Kategoriler: 10. Sınıf Coğrafya, Coğrafya, Doğal Sistemler 10. Sınıf

Türkiye, çevresindeki ülkelere göre su potansiyeli fazla olan bir ülkedir. Yer üstü ve yer altı su kaynaklarının çeşitli olması, ülkemize ekonomik ve stratejik açıdan önemli avantajlar sağlamaktadır.

Türkiye’nin Akarsuları

Akarsuların Genel Özellikleri

  • Boyları genellikle kısa olup yatak eğimleri ve akış hızları fazladır.
  • Aşındırma güçleri fazla olup bol alüvyon taşır.
  • Hidroelektrik enerji potansiyelleri yüksektir.
  • Akarsuların akış hızlarının fazla olması, su sporları (rafting ve kano) bakımından önemli bir potansiyele sahip olmalarına neden olmuştur.
  • Akarsular denge profiline ulaşmadığı için ulaşım ve taşımacılığa elverişli değildir.
  • Doğu Karadeniz hariç diğer bölgelerdeki akarsuların rejimleri düzensizdir.
  • Büyük bölümü açık havzada yer alır.

Başlıca Akarsularımız

Karadeniz’e dökülen başlıca akarsular; Çoruh, Harşit Çayı, Yeşilırmak, Kızılırmak, Bartın Çayı, Filyos (Yenice) Irmağı, Kocaırmak ve Sakarya Nehri’dir.
Marmara Denizi’ne dökülen başlıca akarsular; Susurluk, Gönen, Kocabaş ve Biga çaylarıdır.
Ege Denizi’ne dökülen başlıca akarsular; Meriç, Bakırçay, Gediz, Büyükmenderes ve Küçükmenderes nehirleridir.
Akdeniz’e dökülen başlıca akarsular; Dalaman Çayı, Aksu, Köprü Çayı, Manavgat, Göksu, Seyhan, Ceyhan ve Asi nehirleridir.
Basra Körfezi’ne dökülen akarsular Fırat ve Dicle nehirleridir.
Hazar Denizi’ne dökülen akarsular Aras ve Kura nehirleridir.

Bilgi: Akarsuların büyük bölümü Türkiye sınırları içinden doğup, ülkemizin sınırları içinde denize dökülür. Ancak Meriç ve Asi nehirleri Türkiye sınırları dışından doğup, Türkiye sınırları içinde denize dökülür. Fırat, Dicle, Çoruh, Aras ve Kura nehirleri ise Türkiye sınırları içinden doğup, Türkiye sınırları dışında denize dökülür.

Başlıca Kapalı Havzalarımız

Türkiye’nin iç bölgelerindeki bazı akarsular, çok küçük ve cılız olduğundan, çevresindeki yüksek sıradağları aşarak denize ulaşamadıkları için kapalı havza alanlarını oluştururlar. Türkiye’deki kapalı havzalar İç Anadolu Kapalı Havzaları, Van Gölü Kapalı Havzası, Göller Yöresi Kapalı Havzaları ve Hazar Kapalı Havzası olmak üzere dört grup altında toplanabilir.

Bilgi: Göller Yöresi’ndeki Eğirdir ve Beyşehir gibi görünüşte kapalı havzada yer alan bazı göller, fazla sularını yer altı kanallarıyla başka alanlara gönderdiği için suları tatlıdır.

Akarsularımızın Rejimleri

Yağmur Sularıyla Beslenen Akarsular: Akdeniz ikliminin etkili olduğu bölgelerde yağışlı dönemde bol miktarda su taşıyan, kurak dönemde ise kuruyacak duruma gelen akarsulardır. Gediz, Büyükmenderes, Küçükmenderes ve Bakırçay bu tip akarsulara örnek olarak verilebilir.

Kaynak Suları ile Beslenen Akarsular: Genellikle karstik arazilerin bulunduğu yörelerde bulunan bu akarsuların akımları, kurak dönemlerde bile fazla düşüş göstermez. Akdeniz’e dökülen Manavgat Çayı ve Köprü Suyu kaynak sularıyla beslenen akarsulardır.

