Ortaçağ Avrupa Tarihi

Ortaçağ Avrupa Tarihi

Kategoriler: Tarih

KAVİMLER GÖÇÜ

1. Asya Hun İmparatorluğu’nun MS. 48’de ikiye ayrılmasından sonra Kuzey Hunluları batıya yönelip Aral Gölü’nün kuzeyindeki bozkırlara yerleştiler (MS. 156).



2. Buradaki Hun boyları MS. 375 yılında Çin baskıları ve kuraklıklardan dolayı batıya doğru hareket ederler.

3. Balamir komutasındaki Hun Türkleri Hazar Denizi’nin kuzeyinde yaşayan Alanlar, Ostorogotlar, Vizigotlar… gibi barbar kavimlerin Avrupa ve Roma sınırlarına kaçmalarına neden olur, işte böylece kavimler göçü başlar.

Kavimler Göçünün Sonuçları:

1. Kavimlerin kitleler halinde Avrupaya girmesiyle büyük bir kargaşa yaşandı.

2. Roma İmparatorluğu bu göçler karşısında ikiye ayrıldı (395) .

3. Avrupalıların daha batıya göç ettikleri görüldü, böylece Avrupa halkı kaynaştı ve bugünkü Avrupa devletleri oluştu.

4. Siyasi birliğin bozulduğu Avrupa’da, feodalite (derebeylik) sistemi yaygınlaştı.

KİLİSE ve PAPALIK



1. Roma İmparatorluğu’nun MS. 381 yılında Hristiyanlığı resmi din olarak kabul etmesiyle bu din Avrupa’da iyice yerleşti.

2. 375 Kavimler Göçü’nün Roma’yı olumsuz yönde etkilemesiyle 395 yılında Roma, Doğu ve Batı olarak ayrıldı. Hristiyanlık dini de Katolik ve Ortodoksluk olarak iki ayrı mezhebe bölündü.

3. 476 yılında Batı Roma İmparatorluğu’nun tamamen yıkılmasıyla derebeylikler kurulmuş ve Avrupada siyasi otorite tamamen bozulmuştu. İşte bu başı boş dönemde kilise ve din adamlarının halkın zor anından faydalanmak istemesiyle Skolastik düşünce doğdu.

4. Aslında kilise ve Papa’nın güçlenmesinde; Papa’nın Avrupa krallarına taç giydirmesi, siyasi otoritenin yokluğu, skolastik düşüncenin yaygınlaşması, aforoz (dinden çıkarma), enterdi (bir bölgenin dinsel faaliyetlerinden men edilmesi) ve endülijans (cennet tapusu) gibi aşırı yetkileri bünyesinde bulundurması etkiliydi. Bu yetkiler Papa’nın siyasal yetkilerinin de olduğunun kanıtıdır.

DEREBEYLİK (FEODALİTE)

1. Orta Çağda siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel olarak Avrupa’yı etkileyen yönetim biçimine feodalite ya da derebeylik denir.

2. Feodalite’nin doğmasında Kavimler göçüyle Avrupa’da meydana gelen siyasi boşluk, barbar krallıkların ülkelerini bir takım bölümlere ayırarak yönetmeleri, yasaların yerini, düzeni sağlamak için dini ve toprağa dayalı askeri – ekonomik güçlerin alması ayrıca küçük toprak sahipleri ve yoksulların (vassallar), korunmak amacıyla güçlülerin (süzeren – senyör) himayesine sığınmak zorunda kalmaları… gibi nedenler etkilidir.

Orta Çağ Avrupası ve Feodalite’nin Özellikleri

1. Senyörler (feodal beyler) ile ruhbanlar (din adamları) yeryüzünde tanrı gücünün temsilcileri olarak halk üzerinde yoğun bir baskı kurmuşlardı.

