Dil Bilgisine Dayalı Anlatım Bozuklukları Tyt Edebiyat


Kategoriler: Türk Dili ve Edebiyatı, Tyt Türk Dili ve Edebiyatı -

DİL BİLGİSİNE DAYALI ANLATIM BOZUKLUKLARI

  1. Özne eksikliği
  2. Özne-yüklem uyumsuzluğu
  3. Yüklem eksikliği
  4. Nesne eksikliği
  5. Dolaylı tümleç eksikliği
  6. Zarf ve edat tümleci eksikliği
  7. Eylemsi hataları
  8. Gereksiz ek kullanımı
  9. Ek eylem hataları
  10. Çatı uyuşmazlığı
  11. Tamlama hataları
  12. Bağlaç yanlışları

1. Özne Eksikliği

Bir cümlede özne, olması gerektiği hâlde kullanılmamışsa, özne gereksiz ekler almışsa veya özne olmaya uygun olmayan bir sözcük özne olarak kullanılmışsa anlatım bozukluğu meydana gelir.

Özne eksikliği çoğunlukla sıralı veya bağlı cümlelerde karşımıza çıkar.

“Hiç kimse sınava çalışmadı, zayıf not aldı.” cümlesinde çalışmayan ve zayıf alanlar aynı kişilerdir ama “hiç kimse” olumsuz eylemlerle kullanılan bir öznedir ve yüklemi daima olumsuz çekimlenir. Oysa “aldı” olumlu bir çekimdir. Bu nedenle bu cümlede özne ortak öge olarak kullanılamaz. İkinci cümleye “hepsi” öznesi getirilmelidir.

“Kitabın tanıtımı bu hafta bitecek ve kitapçılardaki yerini alacak.” cümlesinde bitecek olan kitabın tanıtımıdır ama kitapçılardaki yerini alacak olan şey kitabın tanıtımı değil kitabın kendisidir. Bu nedenle cümle “Kitabın tanıtımı bu hafta bitecek ve kitap, kitapçılardaki yerini alacak.” şeklinde olmalıdır.

“Ağabeyimin ayağı kırılmıştı, iki ay boyunca evde dinlenecekti.” cümlesinde ilk cümlenin öznesi, “ağabeyimin ayağı” dır. İkinci cümle için bu özne ortak kullanılamaz. “İki ay boyunca evde dinlenecek olan kim?” sorusunun yanıtı “ağabeyim” olduğundan ikinci cümlenin öznesi “ağabeyim” olmalıdır.

2. Özne-Yüklem Uyumsuzluğu

Özne yüklem arasında tekillik-çoğulluk ve kişi bakımından uygunluk olmalıdır. Bu uyum sağlanmadığında anlatım bozukluğu meydana gelir.

Özne birinci tekil, ikinci tekil (ben, sen); birinci tekil, üçüncü tekil (ben, o); birinci tekil, ikinci çoğul (ben, siz); birinci tekil, üçüncü çoğul (ben, onlar) kişilerinden oluşuyorsa yüklem, daima birinci çoğul kişiye göre çekimlenir.

  • Bu filmi sadece sen ve ben seyrettik.
  • Ben ve kuzenim, geçen sene büyük bir tehlike atlattık.
  • Toplantıya Hasan Bey, Gülseren Hanım ve ben gideceğiz.

Özne ikinci tekil ve üçüncü tekil (sen, 0); ikinci tekil ve ikinci çoğul (sen, siz); ikinci tekil ve üçüncü çoğul (sen, onlar) kişilerden oluşuyorsa yüklem ikinci çoğul kişiye göre çekimlenir. Ancak ikinci tekil ve birinci çoğul (sen, biz) şahıslar özne olursa yüklem birinci çoğul kişiye göre çekimlenir.

  • Sen ve kardeşin neden yemeğinizi bitirmediniz?
  • Hüseyin Bey’in oğlu ve sen aynı sınıfta sınava gireceksiniz.

İnsan dışında cansız varlıkların ve soyut kavramların özneleri çoğul olsa da yüklemleri daima tekil olur.