Kar ve Buz Sularıyla Beslenen Akarsular: Bu akarsuların ilkbahar ve yaz başlarında akımları yükselirken, kış aylarında akım miktarı azalmaktadır. Türkiye’nin yüksek kesimlerinden kaynağını alan akarsular bu grupta yer alır. Doğu Anadolu, Toroslar ve Kuzey Anadolu Dağlarından kaynağını alan akarsular örnek olarak verilebilir.

Gölden Çıkan Akarsular: Türkiye’de göl çanaklarındaki fazla suları boşaltan gideğenlerle beslenen bu tür akarsulara göl ayağı da denilmektedir. Eğirdir Gölü’nden çıkan Kovada Suyu, Beyşehir Gölü’nden çıkan Çarşamba Suyu bu tür akarsulara örnek olarak verilebilir.

Karma Rejimli Akarsular: Çeşitli kaynaklarla beslenen, akımları yıl içinde birkaç kez değişen ve birçok koldan oluşan akarsular bu grupta yer alır.
Kaynaklarını farklı iklim bölgelerinden alan ve geniş havzaya sahip olan Kızılırmak, Yeşilırmak, Sakarya, Seyhan, Ceyhan, Fırat ve Dicle bu tür akarsulardandır.

Türkiye’nin Gölleri

Türkiye’deki göllerin çoğu Göller Yöresi, Güney Marmara, Van Gölü ve çevresi ile Tuz Gölü ve çevresinde toplanmıştır.

Doğal Göller

Tektonik Göller: Türkiye’deki göllerin büyük bölümü tektonik oluşumludur. Tuz Gölü, Akşehir, Eber, Acıgöl, Burdur, Hazar, İznik, Sapanca, Uluabat ve Manyas gölleri bu tür göllerdir.

Karstik Göller: Karstik göller Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerinde yaygındır. Salda, Kestel, Karagöl, Kızören, Timraş, Akgöl, Söğüt, Avlan gölleri örnek olarak verilebilir.

Volkanik Göller: Nemrut Dağı’nın üzerindeki kalderada oluşmuş Nemrut Gölü, Konya Karapınar yakınlarındaki maar çukurluğunun içinde oluşmuş Meke Gölü, Acıgöl ve Isparta yakınlarındaki Gölcük volkanik oluşumlu göllerdir.

Buzul Gölleri: Buzul, İkiyaka, Ağrı, Süphan, Kaçkar, Giresun, Bingöl, Munzur, Uludağ, Erciyes, Aladağlar ve Bolkarlar’ın yüksek kesimlerindeki sirk çukurlarında oluşan göller bu grupta yer alır. Buzul göllerinin başlıcaları, Uludağ üzerindeki Kilimli, Aynalı ve Karagöl ile Kaçkar Dağlarındaki Deringöl’dür.

Set Gölleri:
Heyelan set göllerine
Toıtum, Sera, Abant ve Yedigöller örnek olarak verilebilir.
Kıyı set göllerine Büyükçekmece, Küçükçekmece, Terkos (Durusu) gölleri örnek olarak verilebilir.
Volkanik set göllerine Van, Erçek, Nazik, Haçlı, Çıldır ve Balık gölleri örnek olarak verilebilir.
Alüvyal set göllerine Eymir, Mogan, Bafa (Çamiçi), Köyceğiz ile Marmara Gölü örnek olarak verilebilir.

Yapay Göller

Keban, Karakaya, Atatürk, Hirfanlı, Kesikköprü, Altınkaya, Sarıyar, Oymapınar, Demirköprü, Aslantaş, Kemer, Adıgüzel, Porsuk, Gökçekaya, Ilısu, Batman, Dicle, Kralkızı baraj gölleri yapay göllere örnek olarak verilebilir.

Bilgi: Eğirdir, Kovada, Beyşehir göllerinin oluşumunda tektonik ve karstik olaylar, Van Gölü’nün oluşumunda ise tektonik ve volkanik olaylar birlikte etkili olmuştur. Oluşumlarında birden fazla olayın etkili olduğu bu göllere karma oluşumlu göller denir.

Türkiye’nin Denizleri

Karadeniz

Beslenme kaynaklarının fazla, buharlaşmanın az olması nedeniyle tuzluluk oranı en az olan denizimizdir. Denize girme süresi diğer denizlerimize göre daha kısadır. Denizlerde yakalanan balıkların yarısından fazlası Karadeniz’den elde edilir. Karadeniz kıyısındaki başlıca limanlar Zonguldak, Trabzon, Sinop ve Samsun’dur.

