Kategoriler: 10. Sınıf Coğrafya, Coğrafya, Doğal Sistemler 10. Sınıf

Dünya’daki sular, sürekli bir döngü içindedir. Deniz, göl ve akarsulardan buharlaşan sulara atmosferde bulutları oluşturur. Bulutlardaki su buharı yağış olarak yeryüzüne düşer. Kar, dolu veya yağmur olarak yeryüzüne düşen suların bir kısmı buharlaşarak tekrar atmosfere döner. Bu suların bir kısmı yer altına sızarak yer altı sularını besler, bir kısmı da deniz, göl ve akarsu gibi su kütlelerine doğrudan karışır. Akarsular, kar ve yağmur sularını göllere ve denizlere ulaştırır. Böylece sular sürekli olarak yer değiştirir. Suyun bu şekilde atmosfer ile su kaynakları ve karalar arasındaki dolaşımına su döngüsü denir.

Dünya’daki toplam su miktarının yaklaşık % 97’si tuzlu sulardan (okyanus ve deniz), % 3’ü ise tatlı sulardan oluşur. Tatlı suların % 68,3’ünü buz dağları ve buzullar, % 31,4’ünü yer altı suları ve % 0,3’ünü tatlı yüzey suları oluşturur. Tatlı yüzey suları ise göller (% 87), bataklıklar (% 11) ve akarsular (% 2) dır. Kara yüzeyindeki tatlı suların büyük bölümü yoğun nüfuslu alanların oldukça uzağında, Antarktika ve diğer soğuk alanlarda buzul hâlinde bulunmaktadır.

Yer Üstü Suları

Okyanuslar ve Denizler

Yeryüzünün % 71 ‘i deniz ve okyanuslarla, % 29`u karalarla kaplıdır. Kuzey Yarım Küre ve Güney Yarım Küre’de kara ve denizlerin dağılış oranı farklı olmakla birlikte, her iki yarım kürede de denizlerin oranı karalardan daha fazladır. Yeryüzündeki suların büyük bölümünü okyanuslar oluşturur.

Dünya üzerinde; Büyük Okyanus, Atlas Okyanusu ve Hint Okyanusu olmak üzere üç okyanus vardır. Yüz ölçümü en geniş olan Büyük Okyanus, en dar olan ise Hint Okyanusu’dur.Okyanusların karalar arasına sokulmuş bölümlerine iç deniz denir. Akdeniz, Karadeniz, Ege Denizi, Baltık Denizi ve Kızıldeniz birer iç denizdir. Okyanus kıyılarında, okyanuslardan adalarla ayrılan denizlere ise kenar deniz adı verilir. Japon Denizi, Manş Denizi, Umman Denizi ve Çin Denizi gibi.

Okyanuslar ve denizler genelde tuzlu oldukları için kullanıma uygun değildir. Ancak, milyonlarca canlının yaşadığı biortam olarak ekosistemin önemli bir parçasıdır. Okyanus ve denizlerin, iklim koşullarının oluşumları üzerindeki etkisi fazladır. Okyanus ve denizler, kıyısı olduğu bölgelerin iklimlerini ılımanlaştırarak, buraların yerleşmeye daha elverişli hâle gelmesine olanak sağlar. Bu durum, nüfus ve yerleşme üzerinde olumlu etki yapar.

Denizlerdeki tuzluluk oranını belirleyen en önemli faktör enem, yani buharlaşmadır. Ekvator’dan kutuplara gidildikçe buharlaşma azaldığı için tuzluluk oranı azalır. Örneğin, Kızıldeniz’in tuzluluk oranı %0 43 iken, Baltık Denizi’nin tuzluluk oranı %0 4’tür. Buharlaşmanın yanında deniz akıntıları, derinlikleri ve akarsularla beslenme durumlarına göre denizlerin tuzluluk oranı farklılık gösterir.

Göller

Karalar üzerinde çeşitli nedenlerle oluşan çukurluklarda biriken su kütlelerine göl denir. Göller, genel olarak deniz ve okyanuslarla bağlantısı olmayan su birikintileridir. Bu yüzden göllerin bulunduğu yükseltiler deniz seviyesine göre farklılık gösterebilir. Yeryüzündeki tatlı yüzey sularının % 87’sini göller oluşturmaktadır.

