Lenf Sistemi ve Bağışıklık 11. sınıf biyoloji


Kategoriler: 11. Sınıf Biyoloji, Biyoloji, İnsan Fizyolojisi

Konu sonunda ders anlatımı videoları bulunmaktadır.

Lenf Sistemi

İnsanda kan dolaşımının yanı sıra vücutta ikinci bir dolaşım sistemi daha vardır. Bu sistemde lenf düğümleri, lenf sıvısı ve lenf damarları bulunur.



Lenf Sisteminin Görevleri

  • Ödem oluşumunu engeller.
  • Yağ asitleri, gliserol ve yağda eriyen vitaminlerin ince bağırsaktan emildikten sonra taşınmasını sağlar.
  • Doku sıvısında fazla bulunan bazı maddelerin alınarak tekrar kan dolaşımına kazandırır.
  • Lenfosit adı verilen akyuvar hücrelerini üretir.
  • Mikroorganizma ve toksinlere karşı bağışıklık sağlar.

Lenf Düğümleri

Lenf damarları üzerindeki bu oluşumlar daha çok karın, kasık, boyun, koltuk altı, göğüs gibi bölgelerde bulunur. Lenf düğümleri, lenf sıvısında bulunan zararlı mikroorganizmaları süzerek bağışıklıkta etkili olur. Peke sarnıcı, bademcikler, dalak ve timüs lenf düğümleridir.

Bilgi: Bademcik iltihabı, vücudun savunma mekanizmaları arasında yer alan bademoiklerde meydana gelen rahatsızlıktır. Ağız yoluyla vücuda giren mikroplar bademciklerde birikerek burada iltihap ve apse oluşmasına neden olur.

Lenf Sıvısı

İçerisinde birçok kan proteini bulunmayan lenf sıvısına akkan adı verilir. Lenf sıvısında bağ doku hücreleri(makrofajlar), akyuvar hücreleridenfositler), glikoz, su, tuz ve amino asit vb. maddeler bulunur. Alyuvar bulunmaz.

Lenf damarları

Lenf sisteminde kılcal ve toplardamarlar bulunur.

  • Toplardamarlar, lenf kılcallarının birleşmesiyle oluşur.

Lenf sıvısının hareketini sağlayan faktörler şunlardır:
o Damar yapısındaki düz kasların kasılması
o Damar içinde bulunan tek yöne açılan kapakçıklar
o İskelet kaslarının lenf damarlarına yaptığı basınç
o Doku sıvısının uyguladığı basınç

  • Lenf kılcalları. tek katlı yassı epitelden oluşur. Bir ucunda toplardamar olan lenf kılcallarının diğer ucu kapalıdır. Çünkü lenf dolaşımında kalp ve atardamar yoktur. Dolaşımın yönü vücuttan kalbe doğru tek yönlüdür.

Lenf sıvısının vücutta izlediği iki yol vardır;



1. Vücudun alt bölgesinden gelen lenf damarları Peke sarnıcına açılır. Buradan göğüs kanalına ve sol köprücük altı toplardamarı ile üst ana toplardamara açılır.

2. Vücudun üst bölgesinden gelen lenf damarları ise önce sağ köprücük altı toplardamarına buradan da üst ana toplardamara açılır.

  • Lenf damarlarının tıkanması veya damarlarda bulunan kapakçıkların bozulması lenf sıvısının kan dolaşımına katılmasını engeller. Bu durumda dokularda sıvı birikir. Buna ödem denir. Ayrıca lenf kılcallarının bazı parazitlerle tıkanması sıvı birikimine sebep olur. Bacaklarda aşırı şişme şeklinde ortaya çıkan bu durum fil hastalığı olarak tanımlanır.

Ödem Oluşumun Sebepleri

  • Kan proteinlerinin azalması
  • Kanın ozmotik basıncının azalması
  • Lenf damarlarının tıkanması
  • Kan basıcının artması
  • Kan kılcallarının geçirgenliğinin artması
  • Doku sıvısındaki madde miktarının artması
  • Doku sıvısının ozmotik basıncının artması
  • Böbrekler tarafından fazla su ve tuzun vücutta tutulması

Bağışıklık Sistemi

Vücudun hastalık etkenlerini tanıyarak onlara karşı gerekli savunma maddelerini üretmesine veya hazır bulundurmasına bağışıklık, bağışıklığı oluşturan organların tümüne bağışıklık (savunma) sistemi denir.