3. Yüklem Eksikliği

Çoğunlukla sıralı ve bağlı cümlelerde ortak kullanılan yüklem, sıralı cümleyi oluşturan cümlelere uygun olmalıdır. Eğer uygunluk olmazsa anlatım bozukluğu meydana gelir.

“Hayatın bütün keyfini 0, bütün acılarını da ben çekiyorum?” cümlesinde, “çekiyorum” eylemi ortak yüklem olarak kullanılamaz çünkü ilk cümlede “keyfini çekiyorum” ifadesi doğru olmaz. Bu nedenle cümle “Hayatın bütün keyfini o çıkarıyor, bütün acılarını da ben çekiyorum.” şeklinde söylenmelidir.

“Pırasayı çok, makarnayı ise hiç sevmem.” cümlesinde yüklem ortaklığı söz konusu değildir. Cümle, “Pırasayı çok severim, makarnayı ise hiç sevmem.” şeklinde düzeltilmelidir.

4. Nesne Eksikliği

Sıralı ve bağlı cümlelerde ortak kullanılan nesne her cümlenin yüklemine uygun olmalıdır. Eğer ortak nesne iki cümleye de uygun düşmüyorsa veya cümlede nesne olması gerektiği hâlde nesne kullanılmamışsa anlatım bozukluğu oluşur.

“Selim İleri’ye büyük bir hayranlığı vardı, hep okurdu.” cümlesinde nesneye yer verilmemiştir fakat ikinci cümlede bir nesne olması gerekir. “Neyi, kimi okurdu?” sorusu yanıtsız kaldığı için cümleye “onu” sözcüğü getirilmelidir.

“Bu uzun ayrılıktan sonra babasına koştu, özlemle kucakladı?” cümlesinde ikinci cümlede nesne eksikliği vardır. “Kimi kucakladı?” sorusunun yanıtı olarak “babasını” veya “onu” sözcüğü bulunmalıdır.

“Annem kahvaltıyı hazırladı ve uyandırdı.” cümlesinde ilk cümlede nesne vardır. “Annem neyi hazırladı?” sorusuna karşılık olarak “kahvaltıyı” sözcüğü belirtili nesne görevindedir. İkinci cümlede ise “Kimi uyandırdı?” sorusuna yanıt olarak“ beni” veya “bizi” şeklinde bir nesne kullanılmalıdır.

5. Dolaylı Tümleç Eksikliği

Birleşik ve sıralı cümlelerden birinin anlamının dolaylı tümleçle tamamlanmaması hâlinde anlam bozukluğu oluşur.

“Fatma’yı hepimiz çok sever ve çok güvenirdik.” cümlesinde ikinci cümlede bir dolaylı tümleç olması gerekir. “Kimi severiz.”, “Fatma’yı” ilk cümle için uygunken ikinci cümlenin yüklemine, “güvenmek” eylemine “kimi” sorusu sorulamaz. Nesne ortaklığı söz konusu değildir. İkinci cümlede “ona” sözcüğünün olması gerekir.

“Geçen ay büyük bir arsa aldılar, bir seneye yerleşmeyi planlıyorlar.” cümlesinde “Nereye yerleşmeyi planlıyorlar.?” sorusunun yanıtı eksik bırakıldı“ için dolaylı tümleç eksikliği vardır. İkinci cümleye “oraya” sözcüğü getirilmelidir.

6. Zarf ve Edat Tümleci Eksikliği

Sıralı ve bağlı cümlelerde eğer ortak bir zarf tümleci kullanılacaksa bunun her iki cümleyle de, özellikle olumluluk-olumsuzluk bildiren yüklemlerle, uyumlu kullanılması gerekir.

“Seni hiç üzmedim, mutlu etmeye çalıştım.” cümlesinde “hiç” zarfı ortak kullanılmaya uygun değildir. “Seni hiç üzmedim.” cümlesi anlam yönünden doğrudur ama “Seni hiç mutlu etmeye çalıştım.” yanlıştır. Bu cümleye “hep” zarfı eklenmelidir. Cümle, “Seni hiç üzmedim, hep mutlu etmeye çalıştım.” şeklinde olmalıdır.

