Kategoriler: 10. Sınıf Coğrafya, Coğrafya, Doğal Sistemler 10. Sınıf

DIŞ KUVVETLER (AKARSULARIN OLUŞTURDUĞU YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ)

Akarsular 

Akarsu Havzası: Akarsuyun kollarıyla beraber yayıldığı bölgeye denir. Akarsu sularını denize veya okyanusa döküyorsa açık havza, dökmüyorsa kapalı havza olarak adlandırılır.

Su Bölümü Çizgisi: İki akarsu havzasını birbirinden ayıran çizgiye denir. Genellikle dağların zirvesinden geçer.

Akarsu Debisi: Akarsuyun saniyede akıttığı su miktarıdır. Debi; yağış miktarına, sıcaklığa, buharlaşma miktarına, havzanın genişliğine ve arazinin geçirimliliğine bağlıdır.

Akarsu Katsayısı: Akarsuyun yıllık olarak havzasına düşen yağış miktarı ile olan denge durumudur. Eğer havzaya düşen yağış miktarı ile akarsuyun debisi aynıysa katsayı 1 olarak kabul edilir,

Akış Hızı: Akarsuyun saniyede yaptığı hızdır. Öncelikle eğime bağlıdır. Dağlık yerlerden akıyorsa akış hız, aşındırma gücü fazla ve hidroelektrik potansiyeli yüksektir.

Akarsu Rejimi: Akarsuyun yıl içindeki sularında azalma ve artma durumudur. Öncelikle yağışa bağlıdır. Eğer düzenli yağış bölgesinde ise akarsu rejimi de düzenli olur.

Denge Profili: Akarsuyun kaynak ile ağız kısmındaki profile denir. Genç arazilerde akarsuların denge profilinin yükselti farkı fazladır. Bu tür akarsuların akış hızı ve aşındırma güçleri fazladır.

Akarsuların Oluşturduğu Yeryüzü Şekilleri

Akarsu Aşındırma Şekilleri

Vadiler

Akarsuların akış yaptığı çukurluklardır. Genel olarak akarsu vadileri, dar ve derin vadiler, yatık yamaçlı vadiler ve tabanlı vadiler olarak üç gruba ayrılır.

Akarsular çentik vadide aktığında akış hızı, hidroelektrik potansiyeli ve aşındırma güçleri fazladır. Yatık yamaçlı vadiye doğru akarsuyun bu özellikleri azalır. Kanyon vadiler ise daha çok karstik arazilerde basamak şeklinde oluşur.

Çentik vadiye ülkemizde Doğu Karadeniz’deki vadiler kanyon vadiye ise ABD’de Büyük Kanyon örnek verilebilir.

Peri Bacası

Özellikle volkan tüflerinin olduğu sahalarda sel sularının eğim doğrultusunda yaptığı aşındırma faaliyetleridir. Bitki örtüsünden yoksun sahalarda görülür. Volkanizmanın ve rüzgârların dolaylı etkisi vardır.

Dev Kazanı

Çağlayan yaparak yüksekten düşen suların düştüğü yerde yaptığı çukurlardır.

Kırgıbayır

Bitki nün fakir olduğu kurak, yarı kurak bölgelerde sağanak yağışların, sel ve selinti sularının araziyi sürekli aşındırmasıyla oluşurlar.

Peneplen (Yontukdüz)

Akarsu aşındırmasının son evresinde yer şekillerinin aşındırılmış, vadiler yatıklaşmış, eğim azalmıştır. Bu şekilde oluşmuş hafif dalgalı aşınım düzlüklerdir.

Plato

Platolar, akarsular tarafından derin bir şekilde parçalanmış düzlükler ve hafif dalgalı arazilerdir. Oluşmalarında akarsu aşındırması temel faktördür. Ancak arazinin epirojenik olarak yükselmesi de etkili olmuş olabilir.

Akarsu Biriktirme Şekilleri
Bir akarsuyun biriktirme yapması için;
Yatak eğiminin azalması,
Akış hızının azalması,
Yük miktarının artması,
Yatağının genişlemesi gerekir.