2. Dini kanunlar sadece soylu ve din adamlarından yana hazırlanmıştı.



3. Bilim, sanat ve özgür düşüncenin kilise ve din adamlarınca yasaklandığı skolastik düşünce hakimdir.

4. Ticaret bozulmuş ekonominin temeli tarıma dayanmıştı. Zenginliğin ölçüsü ise topraktı.

5. Kralların ve imparatorların yetkileri derebeylere geçmişti.

Önemli Not: Orta Çağ’da Avrupa’da böyle çarpık bir düzen görülürken, aynı dönemde İslam aleminde Müslümanların mülkiyet hakkı vardı. Toprak soyluların değil devletindi ama toprağı işleme hakkı halkındı. Din kurumları Avrupa’daki gibi halkın sırtından geçinmezdi tüm giderlerini vakıf topraklarının gelirleriyle karşılardı. İslam’ın emrettiği bilim ve sanat oldukça gelişmişti.

6. Orta Çağ Avrupasında halk eşitsizlik üzerine kurulmuş olan sosyal sınıflara ayrılmıştı.

7. Köylüler ikiye ayrılırdı:

  • Serbest köylüler (vergi öder ve angarya işler yaparlardı).
  • Köle köylüler (Serflerdir, hiçbir hakları yoktur. Toprakla alınır, satılırlardı).

HAÇLI SEFERLERİ (1096 – 1270)

Haçlı Seferleri’nin sebepleri:

1. Avrupa’nın doğunun zenginliğini ele geçirmek istemesi (ekonomik),

2. Batıya doğru hızla ilerleyen Türk – İslam dünyasını durdurmak (siyasi),

3. Hz. İsa’nın doğduğu kutsal Kudüs şehrini Müslü­ manlardan almak (dini),

4. Kluni Tarikatı’nın Hristiyan halkı kışkırtması (dini),



5. Kandırılmış, aldatılmış yoksul Hristiyan halkın zengin topraklarda umut arayışı (ekonomik),

6. Türk dünyası karşısında yenik düşen Bizans’ın Avrupa’dan yardım istemesi (siyasi),

7. Avrupa’daki kralların ve feodal beylerin siyasi güçlerini artırabilme düşüncesi (siyasi). İşte bu sebeplerden dolayı Avrupa’dan Türk – İslam alemi üzerine 1096 ile 1270 yılları arasında toplam sekiz defa haçlı seferi düzenlendi. Ancak bu seferlerden dördünü anlatacağız.

I. HAÇLI SEFERİ (1096 – 1099)

1. Papa II. Urban ve Piyer Lermit’in gayretleri ile Avrupa’da büyük bir ordu hazırlandı.

2. Bizans’ın yardımlarıyla Anadolu’ya giren Haçlı kuvvetleriyle, Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıçarslan arasında Eskişehir yakınlarında Dorileon’da büyük bir savaş yapıldı savaşta mağlup olan Anadolu Selçukluları başkent İznik’i kaybedince, baş­ kenti Konya’ya taşıdı.

3. Hızla doğuya yönelen Haçlılar Antakya’yı da alıp, Kudüs’e yöneldiler sonuç olarak 1099’da Kudüs’ü Fatımilerden almayı başardılar.

4. Haçlılar bu ilk seferlerinde Kudüs, Antakya, Urfa, Nablus, Sur… gibi şehirleri ele geçirerek buralarda feodaliteye dayalı dükalık ve kontluklar kurdular.

II. HAÇLI SEFERİ (1147 – 1149)

1. II. Haçlı Seferi ise Musul Atabeyi İmameddin Zengi’nin Urfa kontluğunu ele geçirmesi üzerine düzenlendi.

2. Papa’nın çağrısı üzerine Alman İmparatoru III. Konrad ve Fransa kralı VII. Lui ayrı yönlerden Anadolu üzerine sefere çıktılar

3. II. Haçlı ordusu Anadolu’ya varınca Anadolu Sel­ çuklu hükümdarı I. Mesut’un gayretleri sonucunda bozguna uğratıldılar.

4. Bozguna uğrayan Haçlılar kıyı şeridinden Antalya’ya yöneldiler, buradan da deniz yoluyla Suriye (Şam) üzerine geçtiyseler de başarılı olamadılar.



