Laiklik, Din ve Vicdan Özgürlüğünün Güvencesidir


Kategoriler: Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi

LAİKLİK, DİN VE VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN GÜVENCESİDİR

Laiklik ilkesi, din, vicdan (inanç) ve ibadet hürriyetini kapsar. Her fert, istediği inanca sahip olabilir ve bu inancın gereklerini özgürce yerine getirebilir. Din ve vicdan hürriyeti anayasa ile de güvence altına alınmıştır.



“Her birey istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre malik olmak, mensup olduğu bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine maliktir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hâkim olunamaz. Vicdan hürriyeti, mutlak ve taarruz edilemez, ferdin tabii haklarının en mühimlerinden tanınmalıdır.” Atatürk

“Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. Kimse ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz…” Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Madde: 24

Ülkemizde laikliğin kabul edilmesiyle vatandaşların din, vicdan ve ibadet özgürlükleri yasa ile güvence altına alınmıştır. Hukuk alanında yapılan düzenlemelerle toplumda kadın ve erkek eşit haklara sahip olmuştur. Eğitim modernleştirilerek, tevhid-i tedrisat kanunu ile öğretim birliği gerçekleştirilmiş, kız-erkek, tüm çocukların eğitim öğretim görmesi sağlanmıştır. Böylece Türk devletinin modern bir devlet olmasının önü açılmıştır. Laiklik sayesinde toplumda farklı dinlere mensup kimselerin birlik, beraberlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmelerinin ortamı sağlanmıştır.

Laiklik ilkesinin benimsenmesinden sonra eğitim alanında bir çok atılımlar yapılarak eğitimin modernleşmesi sağlanmıştır. Bu nedenle laikliğin olumlu katkılarının en çok eğitim alanında görüldüğünü söyleyebiliriz.

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
20 Haziran 2020 Cumartesi