Birikinti Konisi (Yelpazesi)

Eğimli yamaçlardan aşağı akan yağmur, sel suları ile sürekli akış halinde olan akarsuların yatak eğiminin azaldığı düzlüklere kum, çakıl ve alüvyonları biriktirmesiyle oluşur.

Dağ Eteği ve Dağ İçi Ovası

Bir dağ sırasının eteğinde birikinti konilerinin birleşmesiyle oluşan ovalık alanlardır. Eğer dağların arasında ise dağ içi ovası adını alır.

Irmak Adası (Kum Adası)

Akarsuların yatak eğiminin azalmasına bağlı olarak akış hızı azalır ve taşıdığı kum boyutundaki malzemeleri vadisinin geniş olduğu yerlerde orta kısmında yaptığı biriktirme şeklidir.

Taban Seviyesi Ovası

Akarsuların denge profiline yaklaştığı yerlerde veya denize ulaştığı yerlere yakın düzlük alanlarda alüvyonlarını yayarak oluşturduğu geniş ovalardır.

Delta Ovası

Akarsuların çoğunlukla deniz kıyılarında nadir olarak büyük göl kıyılarında üçgene benzer şekilde kıyıda oluşturduğu geniş ve verimlidir.
Bir akarsuyun delta oluşturması için;

  • » Bol miktarda alüvyon taşımalı,
  • » Kıyıda güçlü gelgit akıntısı olmamalı,
  • » Kıyının derinliği az olmalı (sığ olmalı),
  • » Kıyıda güçlü başka akıntılar olmamalıdır.

Akarsuların Hem Aşınım Hem Biriktirme Şekilleri

Menderes (Büklüm)

Akarsuyun yatak eğiminin azaldığı ve yatağının genişlediği yerlerde sağa-sola büklümler yaparak akması sonucunda oluşan iç bükey ve dış bükey şekillerdir. Menderesli bölgelerde akarsu sık sık yatak değişikliği yapar.

Seki (Taraça)

Akarsuyun alüvyonlarını geniş bir vadide kalın bir şekilde biriktirmesinden sonra gücünün veya akış hızının artmasına bağlı olarak dönem dönem aynı yatakta aşındırma yapmasıyla basamaklar oluşturmasıdır. Akarsuyun biriktirmeyle oluşturduğu tabanını aşındırması genellikle deniz seviyesinin değişmesiyle olur. Yani sekilerin oluşması hem akarsu hem de epirojenik hareketler etkili olmuştur.

DIŞ KUVVETLER (RÜZGÂRLARIN OLUŞTURDUĞU VE KARSTİK ARAZİLERDE OLUŞAN YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ)

Rüzgârların Oluşturduğu Yeryüzü Şekilleri

Kurak ve yarı kurak bölgelerde rüzgâr faaliyetleri daha fazladır. Özellikle çöl bölgelerinde en etkili dış kuvvet rüzgârlardır. Rüzgârların etkili olması için bir bölgede;
yağış miktarının az olması,
bitki örtüsünden yoksun olması,
toprak gevşek yapıda ve kuru olması,
fiziksel parçalanmanın fazla olması  gerekir.

Rüzgâr Aşındırma Şekilleri

Mantar Kaya: Rüzgârların yerden yüklediği kum ve küçük çakıl boyutundaki malzemeleri kayaların yüzeyine çarparak aşındırma faaliyeti yapar. Yer çekiminin ve rüzgâr şiddetinin azlığı nedeniyle fazla havalanmayan kum ve çakıllar kayanın alt kısmını aşındırarak oyararak oluşturur.

Şahit Kaya: Vadi kenarlarında veya içlerinde rüzgârın aşındırması sonucu oluşmuş üstü sert kayalardan oluşan kuleler şeklindeki şekillerdir.

