Sıcaklığı Etkileyen Faktörler

Yükselti

Yükselti arttıkça sıcaklık her 200 m’de 1°C azalır.



Bu durumun öncelikli nedenleri;

  • Atmosfer daha çok yerden ısınır, üstten uzaya doğru soğur.
  • Atmosferin alt katları üst katlarından daha yoğundur, daha çok sıcaklık emer ve tutar.
  • Atmosferin alt katlarında hava daha hareketlidir. Bu hareket sıcaklık taşınması ile ısınmayı artırır.
    – Bir merkezin bulunduğu yükseltide ölçülen sıcaklık değerine gerçek sıcaklık, aynı merkezin deniz seviyesine göre hesaplanan sıcaklık değerine ise indirgenmiş sıcaklık denir.
    – Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın az olması merkezin alçak, farkın fazla olması ise merkezin yüksekte yer aldığını gösterir.



Bilgi Kutusu

Yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisine bağlı olarak;

  • Bir dağ yamacında yükseldikçe bitki örtüsü değişir.
  • Yamaç boyunca yükselen hava kütlesinin yağış bırakma olasılığı artar.
  • Su buharı yerden belli bir yükseltide yoğunlaşarak bulutları meydana getirir.
  • Dağların alçak kesimlerine yağmur yağarken, yüksek kesimlerine kar yağar.
  • Yüksek dağların zirvelerinde bütün yıl kar ve buz tabakalarına rastlanır.
  • Ekvatoral bölgede bile kalıcı karlara (yıl boyu erimeden yüzeyde kalan kar örtüsü) rastlanır.
  • Türkiye’nin en soğuk bölgesi Doğu Anadolu’dur.
  • Aynı enlemde olmalarına rağmen İç Anadolu, Doğu Anadolu’dan daha sıcaktır.
  • Aynı tarım ürünü, batı bölgelerimizde doğu bölgelerimizden önce olgunlaşır.

Dikkat: Hava sıcaklığının dağılışı birçok etmene bağlıdır. Bunlardan enlem ve kara – deniz dağılışı etmenleri sıcaklığın yeryüzündeki yatay doğrultudaki dağılışını; yükselti ise dikey yöndeki dağılışını etkileyen en önemli üç etmendir.

Nemlilik

  • Atmosferdeki nem miktarı ve oranı bir bölgenin sıcaklık değerleri ve sıcaklık farkları üzerinde etkilidir.
  • Atmosferdeki nem, Güneşten gelen ışınların bir bölümünü tutar. Yeryüzünün fazla ısınmasını engeller.
  • Yerden yansıyan ışınların ve Yer’in atmosfere geri verdiği ısının da bir bölümünü tutarak fazla soğumayı da engeller.
  • Bu nedenle nemli bölgelerde mevsimlik sıcaklık farkı da, gece – gündüz sıcaklık farkı da az olur.

Dikkat: Bir merkezde yıllık sıcaklık farkının fazla ya da az olmasında temel etken dünyanın eksen eğikliği, yani dört mevsimin ya- şanıp yaşanmamasıdır. Günlük sıcaklık farkının fazla ya da az olmasında ise temel etken atmosferdeki nemdir.



Nemliliğin sıcaklık üzerine etkisine örnekler;

  • Dünya’da en yüksek sıcaklıkların dönenceler civarındaki çöllerde ölçülmesi (çünkü çöllerde nem çok azdır.)
  • Çöllerde gece – gündüz sıcaklık farkının çok fazla olması
  • Türkiye’de yıllık sıcaklık farkının Doğu Karadeniz kıyılarında en az olması (Çünkü Doğu Karadeniz kıyılarında nem çok fazladır.)
  • Ekvatoral bölgede günlük sıcaklık farkının çok az olması (çünkü Ekvatoral bölge çok nemlidir.)
  • Kıyılardan uzaklaştıkça ve yükseklere çıkıldıkça günlük sıcaklık farkının artması
  • Türkiye’de günlük sıcaklık farkının en fazla Tuz Gölü çevresinde ölçülmesi (çünkü havadaki nem miktarı çok azdır.)
  • Türkiye’de denizden uzak olmalarına rağmen İznik, Van, Beyşehir, Eğirdir gibi yerleşim merkezlerinde sıcaklık farkının Konya, Ankara, Sivas gibi yerleşim merkezlerine göre daha az olması (çünkü bu yerleşim merkezleri büyük göllerin kıyılarına kurulmuştur ve nem miktarı fazladır.)

