Kategoriler: 10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı

Türk dilinin metinlerle takip edilemeyen, karanlık çağlarına ait dönemleri ana hatlarıyla şunlardır:

a) Altay Dil Birliği Dönemi: “Ana Altayca” Türkçenin Altay dillerinden (Moğolca, Mançuca, Tunguzca, Korece, Japonca) henüz ayrılmadığı dönemdir. Bu döneme ait bazı sözcükler dışında hiçbir dil belgesi bulunmamaktadır. Yaklaşık olarak M.Ö. 9000’de olduğu tahmin edilmektedir.

b) En Eski Türkçe Dönemi: Türkçenin bağımsız bir dil olarak ana Altaycadan ayrıldığı dönem olarak bilinir. Özellikle Sümerce ile Türkçe arasında sözcük alışverişinin olduğu dönem olarak düşünülürse M.Ö. 5000—4000’li yıllar tahmin edilebilir.

c) İlk Türkçe Dönemi: Türkçenin bilinen boylarının dillerinin oluştuğu dönemdir. Zaman olarak yaklaşık M.Ö. X — M.S. IV. yüzyıl olarak tahmin edilmektedir. Bu devire ait dil malzemesi olarak şahıs ve yer adları ile kimi araç gereç adları bulunmaktadır. Hun, Avar, Hazar, Bulgar, Sabir dilleri bu dönemde incelenir. Türkçe bu dönemde “Eski Doğu Türkçesi” ve “Eski Batı Türkçesi” olarak iki lehçeye sahiptir. Doğudakine ŞAZ Türkçesi, batıdakine LİR Türkçesi denir.

1. Eski Türkçe Dönemi

  • Türklerin İslamiyet’i kabul etmeden önce Moğolistan bozkırları ile Çin’de bulunan Tarım bölgesi ve civarında VI-XIII. yüzyıllar arasında kullandıkları dildir.
  • Türkçenin yapısı konusunda kesin bilgilere sahip olduğumuz ilk dönemdir.
  • Türkçenin yabancı etkilere en kapalı dönemidir.
  • Eski Türkçe; Kök Türk, Uygur ve Karahanlı Dönemi’ni kapsar.
  • Türk dilin ilk yazılı belgeleri Eski Türkçe Dönemi’nde verilmiştir.
  • Eski Türkçe Dönemi üç farklı bölümde incelenebilir: Göktüdr Dönemi (ll—Vlll. yüzyıllar), Uygur Dönemi (Vlll-Xlll. yüzyıllar), Karahanlı Türkçesi (Hakaniye Türkçesi) Dönemi (XI-Xlll. yüzyıllar)

a) Kök Türk Dönemi (V-VIII. yüzyıllar)

  • Türk adıyla kurulan ilk Türk devleti olan ve MS 552-745 yılları arasında hüküm süren Kök Türklere ait dönemdir.
  • Eski Türkçenin ilk aşamasını oluşturur.
  • Kök Türkler, metinlerini kendi geliştirdikleri “runik alfabe” de denilen Orhun alfabesiyle taşlar üzerine yazmışlar ve bu taşlara “bengü taş” adını vermişlerdir. (bengü: sonsuz, ebed’i)
  • Dönemin ürünlerine genel olarak Orhun Abideleri (Kök Türk Yazıtları veya Kök Türk Anıtları) adı verilmektedir.
  • Orhun Yazıtları, Türk dilinin ilk yazılı örneğidir ve Türk adının geçtiği ilk yazılı metinlerdir.

Kök Türk Yazıtlarını oluşturan anıtlar

  • Bilge Kağan Anıtı (735 yılında dikilmiştir.)
  • Kültigin Anıtı (732 yılında dikilmiştir)
  • Tonyukuk Anıtı (720- 726 yıllan arasında dikilmiştir.)

b) Uygur Dönemi (VIII-XIII. yüzyıllar)

  • Yerleşik hayata geçen ilk Türk devleti olan Uygurlar, din değiştirerek Maniheizm ve Budizm dinlerini kabul etmişlerdir.
  • Eserlerde de Maniheizm ve Budizm’in esasları ve öğretileri anlatılmıştır. Bu sebeple Uygur dönemi yazılı ürünleri daha çok dini içerikli metinlerden oluşur.
  • Uygur metinleri, genellikle 18 harfli Uygur alfabesiyle yazılmıştır. Ancak, Uygurlar başka alfabeleri de kullanmışlardır.

Uygur Türkçesiyle yazılan önemli eserler

  • Altun Yaruk (Altın Işık)
  • Sekiz Yükmek (Sekiz Yığın) / (Sekiz Tomar)
  • Kalyanamkara ile Papamkara (lyi Düşünceli Şehzade ile Kötü Düşünceli Şehzade)
  • Irk Bitig (Fal Kitabı)

c) Karahanlı Türkçesi (Hakaniye Türkçesi) Dönemi (XI-XIII. yüzyıllar)

  • 11. —13. yüzyıllar arasında gelişen bu yazı dilinin merkezi Doğu Türkistan’da Kaşgar’dır.
  • Orhun ve Uygur Türkçesinin devamı olan bu dönem Türkçesi için Hakaniye Türkçesi terimi de kullanılmaktadır.
  • Karahanlı Türkçesinin egemen olduğu dönemde eserler genellikle Arap ve Uygur alfabeleriyle yazılmıştır.