Tafoni: Kayaların zayıf kısımlarındaki malzemeleri rüzgârların üflemesi soncunda genellikle kayaların yamaçlarında oluşmuş gözenekli oyuklardır.

Yardang: Rüzgârların kurak bölgelerdeki gevşek yapılı kayaları kumlarla törpüleyerek birbirine paralel vadi şeklinde aşındırmasıyla oluşan şekillerdir.

Çöl Kaldırımı (Hamada): Özellikler çöllerde rüzgârların hızlı esmesi neticesinde toprağın üst kısmının taşınıp alt tabakasının yüzeye çıkması sonucu oluşur. Toprak kaldırım gibi kayalarla kaplıdır. Sahra Çi ün büyük kısmı bu şekildedir.

Rüzgâr Biriktirme Şekilleri 

Barkan: Çöllerdeki hilal şeklindeki kumullardır. Rüzgârın geldiği, yönden gittiği yöne doğru hilal şeklinde, uçları uzayan barkanların dış bükey yamacı az eğimli, iç bükey yamacı daha diktir.

Lös: Rüzgârların kurak ve yarı kurak bölgelerde biriktirdiği kum depolarıdır. Kalınlıkları 10-40 cm arasındadır. İklim şartlarına bağlı olmak beraber çok verimlidir.

Kumullar: Rüzgârların taşıdığı kum örtülerini farklı şekiller oluşturan tepeler sırtlar ve yığınlar şeklinde biriktirmesiyle kumullar oluşur. Çöllerde kumullar hareketlidir, zamanla yer değiştirerek farklı şekiller oluşturmaktadır.

Karstik Arazilerde Oluşan Yeryüzü Şekilleri

Yeryüzündeki kireç taşı (kalker), jips ve kaya tuzu gibi kayaçlar su ve nemin etkisiyle kolay çözünmektedir. Bu kolay çözünmenin sonucu olarak diğer daha sert ve zor çözünen kayaçlara göre farklı yer şekilleri oluşturmaktadır. Bu yer şekilleri karstik kayalar dediğimiz kalker, jips ve kaya tuzu üzerinde oluşurlar. Bu topografyaya ise karst topoğrafyası adı verilir. Karstik şekillerin oluşmasında yer üstü suları etkili olduğu kadar yer altı suları da etkilidir.

Karstik Aşındırma Şekilleri

Lapya: Yağmur, sel sularının yüzeysel aşındırma ve eritmesi sonucunda oluşmuş kanalcıklı yer şekilleridir. Eğimli arazilerde daha sık ve belirgin şekilde görünürler. 1 – 5 cm ile 1 – 2 metre derinliğe kadar ulaşabilirler. Lapyaların ufalanması ile terra rosa toprakları oluşur.

Dolin: Karstik kayaçların erimesi veya çözünmesiyle oluşmuş tava şeklindeki çukurluklardır.

Uvala: Dolinlerin büyümesi veya iki ya da daha fazla dolinin yanlardan birleşmesiyle oluşmuş geniş çukurlardır.

Polye: Uvalaların birleşmesiyle veya karstik arazilerdeki akarsu vadilerinin genişleyip yayılması ile oluşan en büyük karstik şekildir.

Düden: Karstik arazilerde yüzey sularının yer altına doğru şelaleler şeklinde aktığı doğal kanallardır. Bunlara su yutan da denir. Düden Şelalesi (Antalya).

Kör Vadi: Akarsularını karstik arazilerde bir delikten yer altına sızdığı bir ucu kapalı vadilerdir.

Obruk: Karstik arazilerde yer altı boşlukları veya mağara tavanlarının çökmesiyle oluşmuş derin çukurluklardır. Bazılarının içi su ile doludur ve bunlara obruk gölleri denir. Cennet – Cehennem Obruğu (Mersin).

Mağara ve Galeriler: Yer altı sularının kalkeri eriterek oluşturduğu geniş boşluklara mağara denir. Birkaç mağaranın yanlardan birleşmesiyle galeriler oluşur. Karain, Damlataş mağaraları (Antalya).

