Bilimsel Bilginin Doğası Ve Biyoloji

Bilimsel Bilginin Doğası Ve Biyoloji











Gregor Mendel (1822 -1884)

Kalıtıma büyük katkıları olan, kalıtımın bilim babası olarak kabul edilen bilim İnsanıdır. Mendel, bezelyeleri kullanarak yaptığı çalışmalar sonucunda kalıtımın ilkelerini bulmuştur. Bilim adamlarının kromozomlar üzerinde yeteri kadar bilgileri olmaması nedeniyle Mendel’in çalışmaları uzun zaman ilgilerini çekmemiştir. Bu nedenle Mendel’in ilkeleri çok sonra yayınlanmıştır.

Rasalind Franklin (1920 – 1958)

DNA, virüs, kömür ve grafitin yapılarının anlaşılmasına katkıda bulunan İngiliz biyofizikçi ve kristallografçısıdır. Franklin 1947-1950 yılları arasında, Pari te bir laboratuarda X-ışınları kırılma teknolojisini öğrenmiştir. Yapmış olduğu çalışmalarla Watson ve Crick’in DNA modellerini oluşturmasına da katkı sağlamıştır. Franklin, tütün mozaik virüsünün (TMV) yapısı üzerine çalışmalar yapmıştır. 1955’te Nature Dergisi’nde virüs yapısıyla ilgili çalışmaları yayınlanmıştır. Franklin, 1956 yazında yumurtalık kanserine yakalanmıştır ve 1958 yılında vefat etmiştir. Hastalığı süresince çalışmaya devam etmiştir. X-ışınlarına maruz kalması, hastalığa yakalanmasına neden olan faktörlerden sayılıyordu.

James Watson (1928 – ) ve Francis Crick (1916 – 2004)

Amerikalı bir biyolog olan James Watson, moleküler biyoloji alanındaki çalışmalarıyla tanınmaktadır. Francis Crick, ise II. Dünya Savaşı sırasında radar geliştirme üzerine çalışan bir fizikçiydi. Savaştan sonra ilgisini moleküler biyolojiye yöneltmiştir. James Watson, X-ışını desenlerinin anlamını açıklayabilmek için Francis Crick ile birlikte çalışmaya başlamışlardır. 1955 yılında James Watson ve Francis Crick yaptıkları çalışmalarla DNA’nın yapısını ortaya çıkarmıştır. Watson ve Crick, DNA’yı keşfederek canlılığın bilinenden çok daha kompleks olduğunu da ortaya çıkarmışlardır. 1962 yılında Crick ve Watson çalışmaları nedeniyle Nobel Ödülü’ne layık görülmüşlerdir.

Aziz Sancar

Akademisyen, biyokimyager, moleküler biyolog ve bilim insanıdır. 1963’te İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girmiştir. 1969’da üniversiteden birincilikle mezun olan Aziz Sancar, 2 yıl boyunca Savur’da bir sağlık ocağında hekimlik yapmış. Daha sonra aldığı burs (NATO-TUBİTAK) ile 1971’de Johns Hopkins Üniversitesi’ne ardından da Dallas Teksas Üniversitesi’ne gitmiş. Burada moleküler biyoloji dalında doktorasını yaptıktan sonra Yale Üniversitesi’nde DNA onarımı dalında doçentlik tezini tamamlamıştır. Aziz Sancar, DNA onarımının mekanizmaları ile ilgili yapmış olduğu araştırmalarından dolayı 2015 yılında Nobel Kimya Ödülü’ne layık görülmüşlür. Bu ödülden sonra Amerika’da okuyan Türk öğrencilere yardım etmek ve Türk-Amerikan ilişkilerini iyileştirmek adına Aziz&Gwen Sancar Vakfı’nı kurmuştur.



