Türkiye’de Toprakların Dağılışı ve Genel Özellikleri 10. sınıf


Kategoriler: 10. Sınıf Coğrafya, Coğrafya, Doğal Sistemler 10. Sınıf

Türkiye’deki topraklar oluşum şartlarına göre zonal, intrazonal ve azonal olmak üzere üçe ayrılmıştır.

1. Zonal Topraklar

İklim şartlarına ve bitki örtüsüne bağlı olarak meydana gelmiş topraklardır. Zonal toprakların oluşumunda birinci derecede iklim koşulları rol oynadığından bu topraklara, klimatik topraklar da denir. Türkiye’de görülen başlıca zonal toprak türleri şunlardır:



Kahverengi orman toprakları: Türkiye’de Kuzey Anadolu Dağlarının denize bakan kuzey yamaçlarında yaygın olarak görülen topraklardır. Orman ve bitki örtüsü bakımından zengin alanlarda organik maddelerin birikmesiyle meydana gelen, humusça zengin, aşırı yıkanmadan dolayı kireç ve mineral bakımından fakir topraklardır.

Kırmızı Akdeniz Toprakları (Terra-Rossa): Oluşumunda öncelikle Akdeniz ikliminin ve kireç taşlarının yanı sıra maki bitki örtüsünün de etkili olduğu topraklardır. Genellikle polye, uvala ve dolinlerin tabanlarında gelişen demir oksitçe zengin, organik madde bakımından fakir topraklardır. Bu topraklara Akdeniz Bölgesi’nin hemen hemen tamamında, Ege Bölgesi’nin batısında ve Güney Marmara’da rastlanır,

Kahverengi Bozkır Toprakları: Yıllık yağış miktarının 250-400 mm’ler arasında olduğu step ikliminin ve bozkır bitki örtüsünün görüldüğü yerlerde oluşan topraklardır. Bu topraklar organik madde (humus) bakımından fakir iken, mineral madde bakımından zengin ve sulandığında verimlidir. Ülkemizde İç Anadolu Bölgesi’yIe Doğu Anadolu’nun çöküntü ovalarında yaygındır.



Kestane Renkli Bozkır Toprakları: Yıllık yağış miktarının 400-600 mm’ler arasında olduğu yarı nemli karasal iklim bölgelerinde uzun boylu bozkırlar bu toprakların oluşumunda etkilidir. Organik madde (humus) bakımından zengin bu topraklara Doğu ve İç Anadolu platolarıyla İç Batı Anadolu’da rastlanır.

Çernezyomlar (Kara Topraklar): Türkiye’de bu tip toraklara Erzurum-Kars platolarında yüksekliği 1600-2000 metreler arasındaki alanlarda yüksek çayırların varlığına bağlı olarak rastlanır. Yıllık ortalama sıcaklığının düşük (3-6 °C), yıllık yağış miktarının 600-700 mm’ler arasında bulunduğu, boyu 1 metreyi bulan çayırların altında gelişir. Mineral ve organik madde (humus ) bakımından son derece zengin olan bu toprakların tarımsal verimliliği fazla olmasına rağmen ülkemizde yükselti iklim koşullarını sertleştirdiğinden tarım yerine hayvancılık faaliyetleri ön plandadır. Çemezyom topraklara ülkemizde Erzurum-Kars dışında, Doğu Karadeniz yaylalarında da rastlanır.

Podzoller: Soğuk ve nemli bölgelerdeki toprağın aşırı yıkanması sonucunda en üstte bulunan katmanın yani Ahorizonunun tamamen yıkanması ve asit reaksiyonu göstermesi sonucunda boz rengi almasıyla meydana gelen olaya podzolleşme denir. Türkiye’de yıllık ortalama sıcaklığının 8 °C’nin altında ve yıllık yağış miktarının 1000 mm’nin üzerinde olduğu; Batı Karadeniz Bölümü’nde, Uludağ’ın yüksek kesimlerinde, Artvin Şavşatda ve Yıldız Dağları’nın iğne yapraklı ormanlık alanlarında görülür.