Karstik Biriktirme Şekilleri

Sarkıt, Dikit ve Sütunlar: Mağara tavanlarından kireçli suların içindeki kireç tavandan aşağıya doğru uzayarak sarkıtları, damlayan kireçli su mağaranın zemininden yukarıya doğru dikey şekilde birikmesiyle dikitler oluşur. Sarkıt ile dikitler birleşerek bir kolon şeklini almışsa buna sütun denir. Karstik mağaralardaki karışık şekillere ise damlataş denir. Damlataş Mağarası (Antalya).

Traverten: Kalker kayalarını eriterekyer üstüne çıkan kireçli suların çökmesi ve birikmesi sonucunda oluşmuş ilginç görünümlü şekillerdir. Pamukkale (Denizli).

DIŞ KUVVETLER (BUZULLARIN, DALGA VE / AKINTILARIN OLUŞTURDUĞU YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ)

Buzulların Oluşturduğu Yeryüzü Şekilleri

Dünya’nın kutuplara yakın yerleri ile orta kuşağın yüksek yerlerinde en etkili dış kuvvettir. Ekvatoral bölgede ise genel olarak 4500 m den sonra buzul şekilleri görülmeye başlar.

Buzul Şekilleri

Sirk Buzulu: Çukur alanlardaki buzullara sirk buzulu denir. Eridiklerinde içinde bulundukları çukurlukların içi su dolarak sirk göllerine dönüşür.

Vadi Buzulu: Eski akarsu vadilerinin içinde buzulun hareket etmesiyle aşındırdığı vadilerin içine yerleşmiş buzullardır.

Takke Buzulu: Yüksek dağların zirvelerini kaplayan buzullardır.

Örtü Buzulu: Karaların üzerini bir bütün halinde kaplamış olan buzul kütlelerine örtü buzulu denir. Bu buzullar daha çok Antarktika ile Grönland’ta bulunur.

Iceberg (Aysberg): Deniz içinde yüzerek ilerleyen büyük kütleler halindeki buzul parçalarıdır. Aysbergler, rüzgârların etkisiyle orta enlemlere kadar ilerleyebilirler.

Bankiz: Deniz suyunun donmasıyla oluşan kalın buz tabakalarıdır. Kutba yakın sığ yerlerde bankizlere daha sık rastlanır.

Buzul Aşındırma Şekilleri

Sirk Çanağı (Buzul Yalağı): Buzulların aşındırarak oluşturdukları çukurluklardır. Buzulların erimesinden sonra bu çukurlarda sirk gölleri adı verilen göller oluşur.

Buzul Vadisi: Buzullar, vadilerin eğim yönünde ilerlemesiyle yumuşak zeminleri aşındırır ve derine — yana aşındırma yaparak “U” şeklinde tekne vadiler oluşturur.

Asılı Vadi: Buzulun eskiden aşındırma yaparak oluşturduğu vadi, yamacın üstünde kalarak buzul aşındırmasının geri plana düşmesiyle ortaya çıkan eski buzul vadileridir.

Hörgüç Kaya: Buzullar aşındırma yaparken yumuşak kayaları oyar, sert kayaları cilalayıp çizerler. Sert kısımlar ortada çıkıntılar şeklinde deve sırtına benzeyen hörgüç kayaları oluşturur.

Buzul Biriktirme Şekilleri

Morenler (Buzultaşlar): Buzullar hareket ederken kayalardan kopardığı irili ufaklı kum, çakıl ve taşları gücünün azaldığı yerlerde biriktirir. Bunlar aynı zamanda buzul toprağı olan morenlerdir.

Sander Düzlüğü: Buzulların erimesi sonucunda oluşan akarsuların buzul dillerinin önündeki çukurlara taşıdığı morenleri yığması sonu-
cunda oluşan düzlüklere ve ovalara denir.

Drumlin: Buzulların taşıyıp biriktirdiği moren (buzultaş) yığınlarının buzulun ilerlemesi veya eriyip gerilemesi sonucu oluşturduğu asimetrik görünümlü “kaşığın tersine benzeyen” yığınlardır.

Dalga ve Akıntıların Oluşturduğu Yeryüzü Şekilleri

Deniz yüzeyinde meydana gelen suyun salınım hareketi olan dalgaların oluşmasında en önemli etken rüzgârlardır. Rüzgârların yanında su altındaki depremler, heyelanlar, volkanizma ve gelgit olayları da dalga oluşumunda etkili olmaktadır.

Dalgaların aşındırması başta dalganın büyüklüğüne, şiddetine, kıyıdaki yer şekillerine ve dağların kıyıya uzanış tarzına bağlıdır. Dalgalar yüksek ve derin kıyılarda aşındırma; alçak ve sığ kıyılarda ise daha çok biriktirme yapar.

Dalga Aşındırma Şekilleri

Falez: Yüksek, derin kıyılarda dalgaların oyması sonucu oluşan uçurumlardır. Dalgaların oluşturduğu en yaygın aşındırma şekillerinden biridir. Dalgaların kayaların altını oyması ve üst kısmının aşınıp düşmesi sonucunda meydana gelirler.

Abrazyon Platformu (Kıyı Aşınım Düzlüğü): Dalgaların kıyıya vurması sonucunda aşınıp gerileyen kayanın altında oluşmuş deniz seviyesindeki kıyı aşınım düzlüğüdür.

Deniz Kemerleri ve Mağaraları: Denize doğru uzanan dağların veya kıvrımların yanlardan dalgaların aşındırması sonucunda oluşmuş kemer – köprü şekilleri ve deniz mağaralarıdır.

Dalga Biriktirme Şekilleri

Kıyı Kumsalları ve Plajlar: Sığ kıyılarda dalgaların biriktirdiği kum ve çakıl boyutundaki malzemelerden oluşmuş plaj kıyılarıdır. Kumsal ve plajlar korunaklı olan koy ve körfezlerde uzunlamasına daha geniş alan kaplar.

Kıyı Oku ve Kıyı Kordonu: Dalga ve akıntıların kıyıya paralel olarak yaydığı kum yığınları kıyı kordonlarını oluşturur. Kıyı okları ise kum yığınlarının kıyıdan açığa doğru uzanmasıyla oluşmaktadır.

Lagün (Deniz Kulağı): Kıyı oklarının bir koy ya da körfezin önünü kapatmasıyla oluşan göllerdir.. Küçükçekmece, Büyükçekmece ve Durusu (Terkos) gölleri böyle oluşmuştur.

Tombolo (Saplı Ada): Dalgaların taşıdığı kumları ve çakılları kıyıdan açığa taşıması sonucu yakındaki bir adayı karaya bağlamasıyla oluşur. Örneğin Sinop Yarımadası veya Kapıdağ Yarımadası.

DIŞ KUVVETLER (KIYI TİPLERİ)

Kıyıdan itibaren 200 metre derinliğe kadar olan kısımlara kıta sahanlığı (Şelf alanı) denir. Kıta sahanlığı dağların kıyıya paralel uzandığı yerlerde dar, dik uzandığı yerlerde ise geniştir. Bu nedenle Kıta sahanlığı geniş olan yerlerde liman deniz turizmi, ulaşım gibi faaliyetlerin gelişme potansiyeli daha fazladır.

Kıyı Tipleri

Enine Kıyı Tipi: Dağların kıyıya dik uzandığı sığ kıyılardır. Doğal liman, koy, körfez sayısı fazladır. Kıta sahanlığı geniştir. Ülkemizde Ege Denizi kıyılarında görülür.

Boyuna Kıyı Tipi: Dağların kıyıya paralel uzandığı kıyılarda oluşur. Kıyıda girinti çıkıntı, körfez sayısı azdır. Kıyı ile iç kesimler arasında ulaşım zor yapılır. Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında görülür.