Bağışıklık sistemi tarafından algılanan ve tepki oluşumuna neden olan, çoğunlukla protein ve polisakkarit yapıdaki canlı organizma kısımlarına veya büyük moleküllere antijen adı verilir. Antijenler vücuda girdiğinde protein yapılı antikor üretimine sebep olur. Antijene özgü olan antikorlar, antijeni etkisiz hale getirerek bağışıklık sağlar. İnsanda mikroorganizmaların vücuda zarar vermesi farklı yollarla engellenebilir. Bu engeller vücudun savunma mekanizmalarını oluşturur.

Savunma mekanizmalarına göre bağışıklık;

  • Genel savunma (özgül olmayan)
  • Özgül savunma (spesifik)

olmak üzere iki gruba ayrılır.



Özgül Olmayan Bağışıklık

Genel savunmanın birinci hattı vücudumuzu kaplayan deri ve epitel doku ile onların salgılarından meydana gelir. Bu savunmanın amacı hastalık etkenlerini vücuttan uzak tutmaktır, Ter, yağ, tükürük ve gözyaşı bezleri ile mide asidi ve deri birinci hatta yer alan faktörlerdir.

Vücut savunmasının birinci hattındaki savunma etkenleri şunlardır:

  • İnsan derisi mükemmel bir yalıtım sağlar. Bir kesilme veya yaralanma olmadığı sürece, mikropların alttaki dokulara geçmesine izin vermez. Ayrıca, alt deri tarafından üretilen ter ve yağ gibi maddeler de birçok mikrop için öldürücü etki yapabilir.
  • Solunum yoluyla gelen mikroplar ise soluk borusundaki mukusla yapıştırılır, sillerin hareketi ve öksürükle atılır. Ayrıca, solunum yolundaki mukozada bulunan makrofaj hücreleri ve lökositler de mikropların fagositozla yok ederler.
  • Gözyaşı, ter ve tükürük gibi çeşitli vücut sıvılarında bulunan, Iizozim denilen antiseptik madde (enzim) de mikrop öldürücü özelliktedir.
  • Ağız yoluyla veya besinlerle gelen mikroorganizmalar, midede bulunan asit yardımıyla parçalanır.

Özgül olmayan savunmanın ikinci hattında; doğal katil hücreler, fagositoz yapan hücreler, interferonlar, iltihaplanma(yangısal tepki) ve ateşlenme yer alır.

  • Doğal katil hücreler, salgıladıkları perforin adlı bir protein ile kanserleşmiş hücreleri ve virüs bulaşmış hücreleri parçalayarak yok eder.

Bilgi: Doku ve organ nakillerinde, vücudun organı reddetmesindeki en önemli faktör, doğal katil hücreleridir.

  • Fagositoz yapan hücreler, vücuda giren antijenlere karşı ilk görev yapan hücrelerdir. Bazı akyuvar çeşitleri (nötrofil ve monosit) ve bazı bağ doku hücreleri (makrofajlar), fagositoz yoluyla hücre içine aldıkları hastalık yapıcıları sindirim yolu etkisiz hâle getirirler.

Bilgi: Bazı makrofajlar vücutta dolaşırken, bazıları ise akciğer, karaciğer, böbrek ve beyin gibi organlarda sürekli olarak kalırlar. Karaciğerdeki kupfer hücreleri ile akciğerdeki makrofajlar bulundukları yerde sürekli kalan hücrelerdir. Eozinofiller; kan parazitleri gibi büyük parazit canlıları yok edebilen fagositoz yapan hücrelerdir.

