kum, çakıl gibi gevşek malzemelerin bulunması ve bitki örtüsünün seyrek olması, rüzgârların buralardaki şekillendirici etkisini artırmıştır.



Rüzgârların Aşındırma Şekilleri

Mantar Kaya

Rüzgarın aşındırma etkisi, kayaların zemine yakın kesimlerinde daha çok olmaktadır. Çünkü, rüzgarlar iri boyutlu malzemeleri fazla yükseğe çıkaramaz. Bu nedenle kayaların alt kesimleri üst kesimlerine göre daha fazla aşınarak mantara benzeyen yer şekilleri oluşur.

Tafoni

Kayaların çözünmeyle gevşemiş kısımlarının, rüzgârlar tarafından aşındırılıp kayadan kopmasıyla oluşan kovuklara tafoni denir.



Şahit Kaya

Farklı dirençlere sahip tabakaların üst üste tortullaroluşturduğu bölgelerde, kolay aşındırılabilen tabakaların daha önce aşındırılması ya da çözünme ile gevşemiş malzemelerin ortamdan uzaklaştırılması sonucu şahit kayalar ortaya çıkar.

Yardang

Yüzeyi farklı dirence sahip tabakalara çarpan rüzgârların, aşınması daha kolay tabakaları aşındırarak oluşturdukları oluk veya yarıklara yardang denir.

Rüzgârların Biriktirme Şekilleri

Rüzgârlar, hızının azaldığı ya da karşılarına bir engelin çıktığı alanlarda biriktirme yaparak birikim şekillerini oluştururlar. Rüzgarın hızının arttığı dönemlerde ise biriken malzemeler dağılıp ortadan kaybolur. Bu yönüyle rüzgâr birikim şekilleri kalıcı değildir.

Barkan



Rüzgârların taşıdığı kumların hilal şeklinde birikmesiyle oluşan yer şekilleridir. Barkanlar, özellikle Orta Asya’daki çöllerde yaygın olarak görülür.

Kum Yığınları

Rüzgârların taşıdığı kum taneciklerini hızının kesildiği yerlerde yığması sonucu oluşur. Yükseklikleri 1 – 2 metre ile 100 metre arasında değişebilir. Yükseltisi fazla olanlarına kum tepesi denir.

Lös

Rüzgârların kurak ve yarı kurak bölgelerden havalandırdıkları tozları, yarı nemli bölgelerde biriktirmesiyle oluşan depolardır. Lösler zamanla lös topraklarını oluşturur.

Türkiye’de Rüzgârların oluşturduğu Yer Şekilleri

Türkiye’de rüzgârların etkili olduğu sahalar sınırlıdır. Ancak Anadolu’nun iç kesimleri (Konya Ovası, Karaman Ovası, Tuz Gölü çevresi), Güneydoğu Anadolu’nun güneyi gibi bitki örtüsünün zayıf olduğu yerlerde rüzgarların etkileri görülür. Bunun dışında, Türkiye’nin hemen her bölgesinde, hâkim rüzgârlara açık, bitki örtüsünden yoksun yamaçlarda mantar kaya ve şahit kaya gibi aşınım şekillerine rastlamak olanaklıdır.



Türkiye’de rüzğârın etkileri kumsallarda ve delta ovalarında da görülür. Karadeniz kıyılarında Karasu – Şile, Ege kıyılarında Çeşme Yöresi ve Akdeniz kıyılarında Antalya – Alanya arasında yaygın olarak kumul setleri görülür. Türkiye’de, kara içlerinde rüzgârların en fazla etkili olduğu yer, Konya – Karapınar çevresidir. Burada Senozoik döneminde oluşan, ancak daha sonra ortadan kalkan bir gölün tabanında tortulaşmış kum ve volkan külü depoları bulunur. Bu yörede, iklimin kurak, bitki örtüsünün de cılız olması nedeniyle rüzgâr, kumulları yerlerinden kopararak etrafa yayar. Yakın zamana kadar sürekli genişleyerek tarım alanlarını işgal eden ve görünümü bir çölü andıran araziler, erozyon önleme çalışmaları neticesinde kontrol altına alınmıştır.

AKARSULAR ve OLUŞTURDUĞU ŞEKİLLER

Yer yüzeyinde akış hâlinde olan su kütlelerine akarsu denir. Akarsuyun en uzun kolunun ilk çıktığı yere kaynak, akarsuyun döküldüğü yere ise ağız denir. Kaynakla ağız arasında uzanan içinde aktığı çukurluğa ise yatak denir.

Akarsuyun kolları ile birlikte sularını topladığı alanın tamamına havza denir. Sularını denizlere ya da okyanuslara ulaştıran akarsu havzalarına açık havza, ulaştıramayan akarsu havzalarına kapalı havza denir. Akarsu havzalarını birbirinden ayıran ve genellikle sıradağların doruklarından geçen doğal sınıra su bölümü çizgisi denir.

Akarsuyun herhangi bir kesiminden 1 saniyede geçen su miktarına akım (debi) denir. Akım m3/s olarak ifade edilir. Akarsuyun akımını; havzaya düşen yağış miktarı, havzanın genişliği, arazinin geçirimliliği, bitki örtüsü, kaynak suları, kar ve buz suları, sıcaklık ve buharlaşma gibi faktörler etkiler.

Akarsuların akımında özellikle iklimin etkisiyle alçalma ve yükselmeler olur. Akarsuyun akımında yıl içinde meydana gelen bu değişime akarsu rejimi denir. İklim koşulları akarsu rejimi üzerinde doğrudan etkiye sahiptir. Yıl içinde akımı fazla değişmeyen akarsuların rejimi düzenlidir. Her mevsim yağışlı iklim özelliklerinin görüldüğü Ekvatoral bölgedeki ve Batı Avrupa kıyılarındaki akarsular düzenli rejime sahiptir. Aylara ve mevsimlere göre akımı fazla değişen akarsuların rejimleri düzensizdir. Düzensiz rejime sahip olan akarsulara, belirgin bir kurak dönemi olan iklim bölgelerinde rastlanır.



Bilgi: Yıl içinde birden fazla kabarma ve çekilme dönemi olan akarsulara karma rejimli akarsu denir. Sularını farklı iklim bölgelerinden toplayan akarsular karma rejimlidir.



Karstik Sular ve Oluşturduğu Şekiller

Buzullar ve Oluşturduğu Şekiller

Dalga ve Akıntıların Oluşturduğu Şekiller

Kütle Hareketleri

Kıyı Tipleri ve Oluşum Süreçleri

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
13 Haziran 2020 Cumartesi