III. HAÇLI SEFERİ (1189 – 1192)

1. Eyyubi hükümdarı Selahaddin Eyyubi’nin 1187 Hıttın Savaşı’yla Kudüsü Hristiyanlardan alması sonucunda tüm Avrupa harekete geçti.

2. Bu sefere Kudüs’ü kurtarmak isteyen Avrupalı Krallar’da katıldı.

3. Alman imparatoru Frederik Barbaros karadan, İngiliz Kralı Arslan Yürekli Rişar ve Fransa Kralı Filip Ogüst denizlerden hareket ettiler.

4. Bu seferlerinde de başarısız olan Haçlılar geri dönmek zorunda kaldılar.

IV. HAÇLI SEFERİ (1200 – 1204)

1. Selahaddin Eyyubi’nin haçlılardan Suriye kıyılarını alması ve Yafa Kontluğu’na da son vermesi üzerine Avrupa’dan yeni bir Haçlı ordusu harekete geçti.

2. Bu dönemde ise Bizans’ta taht kavgaları yaşanıyordu. Bizanstaki bu karışık durumdan yararlanan Haçlılar İstanbul’u yağmaladılar, İstanbul halkının tepkisiyle karşılaşan Haçlılar bu defa Bizans imparatoru ve oğlunu öldürerek İstanbul’da Latin İmparatorluğunu kurdular (1204).

3. İstanbul’dan kaçmak zorunda kalan Bizans ailesi İznik ve Trabzon Rum İmparatorluklarını kurdular. Bu durum IV. Haçlı Seferinin amacından uzaklaştığını gösterir.

HAÇLI SEFERLERİ’NİN SONUÇLARI

a. Dini Sonuçları

1. Kutsal Kudüs’ü I. Haçlı Seferleri’yle ele geçiren Haçlılar kısa bir sürede burayı yeniden kaybettiler.

2. Avrupalılar yıllardır papazlar’dan Müslümanlar hakkındaki dinledikleri ve inandıkları sözlerin doğru olmadığını bu seferler sırasında öğrendiler. Böylece din adamlarına duyulan güven sarsıldı.

3. Kilise ve din adamları bu seferlerden sonra sorgulanmaya başlandı, bu durum Rönesans ve Reform hareketlerine zemin hazırlamıştır.

b. Siyasal Sonuçları 



Haçlı Seferleri’ne katılan Avrupa’daki şövalye ve derebeylerin bir kısmı hayatlarını kaybetmiş, geriye kalanlar ise ekonomik krizlerle karşılaşmışlardı. İşte bu durum feodalite rejiminin zayıflamasına merkezi kralların ve siyasi otoritenin yeniden güçlenmesine ortam hazırlamıştır.

c. Ekonomik Sonuçları

1. Haçlı Seferleri’yle doğuya, Türk – İslam alemi üzerine gelen Avrupa milleti Doğunun bu zenginliğini ve güzelliğini görmüştü. Haçlı Seferleri sonucunda doğuya egemen olamayınca Doğu ile ticari ilişkiler kurmak istemişlerdi.

2. Böylece Doğu’nun zenginliğine ticaret yoluyla kavuşmak isteyen Avrupalılar ile Doğu ülkeleri arasında sıkı bir ticari ilişki başladı. Akdeniz Limanları önem kazanmış böylece batı – doğu etkileşimi de artmıştı.

3. Akdeniz Limanları her ne kadar Haçlı Seferleri’yle önem kazanmışsa da Coğrafi Keşiflerle yeniden önem kaybedecektir.

4. Avrupa’da Burjuva denilen orta sınıf zenginleşti.

d. Bilimsel ve Kültürel Sonuçları

1. Haçlı Seferleri’yle Doğu’yu yakından tanıyan Avrupa kendilerinden daha gelişmiş bir uygarlıkla karşılaşınca şaşırdılar ve bu çok üstün medeniyetten oldukça etkilenmişlerdir.

