Sinir Sisteminin Yapısı, Görevi ve İşleyişi 11. Sınıf


Kategoriler: 11. Sınıf Biyoloji, Biyoloji, Denetleyici ve Düzenleyici Sistem, Duyu Organları, İnsan Fizyolojisi

Dokular

Belirli bir görevi yapmak üzere benzer olan özelleşmiş hücrelerin bir araya gelmesiyle oluşan yapılara doku denir. Çok hücreli canlılarda hücreler dokuları, dokular organları, organlar sistemleri, sistemler ise organizmayı oluşturur.

Dokuları inceleyen bilim dalına histoloji adı verilir.

Bilgi:
* Bir dokuyu oluşturan hücrelerin;
– yapısal özellikleri,
– görevleri,
– kalıtsal yapısı,
– kromozom sayısı,
– nükleotit sayısı ve dizilimi aynıdır.

* Bir canlının farklı dokularını oluşturan hücrelerin aktif genleri ve organel sayıları farklı olabilir.

  • Hayvansal dokular epitel doku, bağ ve destek doku, sinir doku ve kas doku olmak üzere dört gruba ayrılır.
  • Bağ ve destek doku: kıkırdak doku, demik doku, kan doku, yağ doku ve temel bağ dokudan oluşur.
  • Kas doku: çizgili kas, düz kas ve kalp kasından oluşur.

Sinir Sistemi

  • Canlıların iş ve dış çevrelerinde meydan gelen değişikliklere uyarı denir. Bu uyarılara karşı uygun tepki reseptörler, efektörler ve sinir sistemi tarafından oluşturulur.
  • Vücudun iç ve dış çevresindeki uyarıları algılayan özel hücrelere reseptör, reseptörler ile alınan uyarılara karşı tepki gösteren doku ve organlara efektör organ( kas, deri veya salgı bezleri) denir.
  • Sinir sistemi çevredeki değişikliklerin algılanmasını ve tepki verilmesini sağlar. Diğer bir ifadeyle homeostazi(kararIı vücut ortamı)yi sağlar.
  • Sinir sistemi, nöron adı verilen çok fazla özelleşmiş hücrelerden ve nörogliya (gliya) hücrelerinden oluşur.
  • Bir nöronun yapısı hücre gövdesi, dentritler(kısa uzantılar) ve aksondan oluşur.

Hücre gövdesinde çekirdek, sitoplazma, organeller ve Nissl tanecikleri bulunur. Granüllü endoplazmik retikulumun bulunduğu, mikroskopta daha koyu renkli görülen bölgeler Nissl cisimcikleri olarak adlandırılır. Olgun sinir hücrelerinde sentrozom bulunmaz, bu nedenle sinirlerin bölünme yete-
nekleri sınırlıdır. Dendrit, hücre gövdesinden çok sayıda çıkan kısa uzantılardır. Diğer sinir hücrelerinden uyarıların alınarak hücre gövdesine aktarır. Hücre gövdesinden çıkan ve dallanma yapmayan uzun uzantı akson olarak adlandırılır. Görevi sinir hücresindeki uyartıyı bir sonraki nörona aktarmaktır.

  • Bazı nöronlarda akson etrafında Schwan hücreleri bulunur. Bu hücreler akson etrafını saran lipoprotein yapılı miyelin kılıf üretir. Miyelin kılıf, aksonda iletimi hızlandırır. Beyin ve omurilikteki sinirler ile deri ve iskelet kaslarına giden sinirler miyelinli, otonom sinir sistemine ait sinirler ise miyelinsizdir. Miyelin kılıflar arasında kalan boşluklara Ranvier boğumu adı verilir.

  • Sinir sisteminde nöronların dışında gliya hücreleri de bulunur. Bu hücreler nöronların beslenmesini, destek verilmesini ve hastalıklara karşı korunmasını sağlar.

Nöron Çeşitleri

  • Nöronlar, hücre gövdesinden çıkan uzantıların sayısına göre üç gruba ayrılır.

Tek kutuplu nöron: Hücre gövdesinden tek uzantı çıkıp ikiye ayrılır. Uzantıların biri akson diğeri dendrit olarak kabul edilir. Örneğin; çevresel sinir sisteminin duyu nöronları.
İki kutuplu nöron: Hücre gövdesinden karşılıklı olarak iki uzantı çıkar. Kısa ve dallı olan dendrit, uzun olan aksondur. Örneğin: görme ve koku alma duyu sinirleri.
Çok kutuplu nöron: Hücre gövdesinden çok sayıda dendrit ve genellikle bir tane akson çıkar. Örneğin; merkezi sinir sistemindeki ara nöronlar.

  • Görevlerine göre nöronlar üç gruba ayrılır.

Duyu nöronu: Duyu organlarından alınan uyartıları merkezi sinir sistemi(beyin ve omurilik)ne taşıyan nöronlardır.
Motor nöronu: Duyu nöronu ya da ara nörondan alınan uyartıları ilgili tepki organı(efektör)na taşıyan nöronlardır.
Ara nöron: Duyu ve motor nöronlar arasında bulunan nöronlardır. Merkezi sinir sisteminde yer alırlar.