Akdeniz

Ülkemizin etrafındaki denizlerin en büyüğü olan Akdeniz, tuzluluk oranı en yüksek olan denizimizdir. Kıyılarında yer alan plajlar deniz turizminin gelişmesine katkı sağlamıştır. Mersin ve İskenderun limanları Akdeniz kıyılarının önemli limanlarıdır.

Marmara Denizi

İstanbul Boğazı ile Karadeniz’e, Çanakkale Boğazı ile Ege Denizi’ne bağlanan Marmara bir iç denizdir. İstanbul ve Çanakkale boğazları deniz ulaşımı bakımından gelişmiştir. Ulaşımın dışında balıkçılık ve turizm bakımından da ülke ekonomisine önemli katkılar sağlar. İstanbul, İzmit, Gemlik ve Bandırma limanları Marmara kıyılarında yer alır.

Ege Denizi

Ege Denizi, Akdeniz’in Yunanistan ile Türkiye arasına sokulmuş uzantısı durumundadır. Ülkemizin Ege Denizi kıyıları oldukça girintili ve çıkıntılı olduğu için koy, körfez, liman, ada ve yarımada sayısı fazladır. Balıkçılık, sünger avcılığı, yaz turizmi ve tuz elde etme yönüyle ülkemizin ekonomisine katkı sağlar. İzmir Limanı Ege kıyılarımızın en önemli limanıdır.

Türkiye’nin Yer Altı Suları ve Kaynakları

Yer Altı Suları

Ülkemizdeki çeşitli kaynaklardan çıkan yer altı suları, genellikle içme ve kullanma suyu gereksinimini karşılar, tarım alanlarının sulanmasında kullanılır. Ülkemizdeki yer altı suları; taban suları, artezyen ve karstik sular olarak üçe ayrılır.

Kaynaklar

Soğuk Su Kaynakları: Türkiye’de genellikle etrafı dağlarla çevrili tekne biçimindeki alüvyal ovalarda (Büyükmenderes, Küçükmenderes, Gediz, Bakırçay, Malatya, Elazığ, Bursa, İnegöl, Eskişehir vs.) artezyen kaynakları yaygındır. Akdeniz Bölgesi’nde Toroslardaki karstik arazilerde, yer altı sularının kireç taşı tabakalarının arasında yüzeye çıkmasıyla karstik kaynaklar oluşmuştur. Akımları güçlü olan karstik kaynakların suları kireçlidir. Ülkemizde dağlık ve engebeli arazilerdeki akarsu vadilerinde rastlanan yamaç kaynaklarının beslenme depoları yüzeye yakındır.

Sıcak Su Kaynakları: Türkiye, aktif bir tektonik yapıya sahip olduğu için sıcak su kaynakları bakımından Dünya’nın sayılı ülkelerinden biridir. Türkiye’deki sıcak su kaynaklarının dağılışı, fay hatları ve volkanik alanlar ile paralellik gösterir. Batı Anadolu, Doğu Anadolu ve Kuzey Anadolu fay hatları boyunca çok sayıda sıcak su kaynağı bulunmaktadır.

Madensel tuz ve mineraller bakımından da zengin olan bu tür kaynaklar, sularının özelliğine göre kaplıca, ılıca, çermik, maden suyu ve içme gibi çeşitli isimlerle adlandırılır. Kaplıca, ılıca ve içmecelerden bazı hastalıkların tedavisinde yararlanılmaktadır. Bu nedenle Türkiye’de sağlık turizminin gelişmesinde kaplıcaların önemli bir yeri vardır. Türkiye’de jeotermal kökenli elektrik enerjisi üretimi Denizli Sarayköy ve Aydın Germencik’te yapılmaktadır. Bazı merkezlerdeki sıcak kaplıca suları, merkezi konut ısıtılmasında kullanılmaktadır.

Örnek:




Liselere Giriş Sınavı (LGS)
6 Haziran 2021 Pazar

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
19 Haziran 2021 Cumartesi

Alan Yeterlilik Sınavı (AYT)
20 Haziran 2021 Pazar