Dikkat: Denizden uzak, karaların iç kesimlerinde bulutluluğun az olduğu kış gecelerinde havada sıcaklık çok düşer. Bu durum kuru soğuk anlamında “ayaz” terimiyle ifadelendirilir.

Rüzgârlar

  • Rüzgârlar, geldikleri yerdeki sıcaklığı gittikleri yere taşıyan; böylece Dünya’da sıcaklık dengesinin kurulmasında katkısı büyük olan taşıyıcılardır.
  • Alçak enlemlerden gelen (Ekvatordan uzaklaşan) rüzgârlar gittikleri yerde sıcaklığı artırır.
  • Yüksek enlemlerden gelen (Ekvator`a yaklaşan) rüzgârlar gittikleri yerde sıcaklığı düşürür.
  • Kuzey Yarımküre’de güneyden, Güney Yarımküre’de kuzeyden esen rüzgârlar sıcaklığı artırır.
  • Deniz üzerinden esen rüzgârlar kışın ılıtıcı, yazın ise serinletici etki yapar. (Bu durumun temel nedeni unutulmamalıdır ki kara ve denizlerin farklı ısınma özelliğidir.)

Yukarıdaki şekilde; etkili olduğu enlem aralıkları gösterilmiş rüzgârların ulaştıkları merkezlerdeki sıcaklığa etkileri gösterilmiştir.

Dikkat: Doğu veya batı yönlü rüzgârların sıcaklığa etkisi; (mevsim şartlarına göre şekillenen) karadan veya denizden geliyor olmasına bağlı olarak değişir. Rüzgâr karadan esiyorsa yazın sıcak, kışın soğuk; denizden esiyorsa yazın serinletici, kışın ılıtıcı özelliğe sahip olur.



Okyanus Akıntıları

  • © Okyanus akıntıları da rüzgârlar gibi sıcaklığın taşıyıcılarıdır. Bu sayede Dünya’da sıcaklık dengesine büyük katkı sağlamaktadır.
  • Ekvator’dan uzaklaşan okyanus akıntıları etkili oldukları kıyılarda sıcaklığı artırırken, Ekvator’a yaklaşan okyanus akıntıları etkili oldukları kıyılarda sıcaklığı düşürür.
  • Okyanus akıntılarının sıcaklığa etkileri 0 kadar güçlüdür ki, etkili oldukları yerlerde izoterm (eş sıcaklık) eğrilerinin sapmalar göstermesine neden olurlar.
  • Kuzey Yarımküre orta kuşağında kıtaların batı kıyıları sıcak okyanus akıntılarından, doğu kıyılar ise soğuk okyanus akıntılarından etkilenir.
  • Güney Yarımküre’de ise sıcak kuşak kıtalarının doğu kıyıları sıcak akıntıdan etkilenirken batı kıyılar soğuk akıntıdan etkilenir. Bu karşılıklı durum, okyanus akıntılarının yarımkürelerde farklı yönlerde sapmalarıyla açıklanabilir.

Yukarıdaki haritada 1 ve 2 ile gösterilen yerler aynı enlemde, aynı yükseltide (kıyı çizgisi üzerinde) olmalarına rağmen 2’de sıcaklık 1’den fazladır. Çünkü 2 sıcak okyanus akıntısından, 1 soğu okyanus akıntısından etkilenir. 3 ve 4 numaralı noktalar arasında da (aynı enlemde ve yükseltide olmasına rağmen) sıcaklık farkı vardır. 3’de sıcaklık 4’ten yüksektir. Çünkü sıcak okyanus akıntılarından etkilenir.

