Güncel Çevre Sorunları ve İnsan 10. sınıf biyoloji


Kategoriler: 10. Sınıf Biyoloji, Biyoloji

Yeryüzünde yaşayan canlıların hayat boyunca etkileşim halinde bulunduğu ortam çevre olarak adlandırılır. Canlı ve cansız varlıkların etkileşim halinde olduğu sınırları belirli yaşama ortamlarına ise ekosistem denir. İnsanların doğal ekosistemleri barınma, beslenme ve diğer amaçları için kullanılmasına bağlı olarak çevre Zarar görür ve çevre kirliliği dediğimiz durum oluşur.

Hızlı nüfus artışı ve kentleşme, teknolojinin ilerlemesi gibi olaylar doğal kaynaklarımızı tehdit etmekte ve çevrenin hızla bozulmasına, kirlenmesine neden olmaktadır. Bu kirlenme ise doğal kaynakların dönüşümsüz olarak azalmasına, belki bir gün bitmesine neden olmaktadır. Çevre kirlenmesine neden olan maddelere atık ,atıkların bırakıldığı yere ise alıcı ortam denir. Çevre kirliliği; su, toprak ve hava ortamlarının hepsinin kirlenmesini, hatta gürültü, besin kirliliği ve radyoaktif kirlilik gibi olguları da kapsar.



HAVA KİRLİLİĞİ

Atmosfer havasında normal olarak % 78 azot, % 21 oksijen, % 1 argon, % 0,3 karbon dioksit, belli oranda su buharı ve çok az miktarda da diğer bazı gazlar bulunur. Bu doğal yapıyı ve oranları değiştiren her faktör hava kirliliğinin oluşmasına neden olur. Atmosferde; toz, duman, gazlar ve su buharının insana ve diğer canlılara zarar verecek düzeye erişmesine hava kirliliği denir.

Havanın kirlenmesine neden olan faktörler başlıca üç başlık altında toplanabilir:

  • Isınmak amacıyla düşük kalorili ve kükürt oranı yüksek kömürlerin kullanılması
  • Motorlu taşıtlardan çıkan egzoz gazları
  • Sanayi tesislerinin yanlış yerlere kurulması, çevrenin korunması açısından gerekli tedbirlerin alınmaması, yüksek kükürtlü yakıtların kullanılması

Bu faktörlere ek olarak volkanik patlamalar ve orman yangınları gibi durumlar da havanın kirlenmesine neden olabilir.

Bilgi: Hava kirliliği insan sağlığını olumsuz etkiler ve solunum sistemi hastalıkları (bronşit, astım, zatürre, vs.) ile akciğer kanseri, akciğer amfiezmi neden olabilir. Kirli havada bol miktarda bulunan karbonmonoksit ve kurşun gibi maddeler kalp damar sağlığının da olumsuz etkiler. Örneğin kurşun kan hücresi oluşumuna ve bebeklerde beyin gelişimine zarar verir.

Küresel İklim Değişikliği

Karbon dioksit, metan, su buharı ve diğer bazı gazlar atmosferde yeryüzünden yansıyan ısıyı tutarak dünyanın sıcaklığını korur. Buna sera etkisi denir. Sera etkisi olmasaydı Dünya sıcaklığı bugünkünden 30°C daha az olacaktı.

Kömür ve petrol gibi fosil yakıtların kullanılması atmosferde karbon dioksit ve diğer sera gazlarının (metan, ozon, azot oksitler, kloroflorokarbon) miktarını giderek fazlalaştırır. Bu durum ise doğal sera etkisini artırır. Sera etkisinin artması sonucu ortaya çıkan küresel iklim değişikliği ortaya çıkar. Bu şekildeki iklim değişikliği aşağıda verilen durumların oluşmasına neden olur:

  • Kutupların bazı bölgelerinde sıcaklığın artması ve buzulların erimesi
  • Eriyen buzullara bağlı olarak deniz seviyesinin yükselmesi ve bazı bölgelerin su altında kalması
  • Su altında kalan bölgelerdeki ekosistemlerin zarar görmesi ve yaşanabilir alanların azalması
  • Dünyanın bazı bölgelerinde kuraklıkların görülmesi ve buna bağlı olarak canlı yaşamının zora girmesi

Ozon Tabakasının İncelmesi

Atmosferin üst kısımlarında bulunan oksijen (O2) güneşten gelen ultraviyole (UV) ışınların etkisi ile parçalanır ve oksijen (O) atomları oluşur. UV ışınlarının etkisiyle bu oksijen atomları tekrar O2 ile birleşir ve ozon (O3) tabakası oluşur. Ozon tabakası güneşten gelen ve canlılar için zararlı olan mor ötesi UV ışınlarının dünyaya ulaşmasını engeller. Bu ışınlar insanlarda cilt kanseri ve göz yapısının zarar görmesi gibi durumlara yol açabilir.



Ozon tabakasının incelmesine CFC (kloroflorokarbon) denilen gazlar neden olur. Bu gazlar klima, deodorant, temizlik amacıyla kullanılan kimyasal çözücüler gibi bir maddenin yapısında vardır. Atmosfere salınan CFC gazları ozon tabakasına ulaştığında ozon tabakasını O2 ve O ya parçalar. Sonuç olarak ozon tabakasında incelme meydana gelir.

Bilgi: Güneş ışığının etkisiyle tepkimeye giren egzoz gazları kirli havadan oluşan duman bulutları içinde ozon (O3) ve azot dioksit (NO2)’e dönüşmektedir. Bu olaya bağlı olarak atmosferin yeryüzüne yakın kısımlarında ozon kirliliği meydana gelir. Ozon kirliliğine bağlı olarak göz, burun ve boğaz dokusu zarar görür. Yüksek ozon bitkilerde büyümeyi ve meyve oluşumunu olumsuz etkiler.

Asit Yağmurları

Kömür ve petrol gibi fosil yakıtların yakılması sonucu atmosfere kükürt (SO2) ve azot (NO2) içeren gazlar salınır. Yanardağların patlaması sonucunda da atmosfere N02 gazı salınır. Bu gazlar havadaki su buharıyla tepkimeye girer ve sonuçta sülfürik asit (H2SO4), nitrik asit (HNO3) damlaları oluşur. Bu damlalar ise yağmur suyuna karışır ve pH’si 5,6’dan düşük olan asit yağmurlarını oluşturur. Asit yağmurları asit oranı düşük kar ya da sis şeklinde de yeryüzüne inebilir.

Bilgi: Asit yağmurları, toprağın mineral yapısını bozar. Bu nedenle bitkilerin ve toprakta yaşayan mikroorganizmaların ölmesine neden olur. Göller ve akarsular gibi su ortamlarına karışan asit yağmurları buradaki canlı yaşamına zarar verir. Her iki durumda da biyolojik çeşitlilik zarar görür. Asit yağmurları ayrıca tarihi eserlerin de zarar görmesine neden olur.

Karbon Ayak İzi

SU KİRLİLİĞİ



TOPRAK KİRLİLİĞİ

RADYOAKTİF KİRLİLİK

BESİN KİRLİLİĞİ

GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ

ORMAN YANGINLARI

DOĞAL ALANLARIN TAHRİBİ

Doğal ekosistemlerde bitki, hayvan ve diğer canlıların oluşturduğu yaşam birliklerine yaban hayatı denir. Günümüzde şehirleşme, aşırı avlanma, sulak alanların kurutulması gibi olaylardan dolayı yaban hayatı hızla azalmaktadır.

Havanın, toprağın ve suyun kirlenmesi canlı türlerinin sayısının azalmasına neden olmaktadır. Tarımda kullanılan ilaçlar zararlı böceklerin yanında, diğer canlıların da zarar görmesine neden olmaktadır. Bu zehirler besin zinciri yolu ile insanlara kadar ulaşıp çeşitli hastalıklar oluşturabilir (biyolojik birikim). Yaban hayatını korumanın en etkili yolu canlı türlerinin doğal yaşam alanlarında korunmasıdır (yerinde koruma). Bu amaçla yaban hayatı geliştirme sahaları oluşturulmuştur.



EKOLOJİK AYAK İZİ

Günlük yaşantımız sürecinde kullandığımız kaynakların, enerjinin, ham maddenin üretilmesi ve oluşturduğumuz atıkların etkisiz hale getirilmesi için gerekli kara ve deniz alanına ekolojik ayak izi olarak ifade edilir.

Bir kavanoz reçelin ekolojik ayak izini takip edelim. Reçel ve içindeki besinlerin Üretimi için bir alan gereklidir. Bu ürünün işlenip, taşınması için, üretimi yapan şirkete de bir alan gerekir. Reçelin satışının yapıldığı bakkallar ve marketler de bir yer işgal eder.

Reçel üretimi ve dağıtımı sırasında açığa çıkacak karbondioksidin ve diğer atıkların ortadan kaldırması için alana ihtiyaç vardır. Tüm bu alanların toplamı bir kavanoz reçelin dünya üzerinde bıraktığı ekolojik ayak izini oluşturur.

Örnek: Erozyon oluşumuna bağlı olarak,
I. ekosistemlerin bozulması,
II. canlı çeşitliliğinin azalması,
III. tarım alanlarının artması
durumlarından hangileri meydana gelebilir?
A) Yalnız ll B) Yalnız lII C) l ve ll
D) I ve III E) II ve III

Çözüm: Erozyon toprak yüzeyindeki verimli bölgenin rüzgar ve yağmur suları gibi faktörlere bağlı olarak sulara karışmasıdır. Bu durumda ekosistemler zarar göreceği için canlıların yaşama alanların azalacaktır. Sonuç olarak yaşama ortamındaki canlı çeşitliliği azalır. Erozyon sonucu verimli toprak kısmının kayba uğradığı düşünülürse tarım alanlarında azalma meydana gelir. Cevap C

Bilgi: Teknolojide meydana gelen gelişmeler ekolojik ayak izinin artmasına neden olur. Örneğin bir reçelin evde yapılması ile fabrikada üretilmesine oranla çok daha az oranda ekolojik ı ayak izi meydana gelir.

Güncel Çevre Sorunları video 10. sınıf Hocalara Geldik

Çevre Sorunları konu anlatımı çözümlü sorular video 9. sınıf Biyoloji

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
20 Haziran 2020 Cumartesi