Limanlı Kıyılar: Eski akarsu vadilerinin sular altında kalması sonucunda ve kıyı okları ile lagünlerin olduğu kıyılardır. Genellikle siğ kıyılar. Kırım Yarımadası, Karadeniz’in kuzeybatısında Odessa kıyıları ile İstanbul’un batısında Büyükçekmece ve Küçükçekmece kıyıları.

Dalmaçya Tipi Kıyılar: Kıyıya paralel uzanan dağ sıralarının alçak kısımlarının deniz istilasına uğraması sonucunda oluşan kıyıya paralel adalar ve yarımadalar şeklinde görülen kıyı tipleridir. Koy, körfez, yarımada, ada ve doğal limanlar fazladır. Örnek olarak Hırvatistan kıyıları ve Antalya’nın Finike – Kaş kıyıları.

Ria Kıyılar: Eski akarsu vadilerinin sular altında kalması sonucunda oluşmuş kıyılardır. Güneybatı İrlanda kıyıları, İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kıyıları.

Haliçli Kıyılar: Gelgit olaylarının şiddetli olduğu okyanus kıyılarındaki büyük akarsu ağızlarında denizin alçalması ve yükselmesi sonucunda akarsu ağzındaki malzemeler daima süpürülüp açığa taşınır. Böylece akarsu ağızlarında deniz kara içerisine kalıcı olarak sokulur ve kıyı şeklini oluşturur. Kuzeybatı Avrupa’da yaygın olarak görülür. Ülkemizin okyanusa kıyısı olmadığından görülmez.

Fiyortlu Kıyılar: Buzul vadilerin sular altında kalmasıyla oluşur. Bu vadiler boyunca deniz suları 200 km içeriye kadar sokulabilir. Bu kıyılar kutup çevrelerinde ve yüksek enlemlerde yaygındır. Örneğin; Norveç, Grönland kıyıları. Ülkemizde yoktur.

Skyer Kıyılar: Buzullar neticesinde oluşmuş irili ufaklı yüzlerce adanın yer aldığı kıyılardır. Bu adalar genellikle hörgüç kaya ve moren tepeleridir. Norveç, İsveç, Kanada kıyıları… Ülkemizde yoktur.

Mercan Kıyıları: Mercanların kalıntılarının sığ kıyılarda kütleler halinde taşlaşmasıyla veya adalar oluşturmasıyla meydana gelen kıyılardır. Bu kıyılara resifli veya atol kıyılar da denir. Avusturalya’nın kuzey doğusundaki denizlerde yaygındır.

Kalanklı Kıyılar: Karstik vadilerin sular altında kalmasıyla oluşan kıyılardır. Akdeniz kıyılarında Mersin – Silifke arasında görülür.

Watt Kıyılar: Gelgit olayının etkili olduğu alçak kıyılarda suların çekilmesiyle ortaya çıkan kıyı tipidir. Manş Denizi (Hollanda – Fransa) kıyılarında görülür.

DIŞ KUVVETLER (YER ŞEKİLLERİNİN DİĞER OLUŞUM SÜREÇLERİ)

Kayaların Ayrışması

Fiziksel Çözülme

Kayaların asıl kimyasal yapısı değişmeden küçük parçalara ayrılarak ufalanması fiziksel ya da mekanik çözülmedir. Nemin az olduğu, bitki örtüsünün fakir veya cılız olduğu kurak, yarı kurak bölgeler ile bilhassa çöllerde fiziksel çözülme fazladır. Bundan dolayı, çöl iklimi, karasaliklim, step iklimi ve dağ iklimlerinde fiziksel çözülme şiddetlidir.

Kimyasal Çözünme

Kayaçların yapısındaki minerallerin suyun etkisiyle kayaçtan uzaklaşması sonucu gerçekleşir. Yağış ve nemin yanında sıcaklığın yüksek olması da kimyasal çözünmeyi hızlandırır. Ekvatoral iklim, muson iklimi, okyanusal iklim, bölgelerinde kimyasal çözünme şiddetlidir. Ayrıca karstik kayaların (kalker, jips, kaya tuzu) yaygın olduğu bölgelerde yağışlar fazla olunca kimyasal çözünme artar.