2. İbn-i Sina, İbn-i Rüşd, Farabi, Biruni… gibi düşünürlerin eserlerinden faydalandılar.

3. İslam Medeniyeti’nin Abbasiler Dönemi’nde Eskiçağ Yunan ve Hellen uygarlıklarının Arapça’­ ya çevrilen eserleri Avrupa’ya yeniden götürüldü böylece Rönesans’ın temeli atıldı.

4. Kağıt, matbaa, mürekkeb, barut, pusula gibi dünyanın kaderini etkileyen buluşlar Avrupa’ya taşındı.

Türk – İslam Alemine Etkileri:

1. Haçlı Seferleri’ne karşı mücadele veren Anadolu Selçuklu Devleti, Eyyubi Devleti ve Musul Atabeyliği sayesinde İslam alemi korundu.

2. Anadolu bölgesi Suriye ve Filistin toprakları Haçlılar tarafından yakıldı, yıkıldı. Bölge çok ağır tahribat gördü.

MAGNA CHARTA (BÜYÜK ŞART) 1215

1. Ortaçağ’da İngiltere’de bu dönem hükümdarı Kral Yurtsuz Jan halktan zamanlı zamansız ağır vergiler alıyor, halktan insanları haksız yere tutukluyor ve yargılamadan cezalandırıyordu. Bu durumdan oldukça rahatsız olan İngiliz halkı ayaklandı.

2. Ayaklanmayı bastırmak isteyen kral Jan ile halkın arasında 1215 yılında İngiliz demokrasisinin temeli sayılan Magna Charta imzalandı. Böylece Avrupa tarihinde ilk defa bir kanun ile kralın yetkileri sınırlandırılmış oldu.



Buna göre:

a. Adalet satılamaz, geciktirilemez ve hiçbir özgür insan bu haklardan mahrum edilemez, insanlar yargılanmadan tutuklanamaz.
b. Kanunlar dışında hiçbir vergi alınamaz.
c. Kimse yargılanmadan sürgün edilemez.

3. Görüldüğü gibi Magna Charta ile İngiliz kralının yetkileri kısıtlanmıştır. Bu yasa bir süre sonra İngiltere’de meclise temel olmuştur.

YÜZYIL SAVAŞLARI (1337 – 1453)

1. Yüzyıl Savaşları’nın temel nedeni İngiltere’nin Fransa topraklarını ele geçirmek istemesidir.

2. 1337 yılında İngilizlerin Fransa’yı işgaliyle başlayan savaşlar 116 yıl sürdü.

3. Başlangıçta İngiltere’nin üstün götürdüğü bu savaş bir kadın savaşçı olan Jan Dark’ın ortaya çıkmasıyla seyir değiştirdi.

4. Jan Dark Fransız halkının cesaretini artırmış ve halkın kendilerine olan güveninin oluşmasını sağlamıştı.

5. Bir süre sonra Jan Dark’ın İngilizlere esir düşmesi ve yakılarak işkence ile öldürülmesi Fransız halkında birlik ve beraberlik ruhunun gelişmesini sağlamış ve sonuçta savaşın Fransa tarafından kazanılmasına katkıda bulunmuştur.

6. Yüzyıl Savaşları Fransa’da merkezi krallığın güçlenmesine ortam hazırlamıştır. Bu savaş Avrupalı bir ülkenin, Avrupalı başka bir ülkeyi sömürge haline getiremeyeceğini ortaya koymuştur.

ÇİFTE GÜL SAVAŞLARI (1453 – 1481)

1. Yüzyıl savaşlarından sonra İngiltere’de ortaya çıkan bir iç savaştır.

2. Bu savaşlarda, İngiltere tarihte ilk defa savaş topu kullanmıştır.

3. Bu savaşlarda İngiliz soyluları güçlerini kaybettiği için krallık, merkezi yapısını güçlendirmiştir, böylece İngiltere’de feodalite zayıflamıştır.

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
20 Haziran 2020 Cumartesi