Türkiye’de Siyaset: Çok Partili Hayata Geçiş Tarih Ayt


Kategoriler: Tarih

TÜRKİYE’DE SİYASET

Çok Partili Hayata Geçiş (1946 – 1950 Seçimleri)



Türk tarihinde çağdaş anlamda siyasal partiler 1876 Anayasası’nda (Kanunuesasi) 1909’da yapılan köklü değişikliklerle ortaya çıktı. 1913’te Babıali Baskını’yla tek parti durumuna gelen İttihat ve Terakki Fırkası 1918’e kadar bu konumunu sürdürdü.

Mondros Mütarekesi’ni izleyen günlerde İstanbul’da kurulan partiler Anadolu’da Ulusal Kurtuluş Mücadelesi’ni sürdüren örgütlerce benimsendi. Bu örgütlerin oluşturduğu Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Kurtuluş Savaşı’nın merkezi örgütü konumundaydı. Bu örgüt Halk Fırkası’na dönüşerek 9 Eylül 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk siyasal partisini oluşturdu.

Partinin adı 10 Kasım 1924’te Cumhuriyet Halk Fırkası olarak değiştirildi. Cumhuriyet’in ilanına ve halifeliğin kaldırılmasına karşı çıkan bir grup Cumhuriyet Halk Fırkası’ndan istifa ederek Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nı kurdu. Tüzüğünde “düşünceye ve dinsel inançlara saygılı” olduğunu belirten bu parti kısa sürede halifelik yanlısı çevrelerin ve Cumhuriyet karşıtı İstanbul basınının desteğini topladı. Ancak Şubat 1925’te patlak veren Şeyh Sait Ayaklanması’yla ilgisi olduğu suçlamaları, Haziran 1925’te partinin kapatılmasına neden oldu.

TBMM’de yer alacak muhalefet partisinin hükümetin çalışmalarını eleştirerek onu olumlu yönde etkileyeceği kanısında olan Mustafa Kemal, Paris büyükelçiliği görevini sürdüren yakın arkadaşı Fethi (Okyar) Bey’i böyle bir partiyi kurmakla görevlendirdi. Yurda hemen geri dönen Fethi Bey Ağustos 1930’da Serbest Cumhuriyet Fırkası’nı kurdu. Beklenmedik bir hızla gelişen Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın hükümete ve Cumhuriyet Halk Fırkası’na yönelttiği sert eleştiriler ülkedeki siyasal ortamı gerginleştirdi.



Cumhuriyet Halk Fırkası’nın da muhalefete karşı baskıya girişmesi üzerine Fethi Bey ve arkadaşları Kasım 1930’da partiyi kapattılar.

Türkiye 1930 ile 1945 yılları arasında tek parti olan Cumhuriyet Halk Fırkası tarafından yönetildi. Bu süreçte Cumhuriyet Halk Partisi tasarladığı inkılapları hızlı bir şekilde yaptı. Ancak inkılaplaşma sürecinin bir parçası olan çok partili hayata geçiş gerçekleştirilemedi.

Almanya’nın 1 Eylül 1939’da Polonya’yı işgal etmesiyle İkinci Dünya Savaşı başladı. Türkiye büyük bir özenle koruduğu barışçı dış politikasının yardımıyla savaştan uzak kalmayı başardı. Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’na katılmamakla birlikte savaşın yol açtığı sıkıntılardan uzak kalamadı. Bu yüzden, Atatürk döneminde başlatılan planlı kalkınma çabaları bir süre ertelendi.

Bununla birlikte;

  • Cumhuriyet Halk Partisi’nin yanlış uygulamaları (Varlık vergisi uygulaması)
  • İkinci Dünya Savaşı sırasında bütün erkeklerin askere alınması
  • Üretimin düşmesi
  • Yoksulluğun ortaya çıkması
  • Halktan uzak bir yönetimin sergilenmesi
  • İç ve dış sorunların tek parti olduğu için çözülememesi
  • Karaborsanın yaygınlaşması

gibi sebeplerden dolayı Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetimine karşı gelişmeye başlayan muhalefet yaygınlaştı. İkinci Dünya Savaşı’nın bitimine doğru bütün dünyada demokrasi yönünde gelişmeler görülüyordu.

Türkiye’nin ve Cumhuriyet Halk Fırkası’nın bu gelişmelerden etkilenmemesi kaçınılmazdı. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün 19 Mayıs 1945’te yaptığı konuşmada yeni partilerin kurulması gerektiğini açıklaması Türkiye’de çok partili hayata geçiş için yeni ufuk oldu. Temmuz 1945’te iş adamı Nuri Demirağ başkanlığında “Milli Kalkınma Partisi” kuruldu.



Çok partili hayata geçiş sürecinde kurulan ilk partidir.

Yurt genelinde etkili olmayan bu parti seçimlere gidemeden kapandı. Haziran 1945’te ise Cumhuriyet Halk Partisi’nin içindeki muhalif milletvekillerinden Adnan Menderes, Celal Bayar, Refik Koraltan ve Fuad Köprülü partinin daha demokratik bir yapıya kavuşturulmasını istediler.

İsteklerinin reddedilmesi üzerine 1946’da Demokrat Parti’yi kurdular. Bu parti 1946 seçimlerinde 69 milletvekili çıkardı.

1950 seçimlerinde ise %55,2 oy oranı ile birinci parti olarak çıktı ve CHP iktidarı sona ermiş oldu. Bu döneme “Beyaz Devrim” adı verilir. Demokrat Parti 1960 Darbesi’ne kadar Türkiye’de iktidar olmuştur

Türkiye’de Sosyal ve Kültürel Hayat

  • II. Dünya Savaşı’ndan sonra birçok alanda yaşanan değişim, kültürel alanda da kendini gösterdi.
  • Dış yardımlarla halkın refah seviyesi yükseltildi.
  • Kentleşme hızlandı ve tüketim kültürü yaygınlaştı.
  • Gençler radyolar vasıtasıyla yeni müzik akımlarını takip ettiler. Zeki Müren, Neşet Ertaş, Müzeyyen Senar gibi sanatçılar ün kazandılar.
  • Sinemada da Batı etkisi görüldü.
  • Hollywood sineması Türkiye’de de etkisini hissettirdi.
  • Bütçeden sağlığa ayrılan payın artırılması sonucu verem hastaneleri, ebe ve hemşire okulları açıldı.
  • Savaştan sonra dünyada geliştirilen bilgisayarlar insan yaşamını etkiledi.
  • Füze teknolojisinde sağlanan ilerleme sonucunda ilk uydu “Sputnik” SSCB tarafından uzaya gönderildi.

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
20 Haziran 2020 Cumartesi