Kara ve Denizlerin Dağılışı

Dünya ve yarımkürelerde kara ve denizlerin orantısal dağılımı yukarıdaki gibidir.

Buna göre,



  • Özgül ısıları arasındaki fark ve ısınma özellikleri nedeniyle karalar, sıcaklığın kısa zamanda çok yükselip düştüğü, denizler ise yavaş yavaş ve karalara oranla daha az miktarda ısınıp soğuyan bölgelerdir.
  • Denizlerdeki ısınma ve soğumayı yavaşlatan bir etkende deniz suyunun hareketli olmasıdır. Yatay ve dikey yönlü su hareketleri bu konuda önemli etkilere sahiptir.
  • Kara – deniz arasındaki ısınma farklılığının bir nedeni de Güneş ışınlarının ulaşabildiği derinliklerin farklı olmasıdır.
  • Güneş ışınları denizlerde -200 m derinliğe kadar ulaşabildikleri halde, karalarda -1 m derinliğe kadar ulaşabilirler. Bunun anlamı, aynı açıyla gelen Güneş ışınları karalarda 1 m derinliğe kadar depolanırken denizlerde -200 m’ye kadar depolanır.

Yukarıdaki nedenler karaların daha çok ve daha çabuk ısınıp soğumasına, denizlerin daha yavaş ve daha az ısınıp soğumasına neden olmuştur.

Kara ve denizlerin farklı ısınmasının ve dağılışının sıcaklığa etkisine örnekler

  • Kıyılarda daha ılıman, sıcaklık farkının daha az olduğu denizel iklimler, iç kesimlerde ise daha sert, soğuk, sıcaklık farklarının daha fazla olduğu karasal iklimler ortaya çıkmıştır.
  • Dünya’da yıllık sıcaklık farklarının en fazla olduğu yerler Kuzey Yarımkürehin orta kuşağında karaların iç kısımlarıdır.
  • Kuzey Yarımküre’nin yıllık sıcaklık ortalaması Güney Yarımküre’ninkinden 2 °C daha fazladır.
  • Denizden esen rüzgârlar yazın serinletici etkiye sahipken kışın ılıktır.
  • Karalardan esen rüzgârın sıcaklığa etkisi daha güçlüdür. Yazın sıcak, kışın soğuk eser.
  • İzoterm eğrileri Kuzey Yarımküre’de güçlü sapmalar gösterirken, Güney Yarımküre’de uzanışları paralellere daha uygundur, sapma az olur.
  • Kıyı bölgelerinde kar yağışı ve donma olayı, karaların iç kesimlerine oranla azdır.
  • Sibirya, Kanada, Alaska ve Grönland daha güneyde Ekvatora yakın olmalarına karşın Kuzey Kutbu’ndan daha soğuktur.
  • Güneydoğu Anadolu Bölgesi yaz mevsiminde Akdeniz Bölgesi kıyı kesimine oranla daha sıcak, kış mevsiminde ise daha soğuktur. (Bu durumda Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki nem yetersizliği etkilidir.)
  • Kuzey Yarım Küre’de yaz, Güney Yarımküre’ye göre daha sıcak, kış daha soğuktur.
  • Kuzey Yarımküre’de sıcak ve ılıman kuşakların kapladığı alanlar Güney Yarımküre’ye göre daha geniştir. Güney Yarımküre’de ise soğuk kuşağın kapladığı alan daha geniştir.
  • Kuzey Yarımküre’de basınç alanlarının yıllık değişimi Güney Yarımküre’ye göre daha belirgindir.

Bitki Örtüsü

Bitki örtüsü, güneş ışınlarının bir kısmını emerek gündüz yerin fazla ısınmasını önler. Gece ise, yerden ışıyan sıcaklığın bir bölümünü tutarak fazla soğumayı engeller. Bunun sonucunda, bitki örtüsünün gür olduğu alanlar ile seyrek olduğu alanlar arasında sıcaklığın dağılışı açısından önemli farklar ortaya çıkar.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz