İmparatorlukların Ulus Devletlere Dönüşmeleriyle Yaşanan Demografik Değişim 11. Sınıf


Kategoriler: 11. Sınıf Tarih, 19. ve 20. Yüzyılda Değişen Gündelik Hayat 10. Sınıf, Tarih

Ulus Devletlerin Kurulmasına Bağlı Göçler

  • XIX. yüzyılın ilk çeyreğinde balkan coğrafyasında ulus devletlerin kurulması üzerine bölgedeki Müslüman ahali inanç ve kültürlerini daha rahat yasayabilecekleri coğrafyaya yani Osmanlı Ülkesi’ne göç ettiler. Çünkü ulus devletler herkesi kendisine benzetmek istiyordu. Müslümanlar da dinlerini dillerini kaybetmemek için çareyi Anadolu’ya göçte buldular.
  • Şark Meselesi kapsamında Avrupalıların ilk hedefleri Balkanlardaki Osmanlı hâkimiyetini zayıflatmak ve bu bölgedeki Ortodoks cemaati milliyet prensibine göre bölmekti. 1804’te çıkan Sırp İsyanını Ruslar. 1821’de çıkan Rum isyanını ise tüm Avrupa destekledi. Oysa Viyana Kongresi’nde monarşinin korunması üzerine söz birliği yapmışlardı. Batılılar çifte standart uygulayarak Osmanlı’daki isyanlara destek verdiler. 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra imzalanan Edirne Antlaşması ile Rumlara bağımsızlık verildi.
    Rum milleti artık Yunanistan adlı ulus devletin kurucu unsuruydu. İşte bu devletin sınırlarında yaşayan Müslümanlar artık kendilerine
    yeni bir vatan aramak durumunda kaldılar.
  • 1877-1878 Osmanlı Rus Harbi’nden sonra imzalanan Berlin Antlaşması ile Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsız oldu. Bulgaristan 3 parçaya bölündü. Batılı devletler Hristiyan ahalinin ulus devletleşmesine destek olurken yine Balkanlar’da olan ama inanç olarak Müslüman olan Arnavut ve Boşnaklara aynı desteği vermediler. Berlin Antlaşması’ndan sonra Türkler Balkanlarda hakimiyetlerini Kosova, İşkodra, Selanik, Manastır, Yanya ve Edirne’de sürdürmeye devam ettiler.
  • Bu coğrafyalarda yaşayan Müslüman Türk unsurlar da çaresiz yeni bir vatan arayışına girdiler. XIX. Yüzyılın sonuna doğru asimile olmak istemeyen, ötekileştirilmek istemeyen, soykırıma uğramak istemeyen, başkalaşmak istemeyen Müslümanlar kitleler halinde Anadolu’ya göç ettiler.
  • – XX. Yüzyılın başlarında Batılı devletler gündeme Makedonya’yı taşımaya başladılar. Burada örgütsel ve illegal çalışmaları desteklediler. Bölgedeki Müslümanları yıldırmak için tedhiş yani terör faaliyetlerini desteklediler. Amaç kaosu tırmandırıp sahayı Batılıların işgaline uygun hale getirmekti.
    Makedonya’nın önemli bir coğrafya olmasının bir başka nedeni de bölgenin Osmanlı padişahına karşı olanların merkezi olmasıdır. Yani İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin önemli bir üssüdür. Batılı devletler her geçen gün Osmanlı Devleti’ne Makedonya konusunda baskılarını arttırıyordu. Osmanlı ordusundaki gayrimüslim askerler ordudan kaçarak Bulgar, Sırp ve Yunan kuvvetlerine sığındılar. Balkanlarda çetecilik faaliyetleri yürüterek Müslüman yerleşkelerine saldırdılar. Bunun üzerine Müslüman Türk toplumu çareyi yine göç etmekte buldu.
  • Göçler sadece Balkanlardan Anadolu’ya doğru gerçekleşmedi aynı zamanda Kafkaslardan da Anadolu’ya yoğun göçler yaşandı. 1774’te halkı neredeyse tamamen Müslüman olan Kırım bağımsız oldu. 1783’te Ruslar tarafından ilhak edildi. Kırım halkı asimilasyonla zorla Hristiyanlaştırılmak istendi. Ya sürgün ya Slavlaşma ya da göç tercihi arasında bırakıldılar.
  • Kuzey Afrika’da halkı Müslüman olan Osmanlı eyaletleri vardı. Bunlar Cezayir, Tunus, Libya ve Mısır’dı. Batılılar bu coğrafyaları da işgal ettiler. Fakat bu coğrafyalarda Araplara alternatif olarak her hangi bir ırka yönelik ulus devlet anlayışı öne çıkarılmadı. Bundan dolayıdır ki bu coğrafyalardan Anadolu’ya diğerlerinde olduğu gibi yoğun göç yaşanmadı.

Osmanlı’da Dıştan İçe Göçler

  • 1848’de Macarlar ile Avusturya arasında özerklik konusunda anlaşmazlık çıktı. Macarlar ile Avusturya arasında çatışmalar çıktı. Macarlar Avusturya ordusunu mağlup etti. Avusturya Rusya’dan yardım aldı. Macarlar Rus ve Avusturya’ya karşı başarılı olamadı. Mecburen Osmanlı Devlerine iltica etiler. 1849 senesinde Osmanlı’ya iltica eden Macar sayısı 10 bini buldu.
  • XIX. yüzyılın sonu XX. Yüzyılın başlarında Yahudi aleyhtarlığı arttı. Yahudiler 1880-1914 arasında yoğun göçler başlattılar. Göç ettikleri coğrafyalardan biri de Osmanlı Devleti’ydi. Osmanlı’ya göç eden Yahudiler özellikle Anadolu, Suriye, Filistin ve Selanik’e yerleştiler. Yahudilerin asıl yerleşmek istedikleri saha Arz-ı Mevud yani vaadedilmiş topraklar dedikleri Filistin bölgesiydi. Zaten 1897 Basel Deklarasyonu’nda Filistin’de bir Yahudi devleti kuracaklarını ilan etmişlerdi. 1908’de Filistin’de bulunan sayı 80 bin civarı iken 1948’de bu sayı 550 bine yaklaşmıştı. Tarihçi Kemal Karpat’ın araştırmalarına göre 1860-1915 arasında Osmanlı topraklarına yaklaşık 120 bin Yahudi göç etmiştir.
  • Macar ve Yahudi göçlerine ek olarak 1920’de gerçekleşen Rus mültecileri de azımsanmayacak kadar çoktur. 1917-1922 arasında Rusya’da çıkan iç savaşta Kızıl Ordu’ya karşı başarılı olamayan Beyaz Ordu mensubu yaklaşık 250 bin kişi Osmanlı Devleti’ne sığındı.
  • İran’dan da Osmanlı ülkesine yoğun göçler yaşanmıştır. Kimisi siyasi suçlu, kimisi işsiz insanlardı. Ayrıca Rusya’nın 1908’de Tebriz’i işgal etmesi sonucunda Tebriz savunmasına başarılı olamayan savaşçılar da Osmanlıya sığındılar. Tabi tüm bu göçlerin haricinde Ermeni, Bulgar ve Rum göçleri de yaşanmıştır.




Liselere Giriş Sınavı (LGS)
6 Haziran 2021 Pazar

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
19 Haziran 2021 Cumartesi

Alan Yeterlilik Sınavı (AYT)
20 Haziran 2021 Pazar