  • İnterferonlar, bazı akyuvarlar ve virüs girmiş hücreler tarafından salgılanan antimikrobiyal proteinlerdir. Sağlıklı olan hücreleri uyararak bağışıklığın sağlanmasında etkili olurlar.
  • Yangısal tepki; enfekte olmuş dokularda ve zarar görmüş vücut bölümlerinde meydana gelen iltihaplanma durumudur. Yaralanan dokuda bulunan hücreler histamin salgılar. Histamin kılcal damarların geçirgenliğini artırır ve doku sıvısına madde geçişi hızlanır. Böylece yara bölgesinde kızartı ve ödem oluşur. Kılcal damardan yara bölgesine geçen akyuvarlar fagositoz yaparak mikropları parçalar; fibrinojen ise pıhtılaşmayı sağlayarak mikroorganizmaların sağlıklı dokulara yayılmasını önler.
  • Ateşlenme, hastalık yapicıların vücuda girmeleri durumunda bazı akyuvarlar tarafından salgılanan pirojen adı verilen maddelerin vücut sıcaklığını bir miktar artırmaları durumudur.

Ateşin yükselmesi sürecinde gerçekleşen olaylar şunlardır:

  • Fagositoz yapan hücreler bakterileri parçalar ve bakteri hücre duvarından bazı maddelerin kana geçmesine neden olur.
  • Bu maddeler bağışıklık sistemi hücrelerini uyararak özel kimyasalların(pirojen) salgılanmasını uyarır.
  • Salgılanan kimyasallar, vücut sıcaklığının kontrolüyle görevli hipotalamusu uyarır.
  • Hipotalamus ise vücut sıcaklığını artırır.

Vücut sıcaklığının bir miktar yükselmesi; mikropların üremesini engeller, fagositozu kolaylaştırır ve doku tamirini hızlandırır.

Özgül Bağışıklık

Özgül bağışıklık, hastalık yapıcılara karşı savunmanın üçüncü hattında yer alan T ve B lenfosit hücreleriyle yapılan spesifik bağışıklıktır. Antijenler vücuda girdiği zaman T ve B lenfositler çoğalırlar. Bunlardan bir kısmı antijen ile savaşan kısa ömürlü hücrelere, bir kısmı da antijeni tanıyan hafıza (bellek) hücrelerine dönüşür. Bellek hücreleri vücuda ilk defa bulaşan antijenleri tanıyarak antikor oluşturur. Bu olaya birincil bağışıklık denir. Aynı hastalık etkeni ikinci kez vücuda girdiğinde daha önceden hafıza hücreleri tarafından tanımlandığı için tepki çok kısa sürede ve daha güçlü gerçekleşir. Buna da ikincil bağışıklık denir.

Özgül savunmanın B lenfositlerin görev aldığı humoral (sıvısal) bağışıklık ve T lenfositlerin görev aldığı hücresel bağışıklık olmak üzere iki mekanizması vardır.

Humoral Bağışıklık

B Ienfositleri ve antikorlarla yapılan bağışıklıktır. Antijenin vücuda girmesi B lenfosit hücreleri plazma hücrelerine dönüşerek antikor üretir, Kana verilen antikorlar, antijenleri etkisiz hale getirir. Bir kısım B lenfositleri ise bellek hücrelerine dönüşerek aynı mikropla tekrar karşılaşıldığında o mikrobu yok edecek mekanizmayı başlatırlar. Bazı hastalıklara ikinci kez yakalanmayışımızın sebebi budur.

Hücresel Bağışıklık

T lenfositleri, antijenlere doğrudan temas ederek onları yok ettiği için bu bağışıklık çeşidine hücresel bağışıklık denir. Hücresel bağışıklık ile kanserli hücrelere, parazitlere, mantarlara, bakterilere ve virüsle enfekte olmuş hücrelere karşı savunma sağlanır.



Bağışıklığın Kazanılması

Savunma Sistemi Rahatsızlıkları

Dolaşım Sistemi – Lenf Dolaşımı video 11. sınıf Hocalara Geldik

İnsanda Lenf Dolaşımı ve Savunma Sistemi konu anlatımı çözümlü sorular video 11. sınıf biyoloji

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
20 Haziran 2020 Cumartesi