Bilgi: Duyu nöronu zarar görmüş bir kişide; uyarı duyu organından merkezî sinir sistemine iletilmez. Bu durumda olan kişinin eli yansa bile sıcaklığı hissedemez, ancak ara nöron ve motor nöronlar sayesinde elini oynatabilir. Motor nöronu zarar gören bir kişide; uyarı alınır ve duyu nöronu ile ara nörona getirilir ve değerlendirilir, ancak tepki oluşumu gözlenmez. Eli yanan kişi acı hisseder, ancak elini çekemez. Ara nöronu zarar gören bir kişide; uyarı merkezî sinir sistemine getirilir ancak uyarı değerlendirilemez. Bu durumda olan kişi, sıcaklık hissini algılayamaz ve tepki oluşturamaz. Felç durumu buna örnek verilebilir.

  • Uyarıların alınmasından tepki oluşumuna kadar geçen süreçte görev alan yapılar şöyledir.

Örnek:

Nöronlarda İmpuls Oluşumu ve iletimi

  • İç ve dış çevrede meydana gelen değişimlerin (ışık, sıcaklık, koku, basınç vb. uyarıları) sinir hücrelerinde oluşturdukları değişimlere uyartı (impuls) denir.
  • Bir uyarının sinir hücresinde değişime yol açması için belirli bir şiddette olması gerekir. Sinir hücresinde impuls oluşturabilen en düşük uyarı şiddetine eşik şiddeti denir.
  • Bir sinir hücresi sadece eşik şiddeti ve üzerindeki uyarılara aynı şiddette tepki verir. Buna “ya hep ya hiç prensibi” adı verilir.
  • Bir sinir hücresinde uyarı şiddetinin artması tepkinin şiddetini artırır, impuls iletim hızını değiştirmez.
  • Bir nöron boyunca uyartı elektrokimyasal yolla iletilirken iki nöron arasındaki sinapsta uyartı kimyasal yolla aktarılır.
  • Nöronlarda dinlenme halinde dış kısımda pozitif iyonlar, iç kısımda ise negatif iyonlar fazladır. Bu durum nöronda zarın dış kısmını pozitif(+) yüklü, iç kısmı negatif(-) yüklü yapar. Buna polarizasyon (kutuplaşma) denir.

Eşik değerinde veya bu değer üzerinde uyarılan bir sinir hücresinde hücre zarında bulunan Na* kapıları açılır ve hücre dışında daha fazla bulunan Na* lar hücre içine girer. Bu durumda hücre içinde hem Na* hem K* iyonları fazla duruma geldiğinden hücre içi pozitif, hücre dışı negatif yüklü duruma geçer. Nöronun bu şekildeki hâline depolarizasyon denir.

  • Depolarizasyona uğrayan bölgede bir süre sonra hücre zarında bulunan Na+ kapıları kapanır ve hücre içine Na+ girişi durdurulur. Ardından hücre zarındaki K kapıları açılır ve hücre içindeki K+ lar hücre dışına geçer. Bu durumda hücre içi negatif (-), hücre dışı pozitif (+) yüklü duruma gelir. Nöronun bu şekildeki haline repolarizasyon denir.

  • Uyarılan bir sinir hücresinin tekrar uyarı alıp iletebilmesi için dinlenme(polarizasyon) haline dönmesi gerekir.
  • Sinir hücresinde yukarıda anlatılan biçimde gerçekleşen değişimlere aksiyon potansiyeli (zar potansiyeli) denir.

  • İmpuls iletimi sırasında gerekli enerji uyarandan değil sinir hücresinin oksijenli solunum sonucu ürettiği ATP enerjisinden karşılanır. Bu nedenle oksijenli solunuma bağlı olarak impuls geçişi sırasında glikoz ve O2 azalırken CO2, H2O ve sıcaklık artar.

Bilgi: Bir nöronda oluşan impuls sayısı uyarının şiddetine, süresine ve frekansına bağlı olarak değişir. Örneğin ılık ve sıcak suya dokunulduğunda sinir hücreleri aynı tepkiyi verir. Her iki durumda da impuls iletim hızı aynıdır. Farklı olan ise sinir hücrelerindeki impuls sayısı(sıcak suda daha fazla) ve tepkinin şiddetidir.

Sinapslarda İmpuls İletimi

Örnek:

Örnek:

İnsanda Sinir Sistemi

İnsanda sinir sistemi merkezi ve çevresel sinir sistemi olmak üzere iki ana kısımda incelenir. Bu kısımlar aşağıdaki gibi alt bölümlere ayrılır.

Merkezi Sinir Sistemi

Çevresel Sinir Sistemi

Sinir Sistemi Rahatsızlıkları




Liselere Giriş Sınavı (LGS)
6 Haziran 2021 Pazar

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
19 Haziran 2021 Cumartesi

Alan Yeterlilik Sınavı (AYT)
20 Haziran 2021 Pazar