2. İntrazonal Topraklar

VertisoIler: Eski göl tabanlarındaki killi ve kireçli depolar üzerinde gelişen topraklardır. Kurak dönemlerde çatlayan killi toprakların çatlaklarından topraklar dökülür. Yağışlı mevsimlerde suya doygun hale gelen toprak, çatlaklardan yukarı doğru itilir ve toprak tekrar yerine döner. Dönen topraklar denilen vertisollere, Anadolu’da taş doğuran topraklar da denir. Bu toprakların kil oranı yüksek olduğu için işlenmesi zordur.

Tuzlu Topraklar: Tarım yapılamayan bu topraklar kapalı havza veya eski göl tabanlarında oluşur. Bu tip topraklara Tuz Gölü çevresi ve Konya Ovası’nda rastlanır.



3. Azonal Topraklar

Akarsular tarafından taşınan materyallerin dağların eteklerinde, ova tabanlarında veya deltalarda birikmesi sonucu oluşan taşınmış topraklara, alüvyal topraklar ya da azonal topraklar denir. İklim özelliklerini yansıtmayan bu topraklarda tabakalaşma da görülmez. Bu topraklarda taşıma ve biriktirme devam eder.

Alüvyal Topraklar Türkiye’de;

  • Karadeniz kıyılarında Sakarya kıyı ovasıyla Bafra ve Çarşamba delta ovalarında,
  • Ege kıyılarında Edremit, Bakırçay, Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes graben ve kıyı ovalarıyla deltalarında,
  • Akdeniz kıyılarında Antalya, Silifke, Çukurova ve Amik ovalarında,
  • İç kesimlerde Konya, Erzurum, Erzincan, Muş ve Erbaa ovalarında görülür.

KRİTİK:

  • Alüvyal toprakların horizonları yeterince gelişmemiştir.
  • Toprak yüzeyi akarsuların taşıyıp getirdiği malzemelerle sürekli yenilenmektedir.
  • Alüvyal toprakların işlenmesi kolay, mineralce zengin ve tarımsal verimlilikleri yüksektir.
  • Alüvyal toprakların bulunduğu alanlar ülkemizin en önemli tarım sahalarıdır.

Kolüvyal Topraklar: Eğimli yamaçlarda ve dağların eteklerinde çeşitli malzemenin birikmesiyle oluşan topraklardır. Tarımsal verimlilikleri düşük olan bu topraklara genellikle Kuzey Anadolu Dağları’nın güney yamaçlarıyla Toroslar’da rastlanır.

Litosoller: Eğimli dağ yamaçlarındaki taşlı topraklardır. Türkiye’de Taşeli Platosu, Kaçkar Dağları, Bozdağlar, Aydın ve Bitlis dağlarının yamaçlarında, İç Anadolu’daki volkanik dağların yamaçlarında ve Bolu Dağı’yla Aladağ’ın güneye bakan yamaçlarında görülür.

Regosoller: Kumlu depolar üzerinde bulunan topraklardır. Doğu Anadolu ile İç Anadolu’daki volkanik arazilerde oldukça yaygındır. Tarımda; patates, bağcılık ve gül üretimi açısından önemlidir.



ÖRNEK SORU: Türkiye’de iklim koşulları ve matematik konum dikkate alındıgında aşağıdaki toprak tiplerinden hangisinin görülme olasılığı en azdır?
A) Step toprakları    B) Kahverengi orman toprakları
C) Podzoller    D) Tundra toprakları
E) Çernezyomlar

Çözüm: Tundra toprakları tundra iklim bölgelerinde yani yaklaşık 60-750 kuzey enlemleri çevresinde görülen, yılın büyük bir bölümünde donmuş olan topraklardır. Türkiye’de yüksek dağlarda kısmen donmuş topraklar bulunsa bile tundra topraklarının ülkemizde görülme olasılığı diğerlerine oranla çok azdır. Cevap D

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
13 Haziran 2020 Cumartesi