İnsan İradesi ve Kader 8. Sınıf Din kültürü


Kategoriler: Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi

İrade; “Bir kaç seçenek arasından birini tercih edebilme gücüne denir.”



Allah’ın sahip olduğu iradeye küll-i irade denir. Küll-i irade, “Allah’ın her şeyi kuşatan sınırsız iradesidir.”

İnsan, tamamıyla Allah’ın iradesinin söz konusu“ olduğu durumlardan sorumlu değildir.

Örneğin insan;



  • Doğum tarihi
  • Doğduğu ülke
  • Ölüm yılı
  • Irkı
  • Cinsiyeti
  • Ten rengi

Fiziksel özellikleri

Engelli olarak doğması gibi durumlardan sorumlu tutulmamıştır. Çünkü bu durumların hiç birisinde insan iradesinin rolü söz konusu değildir.

Allah tarafından insana verilen iradeye ise cüz-i irade denir.

Cüz-i irade, “Allah tarafından insana verilen ve sınırlı olan iradedir.” İnsan kendisine verilen iradenin söz konusu olduğu durumlardan ise sorumlu tutulmuştur.



Örneğin İnsan;

  • Yaşam tarzı
  • Kariyeri
  • Mesleği
  • İnancı
  • Mezhebi
  • İbadet yapıp yapmaması
  • İyilik ya da kötülük yapması

gibi durumlardan sorumlu tutulmuştur. Çünkü bu durumların hepsinde tercih hakkı tamamıyla insana bırakılmıştır. Allah, insana, yarattığı diğer canlılardan farklı olarak akıl ve irade vermiştir. Akıl ve irade sahibi olarak yarattığı insanı söz, fiil ve davranışlarında da özgür bırakmıştır.

Sahip olduğu cüz—i irade nedeniyle özgür bırakılan insan yaptığı bütün davranışlardan sorumlu tutulmuştur.

Kur’an’da bu konu şu şekilde dile getirilmiştir. ”Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır. “ (İsra Suresi, 15. ayet)

Hz. Ömer’in (r.a.) Veba Hastalığının Olduğu Şam’a Girmemesi



“Bir gün Hz. Ömer, Şam’a gitmek için yola çıkar. Ordunun başında bulunan kumandan Ebu Ubeyde, Hz. Ömer’i karşılar ve Şam’da veba hastalığı olduğunu söyler. Bu haber üzerine Hz. Ömer, Şam’a girip girmeme konusunda arkadaşlarıyla istişare yapar. Yapılan istişarede farklı görüşler dile getirilir. İstişare sonunda Hz. Ömer, ertesi sabah Şam’a girmeden geriye döneceklerini duyurur.

Bu karar üzerine ordu komutanı Ebu Ubeyde, Allah’ın kaderinden mi kaçıyorsun? diyerek Hz. Ömer’e itiraz eder. Hz. Ömer,

Evet, Allah’ın kaderinden yine Allah’ın kaderine kaçıyoruz. diyerek Ebu Ubeyde’ye;

Senin develerin olsa da bir tarafı verimli, bir tarafı çorak bir vadiye inseler. Sen develerini verimli yerde otlatsan Allah’ın kaderiyle otlatmış, çorak yerde otlatsan yine Allah’ın kaderiyle otlatmış olmaz mısın? diyerek cevap verir.”

Hz. Ömer, bu sözleriyle insanın iradesini kullanarak doğruyu tercih etmesinin de kader olduğunu vurgular.

İnsanın Özgürlüğü ve Sorumluluğu Özgürlük: “İnsanın, zorlama ve baskı olmadan kendi iradesiyle karar vermesine denir.”



Sorumluluk: “İnsanın kendi özgür iradesiyle verdiği karar sonrasında doğan sonuçları kabul etmesine denir.”

İslam dinine göre insan özgür iradesiyle verdiği bütün kararlardan sorumludur. Çünkü insan özgür iradesi sayesinde iyi ya da kötüden birini tercih etme gücüne sahiptir. Diğer canlılar ise iradeleri olmadığı için yaptığı davranışlardan sorumlu değildir.

İnsanın özgürlüğü ile sorumluluğu arasında doğrudan bir ilişki vardır. Çünkü insan özgür olduğu ölçüde sorumludur. Aynı şekilde özgür iradesi elinden alınarak yapmaya zorlandığı konulardan da sorumlu değildir.

İnsan sadece kendi yaptığından sorumludur. Hiç kimse başka bir kişinin yaptığı davranıştan sorumlu tutulamaz. Kur’an-ı Kerim bu konuya şu şekilde açıklık getirmiştir:

”…Hiçbir kimse başkasının günahını yüklenmez… ”(Zümer Suresi, 7. ayet) Bu nedenle insan sadece kendi özgür iradesiyle yaptığı davranışlardan sorumlu tutulmuştur. Allah’ın adaleti gereği kimse kimsenin günahını çekmez.

Allah, insanı altından kalkamayacağı şeylerle de sorumlu tutmamıştır. İnsana gücü nisbetinde sorumluluk yüklemiştir. Bu konuya Kur’an-ı Kerim şu ifadeleriyle açıklık getirmiştir.



“Allah, hiç kimseye gücünün üstünde bir şey yüklemez. Herkesin kazandığı iyilik kendi yararına“ kötülük de kendi zararınadır… ” (Bakara Suresi, 286. ayet)

İnsanoğlu imtihan için gönderildiği bu dünya hayatını iyi değerlendirmelidir. Özgür iradesiyle vereceği kararları iyi düşünmelidir. Yaptığı her iyi davranışın mükafatını alacağı gibi, yaptığı her kötü davranışın da cezasını göreceğini unutmamalıdır. Hem bu dünya hayatında hem de ahiret hayatında kendisine fayda sağlayacak davranışlarda bulunmalıdır.

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
22 Haziran 2019 Cumartesi