7. Eylemsi Hataları

Aynı eylemsiye bağlanan sıfat, isim veya zarf görevindeki sözcüklerden birinin eylemsiyle uyuşmamasından kaynaklanır. Kimi zaman da bağlaç veya noktalama işaretleriyle birlikte kullanılan eylemsilerin farklı eklerle türetilmesinden kaynaklanır. Bazen de yüklem görevinde kullanılan eylemsinin yanlış bir ekle türetilmesi anlatım bozukluğu yaratır.

“Bu ilaç genç ve kalp sorunu olmayan kişilerce kullanılabilir.” cümlesinde “genç” ve “kalp sorunu” sözleri aynı eylemsiye bağlandığı için anlatım bozukluğu meydana gelmiştir. Oysaki söylenmek istenen, “Bu ilaç genç olan ve kalp sorunu olmayan kişilerce kullanılabilir.” dir.

“Kimin çok, kimin pek çalışmadığını annenizden öğreneceğim.” cümlesinde de eylemsi eksikliği vardır. Cümleden bu şekliyle “Kimin çok çalışmadığını ve kimin pek çalışmadığını öğreneceğim.” anlamı çıkmaktadır. Aslında anlatılmak istenen “Kimin çok çalıştığını, kimin pek çalışmadığını annenizden öğreneceğim.” dir.

8. Gereksiz Ek Kullanımı

Bir sözcüğe getirilmiş bir ek, sözcükten çıkarıldığında cümlenin anlamında hiçbir bozulma veya daralma olmuyorsa 0 ek gereksiz kullanılmıştır ve anlatım bozukluğuna yol açar. Kimi zaman da gereksiz bir ek, cümlenin anlamını doğrudan bozabilir.

“Spor hocamın verdiği egzersizlerimi düzenli bir şekilde uyguluyorum.” cümlesinde “egzersizlerimi” cümlesindeki birinci tekil iyelik ekine gerek yoktur. “Spor hocamın verdiği egzersizleri düzenli bir şekilde uyguluyorum.” demek yeterlidir.

“Ne annemi ne de babamı aramamışsın.” cümlesinde “ne.. bağlacı cümleye doğrudan olumsuzluk anlamı kattığından eylemde olumsuzluk eki kullanılması anlatım bozukluğuna neden olur. Cümle, “Ne annemi ne de babamı aramışsın.” şeklinde düzeltilmelidir.

9. Ek Eylem Hataları

Sıralı veya bağlı cümlelerden birisi olumlu bir anlama sahipken diğeri olumsuzsa iki cümlenin yüklemi olan ad soylu sözcük aynı ek eyleme bağlanmamalıdır. Bağlanırsa anlatım bozukluğu meydana gelir. Kimi zaman da ortak bir ek eyleme bağlanabilecek sözcüklerde gereksiz ek eylem kullanılması hataya neden olur.

“Saçları uzun, boyu kısa değildi.” cümlesinde “uzun” ve “kısa” sözcükleri “değildi” ek eylemine bağlandığı için cümlede anlatım bozukluğu meydana gelmiştir. Bu şekilde cümlenin anlamı, “Saçları uzun değildi, boyu da kısa değildi.” olmaktadır. Oysaki cümle “Saçları uzundu, boyu kısa değildi.” şeklinde kurulduğunda bozukluk ortadan kalkar.

“Annelerimiz eskiden beri hem komşuydu hem arkadaştı.” cümlesinde “komşu” ve “arkadaş” sözcükleri aynı ek eyleme bağlanabilecek sözcüklerdir. Bu nedenle yalnızca sonuncusunda ek eylem kullanılması yeterlidir. Bu nedenle cümle, “Annelerimiz eskiden beri hem komşu hem arkadaştı.” şeklinde düzeltilmelidir.

  • Sen daha hayata yeni atılan bir genç kız, bense artık yolun yarısına gelmiş tecrübe sahibi bir anneyim.
  • Sen daha hayata yeni atılan bir genç kızsın, bense artık yolun yarısına gelmiş tecrübe sahibi bir anneyim.