Göller; akarsular, yer altı suları ve yağışlarla beslenir. Göl sularının fiziksel ve kimyasal özellikleri farklılık gösterebilmektedir. Yani göl suları acı, tatlı, tuzlu ve sodalı olabilmektedir. Bu duruma iklim koşulları, beslenme kaynakları, gölün bulunduğu arazinin yapısı, gölün büyüklüğü, derinliği ve gideğeninin olup olmaması etki etmektedir. Göllerin fazla sularını dışarıya boşaltan akarsulara göl ayağı (gideğen) denir. Gideğenler, gölün fazla sularını deniz, göl, ova veya başka bir göle boşaltabilir. Sularını bir gideğen yardımıyla dışarıya boşaltan göllerin suları tatlıdır. Sularını dışarıya boşaltamayan yani içe akışlı göllerin suları acı, sodalı veya tuzludur. Göller oluşumlarına göre doğal göller ve yapay göller olmak üzere ikiye ayrılır.

Doğal Göller

İç ve dış kuvvetler tarafından karalar üzerinde oluşturulan çukurluklarda, su birikmesi sonucu oluşan göllere doğal göl denir.

Tektonik Göller

Yer kabuğu hareketleri sonucunda oluşan çukurlukların sularla dolması sonucu oluşan göllerdir. Dünya’da başlıca tektonik göller; Aral, Baykal, Hazar, Tanganika ve Lut gölleridir. Doğu Afrika’daki göllerin büyük bir kısmı tektonik göllerdir.

Karstik Göller

Kireç taşlarının sular tarafından çözünmesi sonucu oluşan çukurluklarda suların birikmesiyle oluşan göllerdir. Büyüklükleri fazla olmayan bu göllere daha çok Adriya Denizi’nin doğusunda rastlanır. Bu göller daha çok dolin, obruk, uvala ve polye gibi karstik çukurluklarda oluşur.

Volkanik Göller

Volkanik faaliyetlere bağlı olarak oluşan krater, kaldera ve maar gibi çukurluklarda biriken suların oluşturduğu göllerdir. Volkanın zirvesindeki baca ağzında krater gölleri, krater kısmında patlamayla ya da çökmeyle oluşan daha büyük çukurluklarda kaldera gölleri, volkanik patlama çanaklarında maar gölleri oluşur. Endonezya, İtalya, Japonya ve Türkiye gibi volkanizmanın görüldüğü ülkelerde volkanik göllere rastlanmaktadır.

Buzul Gülleri

Buzulların aşındırmasıyla oluşan çukurluklarda biriken suların meydana getirdiği göllerdir. Dağların yüksek kesimlerinde oluşan sirk gölleri de bu gruba girmektedir. Buzul gölleri daha çok kutuplara yakın bölgelerde (Kanada, Finlandiya, Norveç ve İsveç vs.) yaygındır.

Set Gölleri

Doğal Set Gölleri

Akarsu vadilerinin ya da çeşitli çukurlukların önlerinin doğal setlerle kapanması sonucunda oluşan göllerdir. Bu tip göller, seti oluşturan faktöre göre adlandırılırlar.

Alüvyal Set Gölleri: Akarsuların taşıdığı alüvyonların, vadilerinin önünü kapatması sonucu oluşan göllerdir. Genellikle alanları dar ve derinlikleri azdır.

Heyelan Set Gölleri: Heyelan sonucunda yamaçlardan inen kütlelerin, akarsu vadilerinin önünü kapatması sonucu oluşan göllerdir.

Volkanik (Lav) Set Gölleri: Uzunca bir çukurluğun ya da bir akarsu vadisinin ön kısmı-
nın, volkanizma ile çıkan malzemelerle kapanmasıyla olu-
şan göllerdir.

Kıyı Set Gölleri: Deniz kıyılarında, koy önlerinin kıyı setleri veya kordonlarıyla kapatılması sonucu oluşan göllerdir. Bunlara lagün veya deniz kulağı denmektedir.

Yapay Set Gölleri: Bir akarsuyun ön kısmının, insanlar tarafından yapılan setlerle kapatılmasıyla oluşan göllerdir. Bunlara baraj gölü de denir. Baraj göllerinden elektrik enerjisi üretme, sulama, kullanma ve içme suyu sağlama gibi alanlarda yararlanılır.

Örnek:

Akarsular

Kar, yağmur ve buzullardan sızan sular ile kaynak suları, eğim doğrultusunda bir yatak içinde akışa geçer. Belirli bir yatağı izleyerek akan bu sulara akarsu denir. Akarsular taşıdığı su miktarına göre dere, çay veya ırmak gibi isimler alır. Akarsuların oluşumunda iklim, kayaçlar, yeryüzü şekillerinin özellikleri, yer altı suları ve kaynaklarla göllerin gideğenleri etkilidir. Akarsular çeşitli özelliklerine göre gruplara ayrılır.