Kütle Hareketleri

Kayaların parçalanması sonucunda oluşmuş olan malzemelerin, kaya kütleleri, toprak örtüsü ve üzerindeki bitkiler ve yerleşmelerle birlikte yer çekiminin de etkisiyle eğim yönünde hızla aşağıya doğru hareket etmesi kütle hareketi olarak adlandırılır. Kütle hareketleri yer kayması (heyelan) kaya düşmesi ve çamur akıntılar şeklinde gerçekleşir. Bunlar içinde en yaygın olanı heyelanlardır. Heyelanlarda toprak tabakasıyla birlikte kayaların, üstünde bulunan yol, köprü, viyadük, ev, iş yeri, ve bitki ö ün kütleler halinde eğimli yüzeyler boyunca yer değiştirmesidir.

Heyelanların oluşması için gerekli şartlar şunlardır;

  • » Kuvvetli eğim,
  • » Şiddetli yağışlar,
  • » Kar ve buz erimeleri,
  • » Killi toprak tabakası,
  • » Kaya katmanlarının eğim yönüne uzanması gerekir.

Heyelanlar sonucu can ve mal kayıpları yaşanır. Bu nedenle doğal afet olarak adlandırılır.

Heyelanlar sonucunda yer şekilleri değişebilmektedir. Arazinin şeklinin bozulmasının ve kullanılamaz hale gelmesi yanında heyelan enkazı ve kütlelerinin vadilerin önünü kapatmasıyla heyelan set gölleri oluşmaktadır. Sera (Trabzon) ,Abant, Yedigöller (Bolu) böyle oluşmuştur.

  • » Türkiye’de heyelanların en fazla olduğu bölge Doğu Karadeniz’dir. En fazla görüldüğü mevsim kar erimelerinden dolayı ilkbahar mevsimidir.
  • » Dünyada heyelanlar daha çok muson bölgelerinde, tropikal kuşağın eğimli ve çok yağışlı yerlerinde (Kolombiya, Venezuella, Peru, Şili gibi) görülür.
  • » Heyelanların oluşmasında yağış ve eğimin yanında deprem ve volkanik patlama da etkili olmaktadır. Ayrıca eğimli arazilerde tarım yapma, yol, viyadük, baraj, köprü inşaatları gibi beşeri faaliyetler de heyelan riskinin artmasına neden olmaktadır.
  • »  Heyelanlardan korunmanın en iyi yolu heyelan tehlikesi olan bölgelerde yaşamamak veya göç etmektir.

Canlıların Yeryüzü Şekillerine Etkisi

Yeryüzünün şekillenmesinde diğer bir etken ise bitki, hayvan ve insandır. Bitkilerin özellikle kökleri vasıtasıyla kayaçları fiziksel ve kimyasal yolla aşınmasını sağlarken, hayvanlar ise (karınca, köstebek, yılan gibi) yaşamsal faaliyetler neticesinde kayaçların aşınmasına neden olur.

İnsanlar da ihtiyaçları doğrultusunda yol, baraj, kanal, havaalanı, park ve benzerlerini inşa ederek yeryüzü şekillerine müdahale etmektedir. Özellikle gelişmiş ve nüfus miktarı fazla olan ülkelerde yeryüzü şekilleri daha fazla değiştirilmektedir. Örneğin, İstanbul Havalimanı, Japonya’daki Kobe Havaalanı, Dubai’deki Palmiye Adası bu tip yeryüzünün şekillenmesinde etkili olan insan kaynaklı yapılardır. Ayrıca madencilik ve hafriyat da bunlara örnek verilebilir.



] }


Liselere Giriş Sınavı (LGS)
5 Haziran 2022 Pazar

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
18 Haziran 2022 Cumartesi

Alan Yeterlilik Sınavı (AYT)
19 Haziran 2022 Pazar