Ünlem İşareti


Kategoriler: 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı, Biyografi - Otobiyografi, Noktalama İşaretleri, Türk Dili ve Edebiyatı

  • Sevinç, kıvanç, acı, korku, şaşma gibi duyguları anlatan cümlelerin sonuna konur:
    Ne mutlu Türk’üm diyene!
    (Mustafa Kemal Atatürk)
    Hava ne kadar da bunaltıcı!
    Ne kadar akıllı bir çocuksun sen!
  • Seslenme, hitap ve uyarı sözlerinden sonra konur:
    Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!
    (Mustafa Kemal Atatürk)
    Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle!
    (Yahya Kemal Beyatlı)
    Dur, yolcu! Bilmeden gelip bastığın
    Bu toprak bir devrin battığı yerdir.
    (Necmettin Halil Onan)
  • Alay, kinaye veya küçümseme anlamı kazandırılmak istenen sözden hemen sonra yay ayraç içinde ünlem işareti kullanılır:
    Bu işi istese tek başına öğleye kadar yaparmış (!) ama ne
    yazık ki vakti yokmuş (!).
    Adam, kendisinin çok zeki (!) olduğunu söylüyor.

UYARI: Ünlemden sonra üç nokta yerine iki nokta konulması yeterlidir.
Gök ekini biçer gibi!.. Başaklar daha dolmadan.
(Tarık Buğra)

  • Ünlemler asıl olarak "seslenme-hitap" bildiren sözcüklerdir.
  • Korkma, acıma, şaşma, acıma, sevinme, kızma gibi ansızın beliren duyguları anlatan, kimi zaman da onay, karşı çıkma, buyruk, çağrı, uyarı, yasaklama vb. belirten sözcüklerdir.

* Aaa, ağlıyorsunuz siz! (şaşma)
* Ah o kadrini bilmediğim günler! (pişmanlık)
* Ah, orada akşamın bin rengi vardır! (özlem)
* Aman geç kalmayın! (uyarı)
* Hay Allah razı olsun! (sevinme)

Ünlemler “asıl Ünlemler" ve "ünlem değeri taşıyan sözler” olmak üzere ikiye ayrılır:

a)Asıl Ünlemler: A, ah, of, bre, e, ey, ay, vay, ah, vah, oh, hişt, uf, tu, ya, hey, aman, eyvah, yahu, ayol, defol, bee...
* Bu türküler, köy türküleri.
* Gül gibi sararıp soldum eyvah! Eyvah!

b) Ünlem Değeri Taşıyan Sözler: İsim, zarf, eylem gibi sözcüklerin ünlem özelliği kazanmasıdır.
* Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın.
Siper et gövdeni dursun bu hayâsızca akın.

Not: Asıl ünlem sayılan bazı sözcükler cümle içerisinde isim görevinde kullanılabilir:
Kimsenin ahı kimsede kalmaz. Onun ahı gitmiş, vahı kalmış.

(l) Muhtar, köyün ileri gelenlerini önemli bir konuyu konuşmak üzere topladı. (ll) Herkes büyük bir sessizlik içinde bekliyor, neler konuşulacağını merak ediyordu. (III) Üyelerden biri yerinden kalktı, söz istedi. (IV) Görevli, üyenin yanına giderek mikrofonu uzattı. (V) Mikrofonu eline alan üye, görüşlerini açıklamaya başladı.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde virgülün kaldırılması anlam karışıklığına yol açar?
A) I.   B) II.   C) III.   D) IV.   E) V.

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
13 Haziran 2020 Cumartesi