Karahanlı Türkçesiyle yazılan önemli eserler

  • Yusuf Has Hacip – Kutadgu Bilig
  • Kaşgarlı Mahmut – Divanü Lügati’t-Türk
  • Edip Ahmet Yükneki – Atabetü’l-Hakayık
  • Ahmet Yesevi — Divan-ı Hikmet

2. Orta Türkçe Dönemi (Xlll.-XV. Yüzyıl)

Türk boylarının batıya doğru göçerek değişik coğrafyalara yayılmasıyla dilde meydana gelen gelişme ve değişmelerin yaşandığı XIII. – XV. yüzyıllardır. Bu dönemde daha önce toplu yaşayan Türk boyları birbirinden ayrılarak yeni coğrafyalarda farklı yazı dilleri oluşturmuşlardır. Böylece dilde gerek fonetik, gerekse morfolojik bazı değişmeler oluşmaya başlamıştır. Bu dönemin başlıca lehçeleri, Türk dünyasının batısında Batı Türkçesi (veya Oğuzca), kuzeyinde Kuzey Türkçesi (veya Kıpçak Türkçesi), doğusunda ise Doğu Türkçesi (veya Çağatayca)dir. Orta Türkçe döneminde Türk dili siyasi gelişmelere paralel olarak farklı kültür ve medeniyetlerle karşılaşmış; ses, yapı ve kelime hazinesi bakımından büyük değişimlere uğramıştır. Arap ve Fars dillerinin etkisi büyüktür.

Kuzeydoğu Türkçesi (Harezmce-Harezm Türkçesi)

13. yüzyıl ile 15. yüzyıllar arasını kapsar.

Dönemin başlıca eserleri şunlardır:

  • Mukaddimetü’l-Edep: Zemahşerî’nin Türklere Arapçayı öğretmek için XII. yüzyılın ilk yarısında yazdığı Arapça-Farsça ve Türkçe sözlüktür.
  • Muhabbetname: 1353’te Harezmî’nin yazdığı mesnevidir.
  • Nehcü’l-Feradis: “Cennetlerin Açık Yolu” anlamına demektir. 1358’de Kerderli Mahmut“ un yazdığı dini, ahlaki bir eserdir. Kırk bölümden oluşan yapıtın her bölümünde bir hadisin açıklaması yapılmıştır.
  • Kısasü’l-Enbiya: Rabguzi tarafından yazılmıştır. Peygamberlerin kıssaları (hikâyeleri), yaşamları ve mucizeleri anlatılmıştır.
  • Muinü’l-Mürid: ”Müritlerin Yardımcısı” anlamına gelmektedir. Arapça bilmeyen Türkmenlere İslam fıkhını ve tasavvufu öğretmek için İslam mahlaslı bir şair tarafından 1313 yılında yazılmış 900 beyitlik bir eserdir.

Kuzey Türkçesi (Kıpçakça-Kuman Dili)

  • Harezm Türkçesinden doğmuştur. Kıpçaklar, zengin bir dil malzemesi bırakmışlardır.
  • Altın Orda devletinden kalan Hüsrev ü Şirin (Kutb), Kitab Gülistan bi’t-Türkî(Seyf-i Sarayi), Muhabbetname (Haresz, Dastan-ı Cüm cüme Sultan (Hüsam Katib), yarlıklar be bitikler vb. eserlerin yanı sıra Memluklardan kalan sözlükler ve dil bilgisi (gramer) kitapları önemlidir.
  • Latin harfleriyle yazılan Türkçe misyoner kitabı Codex Cumanikus da zengin folklorik içeriğiyle Kıpçak dil yadigarları arasındadır.

Batı Türkçesi (Eski Anadolu Türkçesi)

  • 13. yüzyıl ilâ 15. yüzyıllar arasını kapsar.

3. Yeni Türkçe Dönemi (XVI.-XX. Yüzyıl)

Türk dilinin XVI. yüzyıldan itibaren XX. yüzyıla kadar oluşan gelişme ve değişmelerinin yaşandığı dönemdir. Bu dönemde Türk dili, Oğuz (Osmanlı Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi), Çağatay (Özbek Türkçesi ve diğer Orta Asya Türk lehçeleri) ve Kıpçak yazı dillerine sahip, edebi eser yaratma olgunluğuna kavuşmuş ve geniş kitlelerce konuşulan küresel bir uygarlık dili olmuştur.