10. Çatı Uyuşmazlığı

Birleşik, sıralı veya bağlı cümlelerde, eylemlerle eylemsiler arasında etkenlik-edilgenlik bakımından uyum olmalıdır. Bu kurala dikkat edilmezse anlatım bozukluğu meydana gelir.

“Tüm kitaplar okunduktan sonra sınava girecekti.” cümlesinde yargıların ilki edilgen, ikincisi etkendir ve bu nedenle anlatım bozukluğu meydana gelmiştir. Cümle “Tüm kitaplar okunduktan sonra sınava girilecekti.” veya “Tüm kitapları okuduktan sonra sınava girecekti.” şeklinde kurulmalıdır.

11. Tamlama Hataları 

Tamlamaların kendilerine has kuruluş biçimleri ve kuralları vardır. Bunlara uyulmaması anlatım bozukluğu doğurur. Tamlama ögelerinden birinin eksikliği, tamlanan-tamlayan uyumsuzluğu, tamlama eklerindeki yanlışlık anlatım bozukluğuna neden olur.

“Özel ve devlet okullarında eğitim önümüzdeki hafta başlıyor.” cümlesinde “ve” bağlacı iki tamlayanı bağlamıştır ama tamlanan, her iki tamlayanı da karşılama niteliğine sahip değildir. “Devlet okulları” doğru bir tamlamadır fakat “özel okulları” diye bir tamlama kurulamaz. Bundan dolayı özel sözcüğünden sonra “okullar” sözcü ü getirilmelidir. Cümle, “Özel okullar ve devlet okullarında eğitim önümüzdeki hafta başlıyor.” şeklinde düzeltilmelidir.

“Selim İleri’nin romancılık yaşamını konu alan ve her eserinin yazılış serüvenini anlatan son kitap çok ilgi gördü.” cümlesinde “Selim İleri’nin kitabı” şeklinde kurulması gereken tamlamamada tamlanandaki iyelik eki yer almadığından anlatım bozukluğu oluşmuştur. Cümle, “Selim İleri’nin romancılık yaşamını konu alan ve her eserinin yazılış serüvenini anlatan son kitabı çok ilgi gördü.” şeklinde düzeltilmelidir.

“Baharla beraber park, neşe içinde koşturup oynayan çocuklara, emeklilere ev sahip yapıyordu.” cümlesinde “çocuklar” sözcüğünün sıfatı olan “neşe içinde koşturup oynayan” söz öbeği, “emekliler” sözcüğünü de nitelemiştir. Bu nedenle cümle “Baharla beraber park, emeklilere, neşe içinde koşturup oynayan çocuklara ev sahipliği yapıyordu.” şeklinde düzenlenmelidir.

12. Bağlaç Yanlışları

Cümle içinde yanlış ya da gereksiz bağlaç kullanımı anlatım bozukluğuna yol açar.

“Ev sahibimiz evden çıkmamızı istiyor ama eve kendisi taşınacak.” cümlesinde “ama” bağlacı cümleye uygun değildir, onun yerine “çünkü” bağlacı getirilmeli ve cümle “Ev sahibimiz evden çıkmamızı istiyor çünkü eve kendisi taşınacak.” şeklinde kurulmalıdır.

“Annem ve babam hepimize eşit davranır fakat kimseyi kayırmazdı.” cümlesinde “fakat” bağlacı cümleye uygun değildir, onun yerine “ve” bağlacı getirilmeli ve cümle “Annem ve babam hepimize eşit davranır ve kimseyi kayırmazdı.” şeklinde kurulmalıdır.

  • Eğer arabayı satın almaya karar verirseniz peşin ödeme kabul ederim ve taksit yapamam.
  • Eğer arabayı satın almaya karar verirseniz peşin ödeme kabul ederim fakat taksit yapamam.



] }


Liselere Giriş Sınavı (LGS)
6 Haziran 2021 Pazar

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
19 Haziran 2021 Cumartesi

Alan Yeterlilik Sınavı (AYT)
20 Haziran 2021 Pazar