İslam Dünyasında Tarih Yazıcılığı

  • İslam dünyasında tarih yazıcılığı vakanüvislik olarak gelişmiştir. Vakanüvis tarihi olayları kaydetmekle görevlendirilen kişidir. Vakanüvislikte, olayların ortaya çıkış nedenleri üzerinde durulmaz ve olaylar olduğu gibi nakledilir.
  • Osmanlı Devleti’nde de resmi tarihçilik, vakanüvislik adı altında XVIII. yüzyıl başında kurumlaşmıştır. Bu kuruma atanan vakanüvisler devirlerinin olaylarını birbirinin devamı olarak kaleme almışlardır.

Kronikler ve yıllıklar (anal) tarihi olayları yıllara göre kronolojik olarak sıralayan yazılı belgelerdir.



  • Tanzimat Dönemi’nde Ahmet Cevdet Paşa gibi tarihçiler klasik vakanüvislik anlayışından çıkarak eserlerinde birinci el belgeleri eleştirel bir incelemeden geçirerek kullanmışlardır.

Osmanlı Devleti’nin önemli vakanüvislerinden biri olan Ahmet Cevdet Paşa, kendisinden önceki vakanüvisler gibi olayları sadece kronolojik olarak kaydetmemiş, tarihi belgeleri yorumlaması ve değerlendirmesi bakımından modern tarihçiliğin önderliğini de yapmıştır. Cevdet Paşa, eserlerinde olayları ele alış biçimi, arşiv kaynakları ile birlikte Batı kaynaklarını kullanması ve daha bilimsel bir yöntemle eserlerini yazmış olması bakımından benzerlerinden ayrılır.

  • Tarih yazımında yaşanan değişimler, Osmanlı tarihçiliğine İkinci Meşrutiyet Dönemi’nde yansımaya başlamıştır. İkinci Meşrutiyet, Türk tarihçiliğinde Batı’daki yöntem ve yaklaşımların yaygınlaşmaya başladığı bir dönemdir.
  • Türk tarihçiliğindeki bu değişim, Atatürk’ün etkisiyle Cumhuriyet Dönemi’nde hızlanarak devam etmiştir.
  • Atatürk, Batı’da Türklere karşı iftiralara, kimi zaman hakaret seviyesine varan suçlamalara karşı koymak amacıyla Türk milletinin kimliğini tanıtmak, Türk tarih ve medeniyetini bilimsel yöntemlerle araştırmak için 1931 ‘de “Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti”ni kurdurmuştur. Bu kurum 1935’te “Türk Tarih Kurumu” adını almıştır.

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
30 Haziran 2018 Cumartesi