Doğu Türkçesi (Çağatayca)

Çağatay Türkçesi, 15. yüzyılın başlarından 20. yüzyılın başlarına kadar yaklaşık olarak Osmanlı Devleti dışında kalan Asya’daki doğu Türklüğünün yazı ve konuşma dilidir. Çağatay, Cengiz Han’ın dört oğlundan ikincisinin adıdır. Türkistan’da 1345 yılına kadar sürecek olan Çağatay Hanlığının kurucusudur. 1242 yılındaki ölümüne kadar bu hanlığı yönetmiştir. Çağatay kelimesinin Moğol devletine ve ulusuna ad olarak kullanılması Çağatay Han öldükten sonra gerçekleşmiştir. Çağatay Türkçesinin en önemli ismi Ali Şir Nevaî’dir. Hüseyin Baykara, Sekkakî, Lütfi, Şeybani, Babür, Ebulgazi Bahadır Han Çağatay Türkçesinin diğer temsilcileridir.

Batı Türkçesi (Osmanlı Türkçesi-Osmanlıca)

  • 15. yüzyılın sonları ilâ 20. yüzyılın başları arasındaki dönemdir.

4. Modern (Çağdaş) Türkçe Dönemi

20. yüzyılın başlarından günümüze Türk dilinin yaşayan bütün lehçe ve ağızları bu döneme girmektedir. Bugünkü canlı edebi lehçe ve şivelerdir. Türk dili bu dönemde sayısı on beşe ulaşan yeni yazı dillerine sahip olmuş, konuşur sayısı ve coğrafi yaygınlık bakımından dünyada ilk on dil arasına girmiştir. Bilim, sanat ve edebiyat eserleri verme bakımından da gelişmesini sürdürmektedir.

Batı Türkçesi

  • Türkiye Türkçesi: 1911’de Genç Kalemler dergisinin başlattığı Yeni Lisan hareketiyle gelişen ve günümüzde devam eden Türkçedir.
  • Türkiye ve KKTC’de; Irak, Suriye, Yunanistan, Bulgaristan ve Yugoslavya’daki Türkler arasında; Rusya’daki Ahıska Türkleri arasında; Avrupa, Amerika, Avustralya ve Arap ülkelerindeki Türkler arasında kullanılmaktadır.
  • Azeri Türkçesi: Bugünkü Azerbaycan Cumhuriyeti’nde ve İran’daki Güney Azerbaycan ile Gürcistan’da yaşayan Azeriler arasında kullanılmaktadır.
  • Türkmen Türkçesi: Türkmenistan’da, İran’ın Horasan bölgesinde, Afganistan ve Pakistan’daki Türkler arasında kullanılmaktadır.
  • Gagavuz Türkçesi: Moldovya, Ukrayna, Bulgaristan ve Romanya’daki Türkler arasında kullanılmaktadır.

Kuzeydoğu (Doğu) Türkçesi

  • Kazak Türkçesi: Kazakistan’da ve Doğu Türkistan’da yaşayan Kazaklar arasında kullanılır.
  • Kırgız Türkçesi: Kırgızistan ve Doğu Türkistan’da yaşayan Kırgızlar arasında kullanılır.
  • Özbek Türkçesi: Özbekistan ile Afganistan ve Pakistan’daki yaşayan Özbekler arasında kullanılır.
  • Yeni Uygur Türkçesi: Doğu Türkistan ve Kazakistan’da yaşayan Uygurlar arasında kullanılır.
  • Başkurt Türkçesi: Başkurdistan’da yaşayan Başkurt Türkleri arasında kullanılır.
  • Nogay Türkçesi: Kuzey Kafkasya’da yaşayan Nogay Türkleri arasında kullanılır.
  • Hakas Türkçesi: Güney Sibirya’da ve Çin’in Kansu eyaletinde yaşayan Hakas Türkleri arasında kullanılır.
  • Karakalpak Türkçesi: Aral Gölü etrafında yaşayan Karakalpaklar arasında kullanılır.
  • Kumuk Türkçesi: Kuzey Kafkasya’da yaşayan Kumuklar arasında kullanılır.
  • Kırım Türkçesi: Kırım’da ve Romanya’da yaşayan Kırım Türkleri arasında kullanılır.
  • Karaçay Türkçesi: Kuzey Kafkasya ve Rusya’da yaşayan Karaçay Türkleri arasında kullanılır.
  • Altay Türkçesi: Altay Muhtar Cumhuriyeti’nde yaşayan Altay Türkleri arasında kullanılır
  • Tıva Türkçesi: Tıva Muhtar Cumhuriyeti’nde ve Moğolistan’da yaşayan Türkler arasında kullanılır.
  • Malkar Türkçesi: Kuzey Kafkasya ve Rusya’da yaşayan Türkler arasında kullanılır.
  • Kazan-Tatar Türkçesi: Tatar Muhtar Cumhuriyeti’nde yaşayan Tatar Türkleri arasında kullanılır.
  • Karay Türkçesi: Polonya ve Litvanya*da yaşayan Karay Türkleri arasında kullanılır.




Liselere Giriş Sınavı (LGS)
6 Haziran 2021 Pazar

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
19 Haziran 2021 Cumartesi

Alan Yeterlilik Sınavı (AYT)
20 Haziran 2021 Pazar