Beslenme Kaynaklarına Göre Akarsular

Akarsuların beslenme kaynakları kar, yağmur ve buz suları ile göllerdir. Beslenme alanı geniş olan ve uzun yol kateden akarsular birden fazla kaynakla beslenmektedir. Bu akarsulara karma rejimli akarsular denir.

Döküldüğü Yere Göre Akarsular

Akarsular deniz, okyanus ve göllere dökülmektedir. Akarsuyun kollarıyla birlikte sularını toplayıp boşalttığı alana akarsu havzası denir. Sularını denize ulaştırabilen akarsu havzaIarına açık havza, ulaştıramayanlara ise kapalı havza denir. Akarsuyun havzasının açık ya da kapalı olmasında en önemli faktör yer şekilleridir. Bunun yanında iklim koşulları, arazinin jeolojik yapısı ve kayaç türlerinin de etkisi vardır.

Rejimlerine Göre Akarsular

Akarsuyun akım değerlerinde yıl içinde meydana gelen değişmelere akım düzeni veya rejimi denir. Akarsuyun su miktarında yıl içinde fazla değişme olmuyorsa rejimi düzenli, fazla değişme oluyorsa düzensiz rejime sahiptir. Yıl içinde yağışın mevsimlere düzenli dağıldığı bölgelerdeki akarsuların rejimleri düzenlidir. Ekvatoral bölgedeki Amazon ve Kongo nehirleri ile Batı Avrupa’daki akarsular gibi. Yağışın belirli mevsimlerde toplandığı bölgelerdeki akarsuların rejimleri ise düzensizdir. Muson bölgesindeki İndus ve Ganj nehirlerile çöl, karasal ve Akdeniz iklim bölgelerindeki akarsular gibi.

Yer Altı Suları ve Kaynaklar

Yer Altı Suları

Yağmur ve kar sularının oluşturduğu yer üstü sularının, geçirimli tabakalardan sızarak geçirimsiz bir tabaka üzerinde birikmesiyle oluşan sulara yer altı suları denir. Yer altı sularının başlıca beslenme kaynağı yağışlardır. Suların yer altına sızma miktarını eğim, kayaçların gözeneklilik ve geçirgenlik durumu, bitki örtüsü ve buharlaşma miktarı etkiler. Yağışın fazla, arazinin geçirimli olduğu bölgeler, yer altı suları bakımından zengindir. Yer altı sularının biriktiği tabakaya akifer denir.

Kaynaklar

Yer altı sularının yeryüzüne çıktığı yere kaynak denir. Kaynaklar oluştukları yere ve çıkış özelliklerine göre çeşitli isimler alır.

Yamaç (Vadi) Kaynağı

Vadi yamaçlarının yer altı suyunun bulunduğu tabakayı kestiği yerlerde, yüzeye çıkan suların oluşturduğu kaynaklardır. Vadi yamaçları boyunca oluşan bu kaynaklar akarsuları besler.

Artezyen Kaynağı

İki geçirimsiz tabaka arasında bulunan geçirimli tabakada biriken suların, insanlar tarafından sondaj yapılarak yüzeye çıkarılmasıyla oluşur. Genellikle vadi tabanlarında ve tabakaların çanaklaştığı yerlerde görülür. Yer altında basınç altında bulunan bu sular, açılan sondaj kuyusundan fışkırarak çıkar.

Fay Kaynağı

Fay hatlarından yeryüzüne çıkan suların oluşturduğu kaynaklardır. Bunlar yerin derinliklerinden geldikleri için suları sıcaktır. Yıl içinde sıcaklık değişimi azdır. Fay kaynaklarının suyu mineralce zengindir.

Karstik Kaynak

Kalker ve jips gibi çözünebilen kayaçların bulunduğu yerlerde, kaya boşluklarında biriken suların tekrar yeryüzüne çıkmasıyla oluşan kaynaklardır. Bu kaynakların suları bol miktarda kireç içerir.

Gayzer

Volkanik bölgelerde, yerin derinliklerindeki basınçlı suların sıcak gazların etkisiyle yeryüzüne belli aralıklarla su ve buhar hâlinde püskürerek çıkan kaynaklardır. Periyodik olmayan zaman aralıklarıyla püsküren bu kaynakların en güzel örnekleri İzlanda ve ABD’de yer alan Yellowstone Mîlli Parkı’nda görülmektedir.




Liselere Giriş Sınavı (LGS)
6 Haziran 2021 Pazar

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
19 Haziran 2021 Cumartesi

Alan Yeterlilik Sınavı (AYT)
20 Haziran 2021 Pazar