 

Örnek: Bilim insanının akılcı düşünebildiği bir araştırmada problemi tanımladıktan sonra gerçekleştireceği ilk basamak aşağıdakilerden hangisidir? A) Nicel gözlem B) Teori C) Raporlama D) Veri toplama E) Kontrollü deney yapma Çözüııı: Bilimsel çalışma sürecinde problem tanımlandıktan sonraki ilk basamak veri toplanmasıdır. Cevap D Örnek: Bir öğrenci aşağıdaki üç farklı deney düzeneğini hazırlıyor ve üç kabın ağzını da içine hava almayacak şekilde kapatıyor. Bu deney düzeneğini hazırlayan öğrencinin kuracağı hipotez aşağıdakilerden hangisi olabilir? A) Bira mayası oksijensiz ortamda yaşamaz. B) Bira mayası düşük ısıda üreyemez. C) Bira mayası uygun sıcaklıkta ortama gaz verir. D) Bira mayası düşük ısıda enerji üretemez. E) Bira mayası sadece oksijenli solunum yapar. Çözüm: Uygun sıcaklıkta, kapalı ortamda üremeye bırakılan bira mayası ortama CO2 gazı verir. Cevap: C Örnek: “Bütün hücreler oksijenli solunum yapar." hipotezini kanıtlamaya çalışan bir bilim insanı, bazı hücrelerin oksijensiz solunum yaptığını saptamıştır. Bu bilim insanın yapacağı m aşağıdakilerden hangisidir? A) Hipotezini değiştirmek B) Yeni kanıtlar aramak C) Hipoteze dayalı tahminler yapmak D) Kontrollü deneyler düzenlemek E) Gözlemler yapmaya çalışmak Çözüm: Deney sonuçları hipotezi desteklemiyor ise hipotez değiştirilir. Cevap: A Örnek: A, B ve C bakteri türleri bir petri kabındaki besi ortamında gelişmeye bırakılmış, bir süre sonra bu kaba belirli aralıklarla ve dozları artırarak antibiyotik uygulanmıştır. Dozlar uygulandıktan sonra canlı kalan birey sayıları aşağıdaki grafiklerde gösterilmiştir. Grafiklerdeki bilgilere göre aşağıdaki yorumlardan hangisi yanlıştır? A) C türü antibiyotiğe A türünden daha dirençlidir. B) Atürü, bu antibiyotiğe B türü kadar dirençli değildir. C) B ve C türlerinin bu antibiyotiğe dirençleri aynıdır. D) Atürü, bu antibiyotiğe en az dirençlidir. E) Aynı tür antibiyotik farklı bakteri türlerine farklı etki yapabilir. Çözüm: Bu antibiyotiğe en dirençli tür C, daha sonra B, en dirençsiz ise A türüdür. Cevap: C Örnek: Belli bir tür böceğin çok fazla olduğu yörelerde insanlar artirit (eklem iltihabı) benzeri hastalıklara yakalanmıştır. Bu böcek türünden geçen hastalığı belirlemek için izlenebilecek yol aşağıdakilerden hangisi olabilir? A) Hastalığa neden olan parazit böcek insan vücudundan izole edilmelidir. B) Böcekler ortamdan çıkarılıp ne olacağı gözlenmelidir. C) İnsanlar böcek ilacı kullanmaya teşvik edilmelidir. D) Böcek yaşamı incelenmelidir. E) İnsanlar ortamdan uzaklaştırılmalıdır. Çözüm: Eğer böcek hastalık vektörü ise, böceklerin tahribatı ile hastalığın meydana çıkması azalacaktır. Eğer hastalık böcek ile geçiyorsa, böcek popülasyonu kökünden tahrip edilse bile hastalık devam edecektir. Cevap: B Örnek: 2015 yılında Nobel Ödülü'ne layık görülen Aziz Sancar, bu ödülü aşağıdaki araştırmaların hangisinden dolayı almıştır? A) Kök hücre B) DNA onarımının mekanizmaları C) Hücre bölünmesinin aşamaları D) Evrim mekanizmaları E) Canlıların sınıflandırılması Çözüm: 2015 yılında Nobel Ödülü'ne layık görülen Aziz Sancar, bu ödülü DNA onarımının mekanizmaları ile ilgili yapmış olduğu araştırmalardan dolayı almıştır. Cevap: B
Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
30 Haziran 2